Kadına Şiddete Kesinlikle Hayır

Yücel AKYÜREKLİ

Yücel AKYÜREKLİ

  • 26 Ocak 2026

Yücel Akyürekli – Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı / Girişimci Gezgin Yazar

Bir toplumun gerçek aynası; gücünü, en savunmasız olana karşı nasıl kullandığında ortaya çıkar. Bugün bu aynaya cesaretle baktığımızda, kadına yönelik şiddetin hâlâ gündemimizde yer alıyor olması, inkâr edilemez bir utanç tablosudur. Bu tablo yalnızca bireysel öfke patlamalarının ya da kontrolsüz davranışların sonucu değildir; bu, toplumsal vicdanın derin bir yara aldığının açık göstergesidir.

Kadına yönelik şiddet, münferit bir olay değildir. O, sessizliğin büyüttüğü, görmezden gelmenin cesaretlendirdiği ve cezasızlığın beslediği sistematik bir sorundur. Bu nedenle mesele, yalnızca adli bir başlık değil; aynı zamanda ahlaki, kültürel ve insani bir hesaplaşmadır.

Bizler, kadını hayatın kıyısına iten değil; onu tarihin, mücadelenin ve millet olma bilincinin tam merkezine koyan bir kültürün mirasçılarıyız. Ana yüreğini kutsal sayan, “cennet annelerin ayakları altındadır” diyerek kadına en yüce değeri atfeden bir inancın mensuplarıyız. Böylesi bir inanç ve kültür dünyasında, kadına el kaldırmanın, onu baskı altına almanın, korkuyla yaşatmanın hiçbir gerekçesi, hiçbir bahanesi olamaz.

Şiddet; töre değildir, gelenek değildir, kültür hiç değildir. Şiddet, insanlıktan vazgeçmektir. Gücünü sevgiden değil öfkeden alan herkes, aslında ne kadar zayıf olduğunu ele verir.

Tarihe dönüp baktığımızda, bu toprakların kaderini omuzlayan kadınları görürüz. Kurtuluş Savaşı’nda cepheye mermi taşıyan da kadındı; yokluk içinde tarlayı süren, üretimi ayakta tutan da. Acıya direnen, kaybına rağmen umudu diri tutan yine kadındı. Bugün ise aynı kadın, en yakınındaki insandan korkarak yaşıyorsa, burada bireysel suçtan öte, kolektif bir sorumluluk vardır.

Çünkü bir millet, kadınları güvende değilse geleceğini de güvence altına alamaz. Kadının korktuğu bir ev, huzurun değil tehdidin mekânıdır. Kadının sustuğu bir toplumda, adalet de sessizliğe gömülür.

Kadına şiddete sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. “Aile meselesi” diyerek görmezden gelinen her darbe, yarın sokakta, okulda, iş yerinde toplumun tamamına yönelir. Şiddet, sınır tanımaz; bugün evin içinde meşrulaştırılan zorbalık, yarın kamusal alanı zehirler.

Gerçek güç; bağırmakta, ezmekte ya da korkutmakta değildir. Gerçek güç; koruyabilmekte, adil olabilmekte ve sorumluluk alabilmektedir. Erkeklik, şiddetle değil; vicdanla, merhametle ve adaletle ölçülür.

Artık bu ülkenin yüksek sesle söylemesi gereken bir hakikat vardır:
Bu ülkenin kadınları korkarak değil, onurlarıyla yaşamak istiyor. Ve bu talep bir lütuf değildir. Bu, en temel insan hakkıdır.

Kadına şiddete “hayır” demek, bir kampanya sloganından ibaret değildir. Bu duruş; millet olmanın, insan kalmanın ve vicdan sahibi olmanın gereğidir. Bugün susarsak, yarın anlatacak bir yüzümüz kalmaz.

Unutmayalım: Kadın güvende değilse, hiçbirimiz güvende değiliz.

Kadına şiddete kesinlikle hayır.

YAZARIN SON YAZILARI
Nene Hatun 26 Ocak 2026
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ