Yeniden Refah Partisi’nden Sağlıkta Yeni Kanun Teklifi: Akıllı İlaçların Bedeli SGK Tarafından Karşılansın, Hastanelerde Kritik Stok Güvencesi Sağlansın

  • 13 Ağustos 2026
Yeniden Refah Partisi’nden Sağlıkta Yeni Kanun Teklifi: Akıllı İlaçların Bedeli SGK Tarafından Karşılansın, Hastanelerde Kritik Stok Güvencesi Sağlansın

Doğan Bekin TBMM’ye sundu: Kanser ve kronik hastalık tedavilerinde ilaç erişimi, tıbbi malzeme güvenliği ve hastanelerde stok sorunu için kapsamlı düzenleme önerisi

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, vatandaşların hayati öneme sahip ilaçlara ve modern tedavi yöntemlerine ekonomik engeller nedeniyle ulaşamaması, tıbbi cihaz ve malzemelerde kalite ve güvenlik standartlarının güçlendirilmesi, tek kullanımlık tıbbi malzemelerin yeniden kullanımının önlenmesi ve hastanelerde kritik ilaç ile tıbbi malzeme stoklarının güvence altına alınması amacıyla kapsamlı bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan ekonomik ve yapısal sorunların çözümüne yönelik yeni bir kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

“Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, özellikle hayati öneme sahip yeni nesil ilaçlar, hedefe yönelik tedaviler, immünoterapi ve benzeri tedavilerin hastalar açısından daha erişilebilir hale getirilmesini amaçlıyor.

Teklifte ayrıca özel ve kamu hastanelerinde tıbbi cihaz ve malzemelere ilişkin asgari kalite ve güvenlik standartlarının oluşturulması, tek kullanımlık tıbbi malzemelerin yeniden kullanılmasının önüne geçilmesi ve hastanelerde kritik ilaç ile tıbbi malzemeler açısından yeterli stok güvencesinin sağlanması öngörülüyor.

Doğan Bekin tarafından 12 Ağustos 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan teklif, sağlık hakkının yalnızca doktor muayenesi veya hastaneye ulaşabilmekten ibaret olmadığı; hastanın tedavisi için gerekli ilaç, tıbbi cihaz ve yardımcı malzemelere de fiilen ulaşabilmesinin sosyal devlet anlayışının temel unsurlarından biri olduğu yaklaşımı üzerine kuruluyor.

Bekin: “Sağlık hizmetine erişim yalnızca muayene olmakla sınırlı değildir”

Kanun teklifinin genel gerekçesinde sağlık hizmetlerine erişim konusu geniş bir çerçevede ele alınıyor.

Teklifte, sosyal devlet anlayışının gereği olarak vatandaşların yalnızca muayene, teşhis ve tedavi hizmetlerine ulaşmasının yeterli olmadığı, tedavinin devamı için gerekli olan ilaçlara, tıbbi cihazlara ve yardımcı tıbbi malzemelere de ekonomik engellerle karşılaşmadan erişebilmesinin devletin yükümlülükleri arasında bulunduğu savunuluyor.

Bu yaklaşım doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yalnızca sağlık harcamalarına katkı sağlayan bir yapı olarak değil, ekonomik imkânları yetersiz vatandaşların gerekli tedaviye ulaşmasını güvence altına alan sosyal güvenlik mekanizmasının temel unsurlarından biri olduğu vurgulanıyor.

Teklifin gerekçesinde, vatandaşın sağlık hizmetinden yararlanabilmesi ile gerekli tedaviyi gerçekten alabilmesi arasında önemli bir fark bulunduğuna dikkat çekiliyor.

Bir hastanın hastaneye ulaşabilmesi, doktor tarafından muayene edilmesi ve teşhis konulmasının ardından reçete edilen ilacı ekonomik nedenlerle alamaması halinde sağlık hizmetine erişimin fiilen tamamlanmış sayılamayacağı ifade ediliyor.

İlaç fiyatları ve tedarik sorunu gündemde

Kanun teklifinin hazırlanmasında özellikle son yıllarda ilaç piyasasında yaşandığı belirtilen ekonomik ve tedarik sorunlarının etkili olduğu belirtiliyor.

Teklifin genel gerekçesinde, yüksek enflasyon, döviz kuru hareketleri ile üretim ve ithalat maliyetlerindeki artışların bazı hayati ilaçların piyasadaki bulunabilirliğini olumsuz etkilediği savunuluyor.

Özellikle ithal ilaçlarda yaşanan tedarik sorunlarının hastaların tedavi süreçlerini etkileyebildiği belirtilirken, bazı ilaçların eczanelerde bulunamaması nedeniyle hastaların muadil ilaçlara yönlendirilmek zorunda kalabildiği ifade ediliyor.

Teklif gerekçesinde, bu durumun özellikle kronik hastalıkların tedavisinde daha kritik sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Kanser ilaçları, insülin ve kronik hastalık ilaçlarına dikkat çekildi

Doğan Bekin’in TBMM’ye sunduğu teklifin gerekçesinde özellikle kanser ilaçları, diyabet ilaçları, insülinler, kronik hastalıklarda kullanılan ilaçlar ve yurt dışından ithal edilen ilaçların temini konusunda yaşanabildiği belirtilen sorunlara dikkat çekiliyor.

Gerekçede, ekonomik imkânları sınırlı vatandaşların ve emeklilerin reçeteli ilaçlara ulaşmakta zorlanabildiği ifade ediliyor.

Sorunun yalnızca ilacın fiyatıyla sınırlı olmadığı, ilacın piyasada bulunamamasının da hastalar açısından önemli bir mağduriyet oluşturabileceği belirtiliyor.

Özellikle düzenli ilaç kullanması gereken kronik hastalar açısından tedavinin aksamasının ilerleyen dönemlerde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği değerlendirmesine yer veriliyor.

“Tedavinin yarıda kalması daha ağır sonuçlara yol açabilir”

Teklifin gerekçesinde ekonomik nedenlerle ilaçlarını düzenli temin edemeyen veya piyasada bulunmayan ilaçlar nedeniyle tedavisini sürdüremeyen hastaların yaşadığı sorunların yalnızca bireysel mağduriyet olarak değerlendirilmemesi gerektiği savunuluyor.

Tedavinin aksamasının ilerleyen süreçte hastalıkların ağırlaşmasına, komplikasyon risklerinin artmasına ve buna bağlı olarak sağlık sisteminin üzerindeki mali yükün de büyümesine neden olabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle ilaç tedarik zincirinin güvence altına alınmasının yalnızca hastanın bugünkü tedavisi açısından değil, sağlık sisteminin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından da önemli olduğu vurgulanıyor.

Kanun teklifinin merkezinde “akıllı ilaç” düzenlemesi bulunuyor

Doğan Bekin’in teklifinde en dikkat çekici düzenlemelerden biri ise kamuoyunda “akıllı ilaç” olarak adlandırılan yeni nesil tedavilere ilişkin.

Teklifte; hastalığın ilerlemesini önlediği veya hastanın yaşam süresi ve yaşam kalitesi üzerinde klinik olarak anlamlı fayda sağladığı bilimsel olarak ortaya konulan yeni nesil, hedefe yönelik, immünoterapi ve benzeri ilaçların, uzman hekim veya sağlık kurulu tarafından tıbben gerekli görülmesi halinde bedelinin tamamının SGK tarafından karşılanması öngörülüyor.

Böylece tedavinin hekim tarafından gerekli görülmesine rağmen hastanın ekonomik imkânsızlık nedeniyle söz konusu tedaviye ulaşamamasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler neden önemli?

Modern tıp alanındaki gelişmeler, birçok hastalıkta tedavi seçeneklerinin çeşitlenmesini beraberinde getirdi.

Özellikle kanser tedavisinde kullanılan bazı hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler, hastalığın biyolojik özelliklerine göre belirli mekanizmaları hedefleyebilen tedavi yaklaşımları arasında bulunuyor.

Ancak bu tedavilerin önemli bir bölümü yüksek maliyetli olabiliyor.

Bu nedenle tedavinin tıbben gerekli görülmesi ile hastanın bu tedaviyi ekonomik olarak karşılayabilmesi arasında ortaya çıkabilecek fark, sağlık hakkına erişim tartışmasının önemli başlıklarından biri haline geliyor.

Bekin’in kanun teklifinde de tam olarak bu noktaya odaklanılıyor.

Teklif, bilimsel olarak etkinliği ortaya konulmuş ve uzman hekim veya sağlık kurulu tarafından gerekli görülen yeni nesil tedavilere erişimde ekonomik engellerin azaltılmasını hedefliyor.

SGK’nın ödeme kapsamı genişletilsin önerisi

Teklifte yer alan düzenlemenin kabul edilmesi halinde, belirlenen kriterleri karşılayan hayati öneme sahip yeni nesil, hedefe yönelik, immünoterapi ve benzeri ilaçların bedelinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması öngörülüyor.

Burada temel kriterlerden biri, ilacın hastalığın ilerlemesini önlemesi veya hastanın yaşam süresi ve yaşam kalitesi üzerinde klinik olarak anlamlı fayda sağladığının bilimsel olarak ortaya konulması.

İkinci temel kriter ise ilacın uzman hekim veya sağlık kurulu tarafından tıbben gerekli görülmesi.

Dolayısıyla teklif, bütün ilaçların koşulsuz biçimde ödeme kapsamına alınmasını değil, belirli tıbbi ve bilimsel kriterlere dayalı bir erişim mekanizmasının oluşturulmasını öngörüyor.

Hastanelerde kritik ilaç stoku için yasal güvence önerisi

Kanun teklifinin bir diğer önemli başlığı ise hastanelerde kritik ilaç ve tıbbi malzemelerin yeterli stok seviyesinde tutulması.

Teklif kapsamında Sağlık Bakanlığı’nın kamu ve özel hastanelerde kritik ilaç ve tıbbi malzemelerin stok güvencesine ilişkin gerekli tedbirleri alması öngörülüyor.

Bu düzenlemeyle hastanelerde tedavi süreçlerinin kritik ilaç veya tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle aksamasının önlenmesi amaçlanıyor.

Özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda veya hayati tedavilerde ihtiyaç duyulan malzemelerin bulunabilirliğinin sağlık hizmetinin sürekliliği açısından kritik olduğu vurgulanıyor.

Tıbbi cihaz ve malzemelerde kalite standardı

Teklif yalnızca ilaçlara odaklanmıyor.

Tıbbi cihaz ve malzemelerin kalite ve güvenlik standartlarının yükseltilmesi de düzenlemenin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Buna göre kamu ve özel hastanelerde kullanılacak tıbbi cihaz ve malzemelerde asgari kalite ve güvenlik standartlarının oluşturulmasına yönelik gerekli tedbirlerin Sağlık Bakanlığı tarafından alınması öngörülüyor.

Bu yaklaşımın temelinde, sağlık hizmetlerinde kullanılan malzemenin niteliğinin doğrudan hasta güvenliğiyle ilişkili olduğu düşüncesi bulunuyor.

Tek kullanımlık tıbbi malzemelerin yeniden kullanımına karşı düzenleme

Kanun teklifinin dikkat çeken başlıklarından biri de tek kullanımlık tıbbi malzemelerin yeniden kullanılmasının önlenmesi.

Teklifte Sağlık Bakanlığı’nın kamu ve özel hastanelerde bu konuda gerekli tedbirleri alması öngörülüyor.

Tek kullanımlık olarak tasarlanan tıbbi malzemelerin tekrar kullanılmasının hasta güvenliği, enfeksiyon kontrolü ve malzemenin teknik özellikleri bakımından risk oluşturabileceği gerekçesiyle, bu uygulamanın önlenmesine yönelik yasal ve idari mekanizmaların güçlendirilmesi hedefleniyor.

Bu düzenleme ile hastanelerde enfeksiyon kontrolü ve hasta güvenliğinin daha güçlü bir hukuki çerçeveye kavuşturulması amaçlanıyor.

Teklifin dört temel hedefi

Doğan Bekin tarafından sunulan kanun teklifinin temel hedefleri dört ana başlıkta toplanıyor:

1. Akıllı ilaçlara erişimin hızlandırılması:
Hayati öneme sahip, bilimsel olarak etkinliği ortaya konulmuş yeni nesil, hedefe yönelik, immünoterapi ve benzeri ilaçlara ihtiyaç duyan hastaların tedaviye erişiminin kolaylaştırılması.

2. SGK’nın ilaç bedelini karşılaması:
Uzman hekim veya sağlık kurulu tarafından tıbben gerekli görülen ve teklif kapsamında tanımlanan hayati ilaçların bedelinin tamamının SGK tarafından karşılanması.

3. Tıbbi cihaz ve malzemelerde güvenlik:
Kamu ve özel hastanelerde kullanılan tıbbi cihaz ve malzemelerde asgari kalite ve güvenlik standartlarının oluşturulması.

4. Hastanelerde stok güvencesi:
Kritik ilaç ve tıbbi malzemelerin hastanelerde yeterli miktarda bulunmasını sağlayacak sistemin oluşturulması ve tek kullanımlık malzemelerin yeniden kullanımının önlenmesi.

“Sosyal güvenlik sistemi sembolik katkı sunmakla sınırlı kalmamalı”

Teklifin genel gerekçesinde sosyal güvenlik sisteminin temel amacı konusunda da önemli bir değerlendirmeye yer veriliyor.

Buna göre sosyal güvenlik sisteminin yalnızca sağlık harcamalarına sembolik katkı sunan bir yapı olmaması gerektiği savunuluyor.

Uzman hekim veya sağlık kurulu tarafından tıbben gerekli görülen tedavilere vatandaşların ulaşabilmesinin sosyal güvenlik sisteminin temel sorumluluklarından biri olduğu belirtiliyor.

Bu yaklaşım, sağlık hizmetlerinde “fiilî erişim” kavramını öne çıkarıyor.

Yani bir vatandaşın teorik olarak sağlık hizmetinden yararlanabiliyor olması yeterli görülmüyor; tedavi için gerekli ilaca ve tıbbi malzemeye ekonomik olarak gerçekten ulaşabilmesi de sağlık hakkının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Dar gelirli vatandaşlar ve emekliler için kritik başlık

Kanun teklifinin gerekçesinde özellikle ekonomik imkânları sınırlı vatandaşlar ve emeklilerin ilaç giderleri açısından karşı karşıya kalabileceği sorunlara dikkat çekiliyor.

Yüksek yaşam maliyetleri karşısında düzenli ilaç kullanmak zorunda olan kişilerin ilaç giderlerini karşılamakta zorlanmasının, tedavinin düzenli biçimde sürdürülebilmesi açısından önemli bir sorun oluşturabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle teklifin hayata geçirilmesi halinde, özellikle yüksek maliyetli tedavilere ihtiyaç duyan hastaların ekonomik durumunun tedaviye erişimde belirleyici olmasının azaltılması hedefleniyor.

“Hiçbir vatandaş ekonomik yetersizlik nedeniyle tedaviden mahrum kalmasın”

Teklifin genel gerekçesinde ortaya konulan temel yaklaşım, sağlık hizmetlerinin ekonomik güce göre farklılaşmaması gerektiği düşüncesine dayanıyor.

Doğan Bekin tarafından sunulan düzenlemenin gerekçesinde, sosyal devlet ilkesinin somut gereğinin vatandaşların sağlık hakkına fiilen ulaşabilmesini sağlamak olduğu belirtiliyor.

Teklifin kabul edilmesiyle hiçbir vatandaşın ekonomik yetersizlik nedeniyle sağlığı için gerekli tedaviden mahrum kalmaması amaçlanıyor.

Kanun teklifinde hangi maddeler bulunuyor?

Teklif toplam dört maddeden oluşuyor.

Madde 1: Sağlık Bakanlığı’na düzenleme ve tedbir görevi

Teklifin birinci maddesiyle 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na Ek Madde 23 eklenmesi öngörülüyor.

Bu düzenlemeyle Sağlık Bakanlığı tarafından özel ve kamu hastanelerinde;

  • Akıllı ilaçlara erişimin hızlandırılması,
  • Tıbbi cihaz ve malzemelerde asgari kalite ve güvenlik standartlarının oluşturulması,
  • Tek kullanımlık malzemelerin yeniden kullanılmasının önlenmesi,
  • Kritik ilaç ve tıbbi malzemelerde yeterli stok güvencesinin sağlanması

için gerekli tedbirlerin alınması amaçlanıyor.

Madde 2: Hayati ilaçların SGK tarafından karşılanması

Teklifin ikinci maddesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na Ek Madde 25 eklenmesi öngörülüyor.

Buna göre hayati öneme sahip, hastalığın ilerlemesini önleyen veya yaşam süresi ve kalitesi üzerinde klinik olarak anlamlı fayda sağladığı bilimsel olarak ortaya konulan yeni nesil, hedefe yönelik, immünoterapi ve benzeri ilaçların; uzman hekim veya sağlık kurulu tarafından tıbben gerekli görülmesi halinde bedelinin tamamının SGK tarafından karşılanması teklif ediliyor.

Madde 3: Yürürlük

Teklifin üçüncü maddesi, kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmesini öngörüyor.

Madde 4: Yürütme

Dördüncü maddede ise kanun hükümlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesi düzenleniyor.

Sağlıkta erişim tartışmasını yeniden gündeme taşıyor

Doğan Bekin’in TBMM’ye sunduğu teklif, yalnızca ilaç fiyatları veya geri ödeme sistemi açısından değil, sağlık hizmetlerinde hasta güvenliği, tıbbi malzeme standardizasyonu, stok yönetimi ve modern tedavilere erişim açısından da kapsamlı bir düzenleme önerisi ortaya koyuyor.

Teklifin özellikle kanser tedavisinde kullanılan hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapiler bakımından getirmeyi amaçladığı düzenleme, yüksek maliyetli tedavilere ihtiyaç duyan hastaların ekonomik durumunun tedavi kararının önüne geçmemesi gerektiği yaklaşımını temel alıyor.

Diğer taraftan tıbbi malzeme ve stok güvenliği konusunda getirilen öneriler, sağlık hizmetlerinin yalnızca doktor ve ilaç üzerinden değil, sağlık hizmetinin bütün bileşenleriyle birlikte ele alınmasını hedefliyor.

Teklifin yasalaşması halinde ne değişmesi hedefleniyor?

Teklifin TBMM’de kabul edilerek yasalaşması halinde hedeflenen temel değişiklikler şöyle özetleniyor:

Hayati öneme sahip ve bilimsel olarak etkinliği ortaya konulmuş belirli yeni nesil ilaçlara erişimin hızlandırılması,

Uzman hekim veya sağlık kurulu tarafından tıbben gerekli görülen kapsam dahilindeki ilaçların bedelinin tamamının SGK tarafından karşılanması,

Kamu ve özel hastanelerde tıbbi cihaz ve malzemeler için asgari kalite ve güvenlik standartlarının oluşturulması,

Tek kullanımlık tıbbi malzemelerin yeniden kullanımının önlenmesi,

Hastanelerde kritik ilaç ve tıbbi malzemelerin yeterli stok seviyesinde tutulmasının güvence altına alınması.

Doğan Bekin’den sağlık hakkına odaklanan yasal düzenleme çağrısı

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin tarafından TBMM’ye sunulan kanun teklifi, sağlık hizmetlerinde vatandaşların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve tedarik kaynaklı sorunların yasal düzenlemelerle azaltılmasını amaçlıyor.

Teklifin merkezinde ise özellikle “tıbben gerekli tedaviye ekonomik nedenlerle ulaşılamaması” sorununun ortadan kaldırılması bulunuyor.

Bekin’in sunduğu düzenleme; ilaç erişiminden hastane stoklarına, tıbbi malzeme güvenliğinden yeni nesil kanser tedavilerine kadar geniş bir alanda sağlık hizmetlerinin daha güvenli ve erişilebilir hale getirilmesini hedefliyor.

Teklifin yasalaşıp yasalaşmayacağı ve TBMM’deki yasama sürecinde hangi değişikliklere uğrayacağı ise önümüzdeki dönemde yapılacak değerlendirmeler ve Meclis çalışmalarıyla netleşecek.

Doğan Bekin tarafından 12 Ağustos 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan teklifin temel mesajı ise açık: Sağlık hakkının yalnızca hastaneye ulaşmakla sınırlı kalmaması, hastanın tıbben gerekli görülen ilaca, tedaviye ve güvenli tıbbi malzemeye ekonomik engellerle karşılaşmadan ulaşabilmesi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ