Nusaybin’de Bayrağa Alçak Saldırı: Türk Milleti’nin Şerefine Uzanan Kirli Eller Ezilecektir
Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının yegâne sembolü, aziz şehitlerimizin kanıyla yoğrulmuş Şanlı Türk Bayrağı’na yönelik gerçekleştirilen alçak saldırı, yalnızca bir güvenlik zafiyeti değil, doğrudan Türk Devleti’ne ve Türk Milleti’nin onuruna yönelmiş açık bir ihanet girişimidir.
Bu yaşananlar;
ne münferittir,
ne tesadüftür,
ne de basit bir “olay” olarak geçiştirilebilir.
Bu saldırı, devletin egemenliğini sorgulama cüretidir.
Bu saldırı, milletin sinir uçlarına bilerek dokunmaktır.
Bu saldırı, Türk bayrağını hedef alarak Türk milletini test etme küstahlığıdır.
“Bu Bayrak Bir Bez Değil, Bu Milletin Namusudur”
Türk Bayrağı bir kumaş parçası değildir.
O bayrak;
-
bu vatanın tapusudur,
-
milletin bölünmez bütünlüğünün belgesidir,
-
gökyüzünde sönmeyen şafağımızdır.
Ona uzanan her el, sadece bir direğe değil, Türk milletinin namusuna uzanmıştır.
Ve bu millet, namusuna uzanan eli affetmez.
Zafer Partisi’nden Sert ve Tavizsiz Tepki
Zafer Partisi Kestel İlçe Başkanı Kazım Özçar, Nusaybin’de yaşanan bu alçaklığa ilişkin yaptığı açıklamada, hiçbir yoruma açık olmayan netlikte konuştu.
“Provokasyonlara Boyun Eğmeyiz”
Bu saldırı, Türk milletinin birliğini hedef alan karanlık ve kirli odakların provokatif bir girişimidir.
Ancak şunu herkes bilmelidir:
Bu millet, tarih boyunca çok daha büyük tehditleri mezara gömmüş, bayrağına uzanan her eli kırmasını bilmiştir.
“Hukuki Sürecin Sonuna Kadar Takipçisiyiz”
Bayrağımızı indirmeye yeltenenler,
bu alçaklığa cesaret edenler
ve bu cesareti onlara verenler;
yüce Türk adaleti önünde en ağır şekilde hesap vermelidir.
Bu olayın üzerinin örtülmesine,
sulandırılmasına,
unutulmasına
asla izin verilmeyecektir.
“Taviz Yok, Geri Adım Yok”
“Gerekirse can veririz;
ama
tek bir çakıl taşından,
bayrağımızın tek bir yıldızından vazgeçmeyiz.”
Bu söz bir slogan değil,
bu toprakların kanla yazılmış gerçeğidir.
Ve bu gerçek değişmeyecektir.
Uyarı Açık, Mesaj Kesindir
Nusaybin’de yaşanan bu hadise, milli şuurun diri tutulmasının bir seçenek değil, hayati bir zorunluluk olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Hiç kimse;
-
Türk Devleti’nin sabrını,
-
Türk Milleti’nin bayrak sevdasını,
-
bu ülkenin kırmızı çizgilerini
ölçmeye, sınamaya, zorlamaya kalkışmamalıdır.
Tarih defalarca göstermiştir ki:
Kirli ellerin, karanlık niyetlerin ve ihanet hesaplarının sonu daima hüsrandır.
Bayrak İnecek Değil, Daha Yükseğe Asılacaktır
Şanlı Türk Bayrağı;
vatanın her karış toprağında olduğu gibi Nusaybin’de de ilelebet en yüksekte dalgalanmaya devam edecektir.
Bu millet diz çökmez.
Bu bayrak yere düşmez.
Bu devlet sınanmaz.
Ne Mutlu Türküm Diyene!
