CUMHURİYET

Yücel AKYÜREKLİ

Yücel AKYÜREKLİ

  • 28 Ekim 2026

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Yücel Akyürekli makalesinde;

Bir milletin onuru, özgürlüğü ve geleceğidir!

Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değildir. Cumhuriyet; bir milletin kendi kaderine sahip çıkması, bağımsızlığını ilan etmesi ve geleceğini kendi elleriyle kurmasıdır.

Bu topraklarda Cumhuriyet, kolay kazanılmadı. Yokluklar içinde verilen Millî Mücadele, cephelerde gösterilen eşsiz kahramanlıklar, vatan uğruna canını ortaya koyan şehitler ve gazilerimizin fedakârlıklarıyla kuruldu. Her karış toprağı mücadeleyle kazanılan bu vatanın üzerinde, özgür ve bağımsız bir devlet yükseldi.

O devletin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, yalnızca bir ülkeyi işgalden kurtarmadı; aynı zamanda bir milletin önüne çağdaşlaşmanın, bilimin, eğitimin ve eşit yurttaşlığın kapılarını açtı.

Cumhuriyet, kulluktan yurttaşlığa geçiştir. Cumhuriyet, egemenliğin bir kişinin değil, milletin elinde olmasıdır. Cumhuriyet, hiçbir makamın millet iradesinin üzerinde olmadığını hatırlatan tarihî bir emanettir.

Peki bugün bize düşen nedir?

Cumhuriyeti yalnızca bayramlarda coşkuyla kutlamak yeterli midir? Elbette hayır! Cumhuriyet’i yaşatmak; onun değerlerine sahip çıkmakla, hukukun üstünlüğünü savunmakla, adaleti korumakla, çocuklarımıza nitelikli eğitim sağlamakla ve her yurttaşın insanca yaşayabileceği bir ülke için mücadele etmekle mümkündür.

Bir ülkede gençler geleceğe umutla bakabiliyorsa, emekli geçim derdiyle ezilmiyorsa, çiftçi ürettiğinin karşılığını alabiliyorsa, işçi emeğinin hakkını kazanabiliyorsa, kadınlar ve çocuklar güven içinde yaşayabiliyorsa Cumhuriyet’in vaatleri hayat buluyor demektir.

Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişimizin büyük bir zaferi değil, geleceğimizin de en güçlü güvencesidir.

Cumhuriyet’i korumak, farklı düşünceleri susturmak değil; farklılıklarımızla bir arada yaşayabilmektir. Cumhuriyet’i savunmak, ülkenin kaynaklarını birkaç kişinin çıkarına değil, milletin refahına sunmaktır. Cumhuriyet’e bağlılık, yalnızca sözle değil, dürüstlükle, liyakatle, adaletle ve sorumlulukla gösterilir.

Unutmayalım ki bir ülkenin gerçek gücü, yalnızca sınırlarının büyüklüğüyle veya ekonomik zenginliğiyle ölçülmez. O ülkenin insanına verdiği değerle, adalet anlayışıyla ve gelecek kuşaklara bıraktığı mirasla ölçülür.

Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet, geçmişten geleceğe uzanan büyük bir sorumluluktur. Bu emaneti korumak, onu demokrasiyle, bilimle, akılla ve hukukla güçlendirmek hepimizin görevidir.

Kimsenin unutmaması gereken bir gerçek var: Cumhuriyet, bir kişinin değil, seksen milyonun değil, bugün yaşayanların olduğu kadar yarın doğacak kuşakların da ortak değeridir. Onu yaşatmak, milletin ortak vicdanını ve bağımsızlık iradesini yaşatmaktır.

Bugün de yarın da söyleyeceğimiz söz açıktır:

Yaşasın Cumhuriyet!

Yaşasın bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

Cumhuriyet, bizim geçmişimiz, onurumuz ve geleceğimizdir. Ona sahip çıkmak ise yalnızca bir görev değil, bu vatana karşı vicdani sorumluluğumuzdur.

Çünkü Cumhuriyet varsa umut vardır, özgürlük vardır, yarınlara güven vardır.

Cumhuriyetimizin ışığı hiç sönmesin!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo Yüz Ağdası