“NESİN?” DİYE SORMAK

  • 26 Şubat 2026
“NESİN?” DİYE SORMAK

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;

Aziz Nesin’in soyadıyla ilgili anlatılan o ünlü öykü , aslında bu toprakların aynasıdır. Soyadı Yasası  çıktığında herkes kendine bir sıfat arar: Olmadığı gibi görünmek, eksik yanını sözcüklerle  tamamlamak ister. Korkak “Cesur” olur, cimri “Cömert”, kimliğinden kuşku duyan “Vatansever”… Ad, bir dileğe, bir isteğe , hatta bir kamuflaja dönüşür. Aziz Nesin ise kendine yakışır bir sıfat bulamayınca soruyu doğrudan sorar: “Kimsin? Nesin?” Ve yanıyı soyadı yapar: Nesin?

Bu yanıt , aslında bir meydan okumadır. Çünkü “Nesin?” sorusu, insanın kendine doğrulttuğu en dürüst aynadır. Ünvanların, makamların, kalabalık alkışların ötesinde; geriye kalan gerçeği, gerçekleri  sorar,sorgular.

Bugün o soruyu yeniden sormaya gereksinim var.
Kamu malını korumakla yükümlü olup rüşvetle anılanlar, felaket zamanında çadırı yurttaşa satıp sonra sabrı ve şükrü öğütleyenler, görev alanını ticarethaneye çevirenler, bir kentin toprağını “parsel parsel” çıkar ilişkilerine açanlar… Aynı kürsülerden ahlak nutukları atabiliyor. Ramazan ayında kul hakkından söz edip, yılın geri kalanında kul hakkını hiçe sayabiliyorlar.

İşte tam burada “Nesin?” sorusu yankılanıyor.Toplumsal bellek  zayıfladığında, sözcükler gerçek anlamını yitirir. “Hizmet” rant olur, “sadakat” biat olur, “ahlak” ise sadece başkalarına öğütlenen bir vaaza dönüşür. Oysa ahlak, en çok güç sahibini bağlar. Çünkü güç, denetlenmediğinde yozlaşır; sorgulanmadığında şımarır.

Toplum olarak biz de bu sorudan ayrı tutulamayız. Haksızlığı görüp susan, çıkarı için suskunluğu seçen, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen herkes, biraz o çürümenin ortağıdır. Siyaset yalnızca siyasetçinin aynası değildir; aynı zamanda toplumun da aynasıdır. Yönetenler kadar, yönetenleri meşrulaştıran sessizlik de sorgulanmalıdır.
Belki de sorun  soyadında değil, soyun ardına saklanan “ad”dadır. İnsanın kendine verdiği unvanda değil, davranışlarında saklıdır kimliği.

Eğer kişinin adıyla  gerçek arasındaki mesafe açılmışsa, orada bir ahlak sorunu vardır.
Aziz Nesin’in ironisi bugün hâlâ diri çünkü soru hâlâ geçerli:
Kimsin? Nesin?

Bu soru bir hakaret değil; bir iç hesaplaşma, bir öz eleştiridir.
Bir suçlama değil; bir çağrıdır.
Kendimize, yönetenlere, temsil iddiasında olan herkese sorulması gereken bir soru…
Çünkü gerçek değişim, başkasına sıfat bulmakla değil, aynaya bakmakla başlar.

Aynalar, yalan söylemez.Gerçeği olduğu gibi yansıtır.

Zeki BAŞTÜRK

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ