Tarihte Bursa

Hayrettin BULUT

Hayrettin BULUT

  • 14 Ocak 2026

Güzel ve yeşil şehrimiz Bursa, tarih boyunca yalnızca topraklarına değil, kaderine de göç almıştır. Bu göçleri bir yük olarak değil, sosyal ve kültürel bir zenginlik olarak görmüş; farklı kimlikleri kendi bünyesinde harmanlamayı başarmıştır. Bu yüzden Bursa, sadece sanayi ve ticaretin değil; sanatın, zanaatın ve irfanın da şehri olmuştur. Çok sayıda sanatçı ve sanatkâr yetiştirmesi tesadüf değildir.

Bursa geçmişini anlatmak için yüksek sesle konuşmaz.
Bu şehir tarihi bağırarak değil, fısıldayarak öğretir.

Uludağ’ın eteklerinde kurulan Bursa, MÖ 3. yüzyılda Bitinya Kralı Prusias tarafından Prusa adıyla tarih sahnesine çıkar. Ancak şehrin kaderini belirleyen tarih, 6 Nisan 1326’dır. Orhan Gazi’nin fethiyle Bursa, Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olur. Bu fetih yalnızca bir şehrin alınması değil, bir devletin doğuşunun ilanıdır.

Bursa, Osmanlı’nın sadece doğduğu değil, devlet olmayı öğrendiği yerdir. Tophane’de yan yana yatan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri, fetih anlayışının ihtişamdan çok sorumluluk taşıdığını sessizce anlatır. Bursa’da mimari hiçbir zaman bağırmaz; vakarını sadelikten alır.

Yıldırım Bayezid’in Niğbolu Zaferi’nin ardından yaptırdığı Ulu Cami, yalnızca bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda bir şehir merkezidir. İçindeki hatlar, şadırvanı, çoklu kubbe düzeniyle Bursa’nın ortak yaşam kültürünü yansıtır. Yeşil Külliye ise Fetret Devri’nden çıkan bir devletin, gücünü göstererek değil, zarafetle ayağa kalktığını simgeler. Bursa’da taş ve çini sadece yapı malzemesi değildir; hafızanın kendisidir.

  1. yüzyılda Bursa, İpek Yolu’nun en canlı duraklarından biri hâline gelir. Koza Han, ipeğin kumaştan önce bir medeniyet dili olduğunu anlatır. Cumalıkızık’ın 700 yıllık sokakları ise geçmişin bugüne rağmen değil, bugünle birlikte var olabileceğini gösterir.

Bugün Bursa büyüyor. Sanayiyle, nüfusla, binalarla…
Ancak asıl soru şudur: Büyürken neyi hatırlıyor?

Çünkü Bursa, tarihini unuttuğu gün sıradanlaşır. Bu şehir için mesele ilerlemek değildir; ilerlerken köklerini kaybetmemektir. Bursa’yı Bursa yapan şey; gökdelenler değil, o gökdelenlerin gölgesinde hâlâ konuşabilen tarihidir.

Bursa, fısıltıyla anlatır.
Dinlemeyi bilen için çok şey söyler.

Hayrettin Bulut
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ