Kutup Yıldızımız Uğur Mumcu

Esma Müjgan ÇELİKKOL

Esma Müjgan ÇELİKKOL

  • 24 Ocak 2026

Bursa Vatan Medya Grubu köşe yazarı Esma Müjgan Çelikkol imzasıyla

Kutup Yıldızı, dünyanın ekseniyle neredeyse aynı doğrultuda yer aldığı için diğer gök cisimlerinin aksine gün boyunca yer değiştirmez; gece de gündüz de daima kuzeyi gösterir. Bu nedenle insanlık tarihi boyunca yön bulmanın, yolunu kaybetmemenin simgesi olmuştur.

Türkiye’nin yakın tarihinde de böylesi bir Kutup Yıldızı vardır:
Uğur Mumcu.

O, yalnızca bir gazeteci değil; sağduyulu bir yön bulucu, derin öngörüsüyle karanlıkta yol gösteren bir aydınlanma meşalesiydi. Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin parlayan yıldızı oldu çünkü hakikatin peşini asla bırakmadı. Akla ve bilime dayalı bitmek bilmeyen çalışma azmi, gözü kara dürüstlüğü ve cesareti; kirli ilişkilerle var olanlara korku saldı.

Ve bu yüzden hedef seçildi.

24 Ocak 1993, yalnızca bir takvim yaprağı değildir.
O gün, Türkiye’nin aydınlanma yoluna döşenmiş en karanlık mayınlardan biri patlatıldı.


ÖNCE GÖRDÜ, SONRA YAZDI, SONRA ÖLDÜRÜLDÜ

Uğur Mumcu’yu diğerlerinden ayıran şey, olaylar yaşandıktan sonra konuşması değil; olacakları önceden görmesiydi.
Atatürk düşmanlarını, vatan hainlerini, soyguncuları, dolandırıcıları, hırsızları, kaçakçıları, din tacirlerini, ahlak yoksunlarını ve fırsatçıları tek tek teşhir etti. Bu karanlık yapıların ülkeye vereceği zararı daha o günlerden açıkça yazdı.

Bedeli ağır oldu.

Uğur Mumcu kendisini;
Cumhuriyetten yana,
ulus devletten yana,
bağımsızlıktan yana,
milli egemenlikten yana,
Atatürk devrimlerinin, laikliğin ve çağdaş Türkiye’nin vazgeçilmez savunucusu olarak tanımlıyordu.

Bu bir taraf seçimi değil, bir duruştu.

Ve o duruş, onu Aydınlanma yolunun şehitleri arasına yazdı.

Bu yolda yalnız değildir.
Turan Dursun, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Cavit Orhan Tütengil, Onat Kutlar, Ahmet Taner Kışlalı ve Necip Hablemitoğlu…
Hepsi aynı karanlığa karşı ışık yaktıkları için susturulmak istendi.


“KALPAKSIZ KUVAYI MİLLİYECİ”NİN TARİHE NOTLARI

Uğur Mumcu’nun 1992’de Berlin’de yaptığı konuşma bugün bile güncelliğini koruyor:

“Terör bir insanlık suçudur. Kim tarafından yapılırsa yapılsın, devlet tarafından da yapılsa, PKK gibi, Dev-Sol gibi, ülkücü ya da İslamcı terör grupları tarafından da yapılsa… Terörün birine hoşgörüyle bakmak da bir insanlık suçudur.”

Bu sözler, ilkesizliğin normalleştirildiği bir dönemde, ahlaki pusulanın kendisidir.

13 Ocak 1993’te Harp Akademileri’nde yaptığı konuşmada ise çok daha derin bir gerçeğe işaret ediyordu:

“Silahlı sağ, silahlı sol ve PKK; uyuşturucu ticaretiyle silah temin etmektedir. Çokuluslu siyasette, silahlar ülkelerin sınırlarından vızır vızır geçerek Türkiye’ye sokulmuştur.”

Bu sözler, yalnızca bir analiz değil; devlet aklının görmezden geldiği bir uyarıdır.


EMPERyalİZM, TARİKATLAR VE BUGÜN

Uğur Mumcu’nun “emperyalizmin Kürt siyaseti”ne dair uyarıları, bugün yaşanan gelişmelerle birebir örtüşmektedir:

“Bütün yollar Ankara’ya değil; Washington’a, Paris’e, Berlin’e çıkar.”

Bugün de tablo değişmemiştir.

Tarikat–siyaset–ticaret üçgenine dair yıllar önce yazdıkları ise adeta bugünün fotoğrafıdır.
Tarikatlar yalnızca dini yapılar değil; ekonomik, siyasal ve toplumsal alanları kuşatan güç odakları haline gelmiştir. Öyle ki, İzmir gibi Atatürkçü kimliğiyle bilinen bir kentte dahi tarikatların toplu tövbe ayinlerine göz yumulmaktadır.

Bu, bir ihmalkârlık değil; bir teslimiyettir.


50 YIL ÖNCEDEN BUGÜNÜ GÖREN ADAM

Uğur Mumcu, Rabıta kitabında 1976 yılında Pakistan’da düzenlenen Uluslararası Şeriat Kongresi’nde alınan kararları ortaya koymuştu. O gün alınan kararların, bugün adım adım hayata geçirildiğini görüyoruz.

Ancak bir gerçeği daha görmek gerekir:
Bu karanlık dayatmalar, toplumda büyük bir karşı dalga yaratmaktadır. Devrimci, Kuvayı Milliyeci bir gençlik yükselmektedir.

Yüz yıl önce bu vatanı bataklıktan çıkaranların torunları, yeniden sorumluluk almaya hazırlanmaktadır.


KARA GÜN KARARIP KALMAZ

Kara günler vardır; ama hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez.
Şafak sökmek üzeredir.

Rahat uyu Kalpaksız Kuvayı Milliyeci Uğur Mumcu…
Fikirlerin yaşıyor, yazdıkların yol gösteriyor. Yeni kuşaklar seni okuyor, seni anlıyor, seni sahipleniyor.

Kutup Yıldızımız ışık saçtıkça, bu ülke yolunu kaybetmez.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ