“Kuş ölür, sen uçuşu hatırla”
Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun yeniden aday olmayacağını açıkladı: “Kuş ölür, sen uçuşu hatırla”
Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, 2022 yılından bu yana sürdürdüğü Bursa Barosu Başkanlığı görevini 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Genel Kurul ve seçimlerin ardından bırakacağını ve yeni dönemde başkanlığa aday olmayacağını açıkladı. Öztosun, meslektaşlarına yönelik veda mesajında dört yıllık görev sürecini değerlendirirken, “Başımız dik. Vicdanımız rahat. Doğru bildiğimiz yoldan yürüdük” ifadelerini kullandı.
Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, 2022 yılında başladığı Bursa Barosu Başkanlığı görevini yeni dönemde sürdürmeyeceğini açıkladı. Öztosun, 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde yapılması planlanan Bursa Barosu Genel Kurulu ve seçimlerinin ardından başkanlık görevini devredeceğini ve yeniden aday olmayacağını meslektaşlarıyla paylaştığı mesajla duyurdu.
Dört yıllık görev sürecinin ardından görevini bırakma kararını açıklayan Öztosun’un mesajında, yalnızca bir başkanlık döneminin değerlendirmesi değil, aynı zamanda hukuk mesleğine, baro çalışmalarına ve hukukun üstünlüğü mücadelesine ilişkin güçlü vurgular dikkat çekti.
Öztosun, mesajının merkezine dört yıl önce Bursa Barosu Başkanlığı görevine başlarken meslektaşlarıyla paylaştığı, “Kuş ölür, sen uçuşu hatırla” dizesini yerleştirdi. Bu sözün görev sürecindeki temel anlayışını ifade ettiğini belirten Öztosun, görevlerin ve makamların geçici, geride bırakılan izlerin ve birlikte verilen mücadelenin ise kalıcı olduğunu vurguladı.
“Görevler geçiciydi, kalıcı olan geride bıraktığımız izdi”
Bursa Barosu Başkanlığı görevine başladığı dönemde meslektaşlarıyla bir dizeyi birbirlerine emanet ettiklerini hatırlatan Öztosun, dört yılın ardından aynı dizeyle görev sürecine veda etti.
Öztosun, mesajında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Dört yıl önce Bursa Barosu Başkanlığı görevine başlarken bir dizeyi emanet etmiştik birbirimize: ‘Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.’ Çünkü biliyorduk; görevler geçiciydi, makamlar geçiciydi, insanlar geçiciydi. Kalıcı olan, geride bıraktığımız izdi. Birlikte verdiğimiz mücadeleydi.”
Başkanlık görevini bir makamdan ziyade sorumluluk ve emanet olarak gördüğünü ifade eden Öztosun, görev süresinin sona ermesi yaklaşırken asıl önem verdiği şeyin makamda geçirilen zaman değil, birlikte yürütülen mücadele olduğunu belirtti.
“Aklımda makam odaları değil, sabahın ilk ışıkları doğmadan çıktığımız yollar var”
Dört yıllık başkanlık dönemini değerlendirirken toplantılar, törenler ve makam odaları yerine sahada yürütülen çalışmaları hatırladığını belirten Öztosun, hukuk mücadelesinin farklı alanlarında meslektaşlarıyla birlikte gerçekleştirilen çalışmalara dikkat çekti.
Öztosun, mesajında görev sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bu yıllara dönüp baktığımda aklımda toplantılar, makam odaları, törenler değil; sabahın ilk ışıkları doğmadan çıktığımız yollar var. Bir adliye koridorunda meslektaşımızın yanında duruşumuz. Bir çocuğun hakkını, bir kadının yaşamını, bir ağacın gölgesini, bir kentin suyunu savunmak için yan yana gelişimiz. Haksızlık karşısında yükselttiğimiz sesimiz. Ve ne olursa olsun önünü iliklemediğimiz cübbemiz var.”
Bu ifadelerle başkanlık dönemini yalnızca baronun kurumsal işleyişi üzerinden değil, hukukçuların toplumsal yaşam içerisinde üstlendiği sorumluluklar üzerinden değerlendiren Öztosun, çocuk haklarından kadınların yaşam hakkına, çevrenin korunmasından kentin doğal kaynaklarına kadar uzanan geniş bir mücadele alanına işaret etti.
“Yorulduk, üzüldük ama başımızı eğmedik”
Görev sürecinin kolay geçmediğini de açıkça ifade eden Öztosun, dört yıl içerisinde yaşanan zorlukları, eksiklikleri ve tamamlanamayan çalışmaları da mesajında dile getirdi.
“Bazen yorulduk. Bazen üzüldük. Bazen sesimiz duyulmadı. Eksiklerimiz, yetişemediklerimiz, tamamlayamadıklarımız da oldu” diyen Öztosun, bütün bu zorluklara rağmen temel ilkelerinden vazgeçmediklerini vurguladı.
Öztosun’un mesajında bu bölümün devamında yer alan, “Ama başımızı eğmedik. Susmadık. Vazgeçmedik” ifadeleri ise görev döneminin temel yaklaşımını ortaya koydu.
“Bursa Barosu Başkanlığı benim için bir makam değil, emanetti”
Bursa Barosu’nun 117 yıllık tarihine vurgu yapan Öztosun, başkanlık görevini kişisel bir makam olarak değil, geçmişten geleceğe taşınması gereken kurumsal bir emanet olarak gördüğünü belirtti.
Öztosun, mesajında bu yaklaşımını şöyle ifade etti:
“Çünkü Bursa Barosu Başkanlığı benim için bir makam değil 117 yıllık bir tarihten alınan ve geleceğe taşınması gereken bir emanetti.”
Bu emaneti taşırken kendileri için yol gösterici olan temel değerleri de açıklayan Öztosun, “O emaneti taşırken tek pusulamız hukuk, tek dayanağımız vicdan, en büyük gücümüz ise meslektaşlarımız oldu” dedi.
Böylece başkanlık döneminin temelinde hukukun, vicdanın ve meslektaş dayanışmasının bulunduğunu vurgulayan Öztosun, görev değişikliğinin baronun mücadelesinin sona ermesi anlamına gelmediğinin de altını çizdi.
Meslektaşlarına teşekkür etti
Görev süresi boyunca kendisine destek veren, birlikte çalışan ve eleştirileriyle katkı sunan meslektaşlarına da özel olarak teşekkür eden Öztosun; yönetim kurullarından kurul ve komisyonlara, merkezlerden çalışma arkadaşlarına kadar Bursa Barosu bünyesinde görev yapan tüm isimleri mesajında andı.
Öztosun, teşekkür bölümünde şu ifadeleri kullandı:
“Yanımda yürüyenlere, omuz verenlere, eleştirenlere, bir sözle, bir fikirle, bir emekle Bursa Barosu’na katkı sunanlara, yönetim kurullarımıza, kurul ve komisyonlarımıza, merkezlerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve bütün meslektaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.”
Bu sözleriyle başkanlık döneminin bireysel bir çalışma olmadığını vurgulayan Öztosun, dört yıllık sürecin baronun farklı organlarında görev alan hukukçuların ortak emeğiyle şekillendiğine dikkat çekti.
“Başımız dik, vicdanımız rahat”
Görevini devretmeye hazırlanırken geride bıraktığı döneme ilişkin değerlendirmesinde herhangi bir pişmanlık duymadığını ifade eden Öztosun, hukuk, meslek ve ülke için sorumluluk üstlendiklerini belirtti.
“Başımız dik. Vicdanımız rahat. Doğru bildiğimiz yoldan yürüdük” diyen Öztosun, mesajını şu sözlerle sürdürdü:
“Mesleğimizi, meslektaşlarımızı, hukuku ve bu ülkeyi kendimize dert edindik.”
Öztosun’un bu ifadeleri, başkanlık görevini yalnızca mesleki bir sorumluluk alanı olarak değil, aynı zamanda hukukun ve demokratik değerlerin korunmasına yönelik daha geniş bir toplumsal sorumluluk olarak gördüğünü ortaya koydu.
“Görev sona eriyor ama mücadele bitmiyor”
17-18 Ekim 2026’daki Genel Kurul ve seçimlerin ardından başkanlık görevini bırakacağını açıklayan Öztosun, görev süresinin sona ermesini mücadelenin sonu olarak görmediğini özellikle vurguladı.
“Şimdi bir görev sona eriyor. Ama yol bitmiyor. Mücadele bitmiyor. Umut bitmiyor” ifadelerini kullanan Öztosun, baro çalışmalarının kişilere ve dönemlere bağlı olmadığını, hukukun savunulması yönündeki mücadelenin devam edeceğini belirtti.
Mesajında, insanların ve görevlerin zaman içerisinde değişebileceğini ancak ortaya konulan mücadelenin ve geride bırakılan etkinin kalıcı olduğunu dile getiren Öztosun, dört yıl önce kullandığı dizeye yeniden döndü:
“Çünkü insanlar geçer, görevler sona erer, isimler zamanın içinde silikleşir ama uçuş kalır.”
“Uçuşu hatırlayanlara teşekkür ederim”
Bursa Barosu Başkanlığı görevinden ayrılırken meslektaşlarına son mesajını yine aynı dize üzerinden veren Öztosun, birlikte mücadele eden herkese teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
“Dört yıl önce başladığımız yerde, bugün aynı dizenin bıraktığı duyguyla veda ediyorum: ‘Kuş ölür, sen uçuşu hatırla…’” diyen Öztosun, ardından şu ifadeleri kullandı:
“Uçuşu hatırlayanlara, kanatlarını bu mücadeleye katanlara, aynı gökyüzüne birlikte baktığımız bütün meslektaşlarıma teşekkür ederim.”
Öztosun’un açıklaması, Bursa Barosu’nda yaklaşan Genel Kurul ve seçim süreci öncesinde önemli bir siyasi ve kurumsal gelişme olarak öne çıktı. 2022 yılından bu yana başkanlık görevini sürdüren Öztosun, 17-18 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek Genel Kurul ve seçimlerin ardından görevini yeni yönetime devredecek.
Böylece Bursa Barosu’nda yeni dönemin de önü açılmış olacak.
Dört yıllık dönemin ardından yeni bir dönem
Av. Metin Öztosun’un yeniden aday olmayacağını açıklamasıyla birlikte Bursa Barosu’nda yeni başkanın belirlenmesine yönelik seçim süreci de önem kazanmış durumda.
Öztosun’un mesajında dikkat çeken en önemli unsurlardan biri ise başkanlıktan ayrılmayı kişisel bir veda olarak değil, kurumsal bir görev devri olarak değerlendirmesi oldu.
117 yıllık Bursa Barosu tarihine atıfta bulunan Öztosun, başkanlık görevini geçici bir makam, baroyu ise kişilerin üzerinde duran ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir kurum olarak tanımladı.
Bu nedenle mesajının genelinde veda duygusundan çok, birlikte yürütülen mücadelenin geride bıraktığı anlam öne çıktı.
Öztosun’un “Başımız dik. Vicdanımız rahat” sözleriyle özetlediği yaklaşımın merkezinde hukuk, meslektaş dayanışması, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve toplumsal sorumluluk vurguları yer aldı.
“Kuş ölür, sen uçuşu hatırla”
Metin Öztosun’un dört yıl önce başkanlık görevine başlarken meslektaşlarıyla paylaştığı ve görev sürecinin sembolü haline getirdiği “Kuş ölür, sen uçuşu hatırla” dizesi, dört yıl sonra görevden ayrılık mesajının da ana cümlesi oldu.
Öztosun’un mesajı, görevlerin gelip geçici; kurumların, mücadelelerin ve geride bırakılan izlerin ise daha kalıcı olduğu düşüncesi üzerine kuruldu.
17-18 Ekim 2026 tarihlerindeki Genel Kurul ve seçimlerin ardından Bursa Barosu’nda yeni bir dönem başlayacak. Metin Öztosun ise dört yıllık başkanlık sürecini tamamlayarak görevini devredecek.
Ancak kendi ifadesiyle, görev sona erse de yol, mücadele ve umut devam edecek.
Av. Metin Öztosun’un veda mesajı şu ifadelerle sona erdi:
“Sevgi ve saygılarımla,
