“Kanser Olmayan Hastaya Kemoterapi Verildi” İddiası: Aile Yaşadıklarını Anlattı

  • 18 Ocak 2026
“Kanser Olmayan Hastaya Kemoterapi Verildi” İddiası: Aile Yaşadıklarını Anlattı

Bir aile, özel bir hastanede konulan yanlış kanser teşhisi ve uygulanan tedaviler nedeniyle iki yakınlarının da geri dönüşü zor sağlık sorunları yaşadığını öne sürerek yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulundu. Yaşanan süreci, hastanın kardeşi tüm detaylarıyla anlattı.

Kardeşinin iddiasına göre olaylar 2021 yılında başladı. Ablası, başvurduğu özel bir hastanede yapılan tetkiklerin ardından meme kanseri tanısı aldı. Aileye, hastalığın ilerlediği ve zaman kaybedilmeden kemoterapiye başlanması gerektiği söylendi. Bu doğrultuda hasta, herhangi bir cerrahi müdahale yapılmaksızın 7 kür kemoterapi tedavisi gördü. Tedavi sürecinin ardından ise hastalığın kontrol altına alındığı ve “iyileştiği” belirtilerek taburcu edildi.

Ancak aradan geçen yaklaşık iki yılın ardından, 2023’te ablanın sağlık durumunun hızla kötüleştiği ifade edildi. Şiddetli ağrılar, halsizlik ve genel durum bozukluğu nedeniyle defalarca acil servislere başvurulduğu, ancak her seferinde yalnızca serum takılarak eve gönderildiği öne sürüldü. Ailenin ısrarları sonucunda son olarak bir araştırma hastanesine başvuruldu.

Burada yapılan ileri tetkiklerde, hastalığın kemiklere metastaz yaptığı bilgisinin paylaşıldığı, ancak aynı zamanda yapılan kan testlerinde CEA ve CA gibi tümör belirteçlerinin normal çıktığı belirtildi. Kardeş, doktorların kendilerine ablasının aslında kanser olmadığını ifade ettiğini, daha önce konulan teşhisin hatalı olduğunun söylendiğini iddia etti.

Aile, yanlış teşhisi koyan özel hastanenin adının 2023 yılında dolandırıcılık iddialarıyla kamuoyuna yansıdığını da dile getirdi. Kardeş, bu durumun yaşadıkları mağduriyeti daha da derinleştirdiğini belirtti.

“Yüksek Doz Kemoterapi Sağlıklı Hücreleri de Yok Etti” İddiası

Kardeşin anlatımına göre ablasına uygulanan tedaviler arasında DDAC adı verilen yüksek doz kemoterapi de yer aldı. Bu tedavinin yalnızca kanser hücrelerini değil, sağlıklı hücreleri de tahrip ettiğini savunan aile, yanlış teşhis nedeniyle uygulanan ağır tedavilerin ablanın genel sağlık durumunu ciddi şekilde bozduğunu öne sürdü.

Yaşananların yalnızca ablayla sınırlı kalmadığını belirten kardeş, annesinin tedavi süreciyle ilgili de çarpıcı iddialarda bulundu. Annesinin ameliyatının aylarca ertelendiğini, doktorun sürekli olarak ameliyat tarihini geciktirdiğini ifade eden kardeş, bu duruma tepki gösterdiklerinde doktor sekreterinin kendilerine,
Yeter artık, bu hastaya yatış vereceğim diye kızdım” şeklinde bir ifade kullandığını aktardı. Aile, bu konuşmalara ilişkin ses kayıtlarının ellerinde olduğunu da ileri sürdü.

“Basına Yansıdıktan Sonra İlgilenilmedi”

Kardeşin iddiasına göre, annesine acil ameliyat yapılması gerektiğini söyleyen doktor, ailenin yaşadıklarını basına yansıtması ve başhekimlik tarafından sorgulanmasının ardından ilgisini kesti. Ayrıca bu ameliyatı yapabilecek tek doktorun o olduğu, başka bir hekimin bulunmadığının söylendiği de iddialar arasında yer aldı.

Aile, hem anne hem de ablanın doğru teşhis ve tedaviye bir an önce ulaşmasını istediklerini belirterek sağlık yetkililerine ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Yaşadıkları çaresizliği dile getiren kardeş,
Annem ve ablam her gün gözümün önünde acı çekiyor. Buna dayanamıyorum. Tek isteğimiz doğru tedavi ve adalet” sözleriyle duygularını ifade etti.

Olayla ilgili iddiaların araştırılması ve sorumluların tespit edilmesi için yetkililerin harekete geçmesi beklenirken, aile hukuki süreç başlatmaya hazırlandıklarını da belirtti.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ