“Evladım Toprak Altında, Fail Serbest”

  • 19 Ocak 2026
“Evladım Toprak Altında, Fail Serbest”

Trafik Cinayetlerinde Cezasızlığa Karşı Adalet Çağrısı

Ehliyetsiz ve hız sınırını aşan bir sürücünün neden olduğu trafik kazasında hayatını kaybeden bir çocuğun ailesi, verilen cezaya isyan ediyor. Kazaya neden olan sürücünün yalnızca 2 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılması ve bu cezanın yatarının olmaması nedeniyle serbest bırakılması, kamuoyunda trafik kazalarında cezasızlık tartışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Evladını toprağa veren acılı ebeveyn, yaşadığı adaletsizliği şu sözlerle dile getirdi:

“Ehliyetsiz ve hız sınırını aşan bir sürücü tarafından hayattan koparıldı. Katile sadece 2 yıl 8 ay ceza verildi ve bu cezanın yatarı olmadığı için şu an serbest. Evladım toprak altında. Ben bu adaleti kabul etmiyorum.”

“Bu Bir Kaza Değil, Öngörülebilir Bir Ölüm”

Aile ve hukukçular, ehliyetsiz araç kullanımı, aşırı hız, alkol etkisi altında araç kullanma ve trafikte makas atma gibi davranışların bilinçli risk alma anlamına geldiğine dikkat çekiyor. Bu tür eylemlerin sonuçlarının öngörülebilir olduğu, dolayısıyla meydana gelen ölümlerin “taksirle” değil, “olası kast” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Acılı ebeveyn, yalnızca kendi çocuğu için değil, trafikte yaşamını yitiren herkes adına konuştuğunu belirterek şu çağrıyı yaptı:

“Trafikte hayattan koparılan çocuklarımız, babalarımız, annelerimiz adına; ehliyeti olmayan, alkollü araç kullanan, hız ihlalinde bulunan, makas atarak seyreden sürücülerin ölümlü kazaya karıştıkları zaman olası kast ile ağır cezada yargılanmasını istiyorum.”

Trafik Cinayetlerinde Cezasızlık Tartışması

Türkiye’de her yıl binlerce kişi trafik kazalarında hayatını kaybederken, bu kazaların önemli bir kısmı ehliyetsiz sürüş, aşırı hız ve alkol gibi ağır ihlaller sonucu meydana geliyor. Ancak mevcut yasal uygulamalarda bu tür vakalar çoğunlukla “taksirle ölüme neden olma” kapsamında değerlendirilerek, düşük cezalarla sonuçlanıyor.

Uzmanlar, bu durumun hem mağdur ailelerde derin bir adalet duygusu yarası açtığını hem de caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade ediyor. “Nasıl olsa cezası az” algısının, trafikte kurallara uymama eğilimini artırdığına dikkat çekiliyor.

“Adalet, Mezarlıkta Kalan Çocuklarla Sağlanamaz”

Aile, verilen cezanın sadece hukuki değil, vicdani olarak da kabul edilemez olduğunu belirtiyor. Çocuğunu kaybeden ebeveyn, failin özgürce hayatına devam etmesine tepki göstererek şunları söylüyor:

“Benim evladım mezarda, onu hayattan koparan kişi sokakta. Bu adalet değil. Adalet, mezarlıkta kalan çocuklarla sağlanamaz.”

Bu sözler, trafik kazalarında yaşamını yitirenlerin ailelerinin ortak duygusunu yansıtırken, sosyal medyada ve kamuoyunda da geniş yankı buluyor.

Olası Kast Talebi Güçleniyor

Hukuk çevrelerinde uzun süredir tartışılan olası kast uygulaması, özellikle ağır trafik ihlallerinin ölüme yol açtığı durumlarda giderek daha yüksek sesle talep ediliyor. Ehliyetsiz, alkollü ya da aşırı hız yapan bir sürücünün, bu davranışların ölümle sonuçlanabileceğini bilerek direksiyon başına geçtiği ve sonucu kabullendiği görüşü savunuluyor.

Mağdur aileler, yasa koyuculara ve yargı makamlarına seslenerek, trafik cinayetlerinde ceza politikalarının yeniden düzenlenmesini ve insan hayatını merkeze alan bir adalet anlayışının benimsenmesini istiyor.

“Bu Mücadele Başka Çocuklar Ölmesin Diye”

Acılı ebeveyn, mücadelesinin intikam değil, başka canların yanmaması için olduğunu vurguluyor:

“Benim evladım geri gelmeyecek. Ama başka çocuklar ölmesin diye susmayacağım. Trafikte öldürenlerin ‘kaza yaptım’ diyerek kurtulmasına izin verilmemeli.”

Trafikte can kayıplarının önlenmesi için daha ağır cezalar, etkin denetimler ve yargı süreçlerinde caydırıcı kararlar alınması çağrısı, her geçen gün daha fazla ailenin ortak talebi haline geliyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ