ÜLKELER YAĞMALANIYOR İNSANLIK YOK EDİLİYOR. ADALETİN BU MU DÜNYA????
Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde;
Özgürlük ve Adalet, insanca, onurlu saygın ve güvende yaşamamızın ön koşuludur.
Bu duyguyu en iyi anlatan, Afrikalı bir kadınla yapılan bir diyalogu paylaşmak isterim:
Afrikalı açlıktan ölmek üzere olan çocuklar ve kendisi için bir kadın “ÖZGÜRLÜK” diye bağırınca batılı şaşırıp;“Açsın ama sen ekmek değil özgürlük istiyor
rsun” dediğinde Afrikalı kadın, “özgür olmazsam yapılan adaletsizliği ve derdimi nasıl anlatabilirim?” diyor.
Ne kadar haklı.
Çünkü Cumhuriyetimizle dünya lideri atamızın bizlere sunduğu ve elde ettiğimiz tüm haklarımız her gün biraz daha fazla baskılar, yasaklamalar, konuşan, hak arayanları haksız hukuksuz keyfi tutuklamalar nedeniyle hapse artarak yok ediliyor.
Ülkemizde açlık hüküm sürerken “Adalet ve Hukuk” artık çoğunlukla yok hükmünde sarayın emrinde tutsak konumda bulunuyor!!!!
Yıllardır İslamo-Faşist iktidar ve karanlık güçlerin dayatmalarından dolayı Anayasa ve yasalar keyfi olarak uygulanmıyor.
Anayasa mahkemesinin arada ilaç olacak nitelikte verdiği doğru ve hukuka uygun kararları Tek Adam diktatoryasında yok sayılıyor.
Bir avuç duyarlı insan bu haksızlık ve hukuksuzluklara itiraz etse de korkudan veya küçük çıkarlar uğruna susan ve sinen çoğunlukların tavrı nedeniyle esaret her yerde egemen oluyor.
Oysa az kaldı sustukça sıra herkese geliyor.
Özgür bireyler olmaktan daha çok biat eden kullar olunuyor.
Bu karanlığın ve kötülüğün egemen olmuş anlayışın yarattığı atmosferden herkes nasibini alıyor.
Kurumlar bozulup çürürken sağdan devşirme siyasi partiler adeta Matruşkalar gibi aynı anlayışla hareket ediyorlar.
Hiçbir koşulda bu karanlığa, dinci, gerici İslamo-Faşist anlayışa izin vermemesi ve “özgür birey, demokratik devlet ve örgütlü toplum” demesi gereken, sol/sosyal demokrat olması gereken CHP’de bu kirlenmeden ve bozulmadan payına düşeni alıyor.
Ne yazık ki her koşulda, her yerde egemen olan adaletsizlik kendi partimizde de özgürlükleri yok ediyor.
Siyasette emek veren veya önümüzdeki seçimler nedeniyle bir yerlere gelmekte ısrarlı ve beklentisi olan insanların bu keyfiyete ve asla kabul edilmeyecek uygulamalara suskunluğu umutları yok ediyor.
Oysa hiç ama hiç kimse CHP’den daha önemli ve değerli değildir.
Hele hele kitle partisi olan CHP’nin her zaman solunu temsil etmiş, halklara dost, mağdurlara ses olmuş milletvekillerinin farklı bahanelerle sağcılaşmakta direnenlere destek olması kabul edilemez.
Kimseye kırıcı olmak istemiyorum.
Ancak Tek Adam tavrına ve adaletsiz uygulamalara izin vermeyelim.
Kendi gelecekleri için hiç kimse CHP’nin dibe batmasına ve halkları umutsuz bırakmaya hakkı olmadığını anlamalı.
CHP değişsin, sağdan, yozlaşan iktidara payanda olanlardan, her koşulda kötülüğe göz yumanlardan ve antidemokratik uygulamalardan kurtulsun.
Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladık;
Dünya liderimiz ve CHP’nin kurucusu asla yeri doldurulamayan Genel Başkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri vazgeçilmezimiz olmalıdır.
Sol/Sosyal Demokrasinin evrensel ilkeleri rehberimiz olmalı ve bizlerde fanatizme kapılmadan özgür bireyler olarak laik cumhuriyetimize ve sosyal hukuk devleti anlayışımıza uygun davranmalıyız.
Ancak, haksız, hukuksuz olarak tutsak olan; milletvekili seçildiği halde özgürlüğüne kavuşturulmayan, Anayasanın zorla da olsa hak gaspı yapıldığını çoğunluk kararıyla vermesine karşılık TİP Milletvekili Can Atalay’ın bırakılmayarak suç işlenmeye devam edilmektedir.
Bu kararla tüm Gezi tutsaklarına, haksız ve hukuksuz siyasi tutsak olanlara sahip çıkıp, direnip bu karanlığa ışık olalım.
Yine halkın çoğunluğunun sevgisini kazanmış Selahattin Demirtaş, Osman Kavala siyasi tutsak konumundadır.
Bu kadar haksızlık karşısında muhalefet başarılı olamayınca azgınlaşan ve kendilerini 4 kez yenen halkımızın güvendiği insan Ekrem İmamoğlu’na yapılan uygulama artık adaletin yok hükmünde olduğunun kanıtı olmuştur.
Bu haksızlığa ve saldırıya uğrayan Sadece İmamoğlu değil, CHP’nin saygın ve güvenilen Başkanları ve bürokratları gerekçe olmadan tutsak edilmişlerdir.
Onun için diyoruz ya, “Adaletin bu mu dünya???”
Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım.
GÜLER BUĞDAY

ZİYARETÇİ YORUMLARI
BİR YORUM YAZ
