YÖNETENLERİN KARNESİ NE ZAMAN VERİLECEK?
Zeki BAŞTÜRK
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı
Okullar yarıyıl tatiline girdi. Sınıflar boşaldı, çantalar kapandı, öğrenciler karnelerini aldı. Kimi sevindi, kimi üzüldü. Çünkü karne; yalnızca notların değil, bir dönemin, verilen emeğin, gösterilen çabanın ya da yapılan tembelliğin özetidir.
Peki ya bizi yönetenler?
Onların karnesi ne zaman verilecek?
Öğrenciler bir yıl boyunca yaptıklarından sorumludur. Ödevini yapmayan, dersine çalışmayan, sınıfta olmayan öğrenci başarısız sayılır. Kimse “niyetim iyiydi” diyerek sınıf geçemez. Ancak söz konusu ülkeyi yönetenler olduğunda, ölçme ve değerlendirme çoğu zaman ertelenir. Başarısızlıklar “koşullar zordu”, “dış güçler engelledi” sözleriyle geçiştirilir; yanlışlar ise görünmez kılınır.
Oysa siyaset de bir eğitim sürecidir. Ulusça verilen yetki bir ayrıcalık değil; ağır bir sorumluluk, ciddi bir derstir. Bu derste başarısız olmanın bedelini yalnızca yönetenler değil, bütün toplum öder.
Bugün eğitimde sürekli değişen sistemler var. Sınav stresiyle büyüyen çocuklar, tükenen öğretmenler… Ekonomide geçim derdiyle ezilen aileler, ay sonunu getiremeyen emekliler… Adalette geciken kararlar, vicdanları yaralayan sessizlikler… Bunların her biri, yönetenlerin karnesinde ayrı bir satırdır. Ve bu satırlar rakamlarla değil, insan hayatıyla yazılır.
Bir karne düşünelim.
“Adalet” dersinde kuramsal bilgi yüksek, uygulama ise zayıf. “Bağımsız yargı” deniliyor ama bağımsızlıktan söz etmek zor.
“Ekonomi” dersinde, temel gereksinimlerin karşılanmasında ciddi kayıplar var. Aileler et ve süt alamıyor, emekliler geçinemiyor, çocukların beslenme çantaları boş.
“Eğitim” dersinde öğrenciler yorgun, öğretmenler tükenmiş.
“Saydamlık” dersinde ise not hanesi boş; çünkü sınava hiç girilmemiş.
Bu karne bir yüzleşme çağrısıdır. Çünkü demokrasilerde yönetenler, toplumdan daha az değil; daha fazla sorumludur. Öğrenci sınıfta kalırsa bir yıl kaybeder. Kötü yönetilen bir ülkede ise yalnızca bir yıl değil; gelecek kuşaklar ve bütün bir ulus kaybeder.
Karne günü çocuklara “daha çok çalışmalısın” denir. Belki de şimdi aynı cümleyi yönetenlere kurma zamanı çoktan geldi, hatta geçti bile.
Bu kez notu veren öğretmen olmayacak.
Notu halk verecek.
Ve o karne, er ya da geç verilecektir.
O gün de seçim sandığının kurulduğu gündür.
