Z Kuşağı Değil, “Zeki” Kuşağı:
Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği Genel Başkanı Ulutürk makalesinde;
Bulgaristan Göçmenlerinde Sessiz Devrim
Yıllardır bir “Z Kuşağı” tanımıdır gidiyor. Kimine göre apolitik, kimine göre sadece ekran bağımlısı…
Ancak Bulgaristan ve Türkiye arasında mekik dokuyan, iki kültürü de avucunun içi gibi bilen bir nesil var ki; onlar için “Z” harfi sadece bir alfabetik sıralama değil, “Zeki” kuşağının mühürlenmiş adıdır.
Bu gençler; ne Sofya’da yabancı, ne Ankara’da misafir. Onlar, iki ülke arasında sıkışmış bir kitle değil; iki dünyayı birbirine bağlayan, rasyonel ve bilinçli bir köprü nesil.
”Biat” Devri Kapandı, “Veri” Devri Başladı
Eskiden çifte vatandaşlık, sadece bir pasaport avantajı ya da sandığa gidip gelinen bir “aidiyet testi” olarak görülürdü. Ama bu yeni nesil, vatandaşlığı bir anayasal hak ve meşru bir kimlik olarak masaya koyuyor. Onlar için vatandaşlık bir “sadakat borcu” değil, bir toplumsal sözleşmedir.
Bu kuşağın farkı, yönteminde gizli. Onlar sadece slogan atmıyor:
Arşivlere iniyorlar: Dedelerinin toprağını, tapu kayıtlarını buluyorlar.
Hukuk okuyorlar: Sadece yerel yasaları değil, Avrupa Birliği müktesebatını, mülkiyet hakkını ve serbest dolaşım yasalarını ezbere biliyorlar.
Sorguluyorlar: Belediye bütçesi nereye gitti? İhaleler kimlere verildi? Benim ödediğim vergi, toplumun hangi yarasına merhem oldu?
Torunlar Artık Susmuyor
Zorunlu göçün çilesini çeken o koca yürekli kuşak; hayatta kalmak için sustu. Bir kat çıkabilmek, bir yuva kurabilmek, çocuklarını okutabilmek için fırtınanın dinmesini bekledi. Onlarınki bir varoluş mücadelesiydi.
Ancak bugün o evlerde büyüyen torunlar susmuyor! Bu bir rövanş ya da intikam duygusu değil; bu bir şeffaflık talebi. Yeni dünya düzeninin en büyük silahı olan “korku”yu, ellerindeki “veri” ve “bilgi” ile etkisiz hale getiriyorlar. Çünkü biliyorlar ki; bilinçli bir zihin, korkuyla yönetilemez.
”Garanti Oy” Devrinin Sonu
Siyasetçiler için alışılmış o konforlu alan artık sarsılıyor. Bu yeni güç diyor ki:
”Soyadımla gelen bir sadakatim yok. ‘Bizden’ olduğun için değil, liyakatli olduğun için orada olmalısın. Ne konuştuğunla değil, ne yaptığınla ilgileniyorum.”
Artık “garanti oy” yok. Artık hesap sormayan bir kitle yok. Belediye koridorlarında, meclis kürsülerinde ve dijital platformlarda; hakkını arayan, dosya takip eden, şeffaflık isteyen bir gençlik var.
Bu Bir Tehdit Değil, Demokrasidir
Kimse bu çıkışı bir tehdit olarak algılamasın. Bu, demokratik bir olgunlaşmanın, gecikmiş bir uyanışın doğal sonucudur.
Herkesin yaptıklarının hesabını vereceği o gün, aslında bugündür.
Hibrit kimlikleriyle, dijital donanımlarıyla ve sarsılmaz adalet duygularıyla geliyorlar. Zeki Kuşağı geliyor; hazır olun, çünkü bu sefer sadece oy vermeye değil, hesap sormaya geliyorlar.
