“Köylü, Büyükşehir Yasası ile kendi toprağında misafir hâline getirilemez”
İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Büyükşehir Yasası’na Sert Tepki:
“Köylüyü kendi toprağında suçlu ilan eden bu düzen kabul edilemez!”
İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Büyükşehir Yasası’nın kırsal alanlarda yol açtığı derin mağduriyetlere ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Köylülerin atalarından miras kalan topraklar üzerinde, barınma ihtiyacıyla inşa ettikleri evlerin “kaçak yapı” olarak damgalanmasına isyan eden Hacıoğlu, mevcut imar ve yapı mevzuatını “köylüyü hedef alan sistematik bir adaletsizlik” olarak nitelendirdi.
Büyükşehir Yasası’nın uygulanma biçiminin, köylüyü üretimden kopardığını, toprağından soğuttuğunu ve kendi yurdunda adeta suçlu ve ikinci sınıf vatandaş konumuna ittiğini vurgulayan Hacıoğlu, “Bu yasa köylüyü milletin efendisi olmaktan çıkarıp, kendi toprağında izinsiz yaşayan bir misafire dönüştürmüştür” ifadelerini kullandı.
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada son derece sert bir dil kullanan Hacıoğlu, şu sözlerle tepkisini dile getirdi:
“Büyükşehir Yasası ile köylü milletin efendisi olmaktan çıkarılmamalıdır. Atadan kalma toprağa yapılan ev kaçak değil, yuvadır. Devlet, köylüsünün evini yıkmakla değil, onu yaşatmakla yükümlüdür.”
Bu açıklamasıyla kırsal bölgelerde yaşayan milyonlarca vatandaşın sesi olduğunu belirten Hacıoğlu, özellikle imar mevzuatı ve yapı kayıt uygulamalarının masa başında, köy gerçeğinden tamamen kopuk bir anlayışla hazırlandığını ifade etti. Uygulanan politikaların sosyal adaleti zedelediğini ve kırsalda ciddi bir ekonomik yıkıma yol açtığını söyledi.
Büyükşehir Yasası sonrası mahalle statüsüne dönüştürülen köylerde, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşların; dedelerinden, babalarından kalan evleri, ahırları ve samanlıkları nedeniyle ağır para cezalarıyla, yıkım tehditleriyle karşı karşıya bırakıldığını hatırlatan Hacıoğlu, “Bu bir hukuk meselesi değil, açık bir vicdan krizidir” dedi.
“Bu evler rant için yapılmış beton yığınları değildir” diyen Hacıoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bu yapılar bir ailenin hafızasıdır, geçmişidir, alın teridir. Bir köylünün doğduğu, büyüdüğü, evladını büyüttüğü evi ‘kaçak’ ilan etmek, o köylüyü yok saymaktır. Köylünün kendi toprağında barınma hakkı tartışılamaz, pazarlık konusu yapılamaz.”
Yapı kayıt ve imar sorunlarının derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınması gerektiğini vurgulayan Hacıoğlu, yetkililere sert bir çağrıda bulundu. “Kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarını görmezden gelmek, bu ülkenin geleceğini görmezden gelmektir” diyen Hacıoğlu, mevcut yaklaşımın köylüyü cezalandırmaya dayalı olduğunu belirtti.
Hacıoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu ülkenin köylüsü cezalandırılacak bir yük değil, korunacak bir değerdir. Köylüyü suçlu ilan eden her düzenleme yanlıştır. Bu mesele siyasi değil, insani ve vicdani bir meseledir.”
Plansız şehirleşme ile kırsal yaşamın aynı kefeye konulmasını da sert bir dille eleştiren Hacıoğlu, köy evleri ile rant amaçlı şehir yapılaşmasının bilinçli şekilde birbirine karıştırıldığını söyledi.
“Köy evini gecekonduyla, tarlanın ortasındaki aile yuvasını rant projeleriyle bir tutamazsınız. Bunu yapanlar ya köyü hiç görmemiştir ya da köylüyü bilerek yok saymaktadır” dedi.
Açıklamasının sonunda iktidara ve tüm yetkililere seslenen İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, kalıcı ve kapsayıcı bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayarak şu sözlerle mesajını netleştirdi:
“‘Köylü milletin efendisidir’ sözü bir afiş cümlesi değil, devlet aklının temelidir. Köylüyü ezen değil, yaşatan bir düzen kurulana kadar bu mücadelenin takipçisi olacağız.”
