Orhan Sarıbal: “Milli parklar işletme modeline dönüştürülüyor”
Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelen Milli Park Kanunu teklifine yönelik tartışmalar sürerken, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’dan düzenlemeye ilişkin sert eleştiriler geldi. Sarıbal, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen teklifin doğa koruma anlayışını zayıflattığını savunarak, düzenlemenin yalnızca belirli bölgeleri değil Türkiye’deki tüm milli parkları etkileyecek sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Sarıbal, Bursa Saati’ne yaptığı kapsamlı açıklamada özellikle Uludağ üzerinden örnekler vererek teklifin doğa koruma politikalarında ciddi bir kırılma yaratacağını ifade etti.
“Uludağ adım adım vahşi kullanıma açılıyor”
Teklifi sert sözlerle eleştiren Sarıbal, yeni düzenleme ile birlikte gerçek anlamda bir korumadan söz etmenin zorlaşacağını belirterek, “Bu kanunla artık gerçek bir korumadan söz etmek mümkün değil. Ormanlarımız ciddi bir tehdit altında. Uludağ Alan Başkanlığı ile zaten bağımsız bir yapı oluşturulmuştu. Şimdi getirilen düzenleme ile Uludağ adım adım vahşi kullanıma açılıyor. Bu yalnızca Uludağ meselesi değil; tüm milli parklar risk altında” dedi.
“Burası sadece turizm alanı değil, bir yaşam bütünü”
Uludağ’ın ekolojik değerlerine dikkat çeken Sarıbal, bölgede çok sayıda endemik tür bulunduğunu vurguladı. Uludağ’da 32 endemik türün yaşadığını, Türkiye genelinde kayıtlı 175 endemik bitki bulunduğunu belirten Sarıbal, toplamda 1320 bitki türünün bu ekosisteme bağlı olduğunu ifade etti.
Uludağ’ın yalnızca turizm açısından değil biyolojik çeşitlilik açısından da kritik önemde olduğunu belirten Sarıbal, “Burası sadece bir turizm alanı değil, bir yaşam bütünüdür. Ancak iktidar bu tabloya korunacak bir bütün olarak değil; bölünecek, kiralanacak ve devredilecek bir stok alanı olarak bakıyor” diye konuştu.
“49 yıl kullanım, 99 yıla kadar uzatma”
Teklifte yer alan düzenlemelere ilişkin teknik detayları da paylaşan Sarıbal, mevcut yasada korunan alanlarda kalıcı özel mülkiyet tesis edilemezken yeni düzenleme ile 49 yıla kadar fiili kullanım hakkı getirildiğini söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından işletmesi başarılı bulunan tesislerde bu sürenin Tarım ve Orman Bakanlığı’nın değerlendirmesi ile 99 yıla kadar uzatılabileceğini belirten Sarıbal, bunun milli parkların içinde turizm tesisleri ve altyapı yatırımları için kalıcı özel kullanım yolunu açacağını savundu.
“Bedelli izin hukukun askıya alınmasıdır”
Teklifte yer alan “bedelli izin” düzenlemesini de eleştiren Sarıbal, tüzel kişilere bedelli izin verilmesinin önünün açıldığını, doğalgaz, elektrik ve su gibi altyapı projelerine daha geniş yetkiler tanındığını ifade etti.
“Paranın olduğu yerde yasa geri çekilir. Milli parkların damarlarına giren her proje, yaşamın dolaşım sistemine vurulmuş bir kelepçedir” diyen Sarıbal, düzenlemenin doğal alanlarda yoğun yapılaşma riskini artıracağını söyledi.
“Mahkeme kararı olmadan yıkım yetkisi keyfîliğe yol açabilir”
Teklifte yer alan bir diğer düzenlemenin ise mahkeme kararı olmaksızın yıkım veya değerlendirme yetkisinin doğrudan ilgili genel müdürlüğe verilmesi olduğunu belirten Sarıbal, bunun idarenin keyfî uygulamalarına kapı aralayabileceğini savundu.
Bu yetkinin kaçak yapıların meşrulaştırılmasına da zemin hazırlayabileceğini ifade eden Sarıbal, hukuki denetimin zayıflayacağı uyarısında bulundu.
“Avdan gelir elde etmek koruma anlayışına aykırı”
Teklifin gelir odaklı yaklaşımını da eleştiren Sarıbal, avcılıktan gelir elde edilmesinin doğayı koruma ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Düzenlemenin av yasağını fiilen bir af mekanizmasına dönüştürebilecek nitelikte olduğunu dile getirdi.
“Bugün milli parklar, yarın tüm ortak varlıklar”
Sarıbal, teklifin yasalaşması halinde milli parklar başta olmak üzere su havzaları, kıyılar, tarım alanları ve ormanlarda tahribat riskinin artacağını ve denetimin zayıflayacağını savundu.
“Adına milli deniliyorsa burası halka aittir. Halkın ortak varlıklarını işletme modeline dönüştürmek, geleceğimizi gasp etmektir” ifadelerini kullanan Sarıbal, düzenlemenin kamu yararı perspektifiyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
