“Stelios Vakfı’nın Yardımı İncelenmeli”

  • 02 Eylül 2026
“Stelios Vakfı’nın Yardımı İncelenmeli”

Yeniden Refah Partili Doğan Bekin’den Girne Açıklarındaki Feribot Kazası Sonrası Dikkat Çeken Açıklama: “Stelios Vakfı’nın Yardımı İncelenmeli”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Girne açıklarında batan feribotta hayatını kaybedenlerin ailelerine Stelios Hayırseverlik Vakfı tarafından yapılacağı açıklanan 260 bin Euro’luk nakdi yardıma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekin, söz konusu yardımın kabul edilmemesi gerektiğini savunarak, vakfın KKTC’de yürüttüğünü iddia ettiği faaliyetlerin yetkili makamlar tarafından incelenmesini istedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili, aynı zamanda TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi Doğan Bekin, 2 Eylül 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında Girne açıklarında meydana gelen feribot kazası ve kazada hayatını kaybedenlerin ailelerine yönelik açıklanan yardım konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Bekin, Kıbrıslı Rum iş insanı Stelios Hacıyoannu tarafından kurulan Stelios Hayırseverlik Vakfı’nın, Girne açıklarında batan feribotta yaşamını yitirenlerin ailelerine kişi başına 10 bin Euro olmak üzere toplam 260 bin Euro nakdi yardım yapacağını açıklamasının dikkatle ele alınması gerektiğini ifade etti.

Bekin, yardım açıklamasının insani boyutunun ötesinde, vakfın KKTC’deki faaliyetlerinin ve bu faaliyetlerin taşıdığı iddia edilen siyasi ve sosyal boyutların da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Yardım açıklaması vakfın faaliyetlerini örtbas edemez”

Doğan Bekin, açıklamasında Stelios Vakfı’nın KKTC’de yürüttüğünü ileri sürdüğü çeşitli faaliyetlere dikkat çekti.

Bekin, vakfın özellikle gençlere yönelik projeler gerçekleştirdiğini ve bu çalışmaların içerisinde “toplumsal cinsiyet eşitliği” gibi başlıkların da bulunduğunu ifade ederek, vakfın faaliyetlerinin yalnızca sosyal yardım çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini öne sürdü.

Bekin ayrıca vakfın, Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki iş birliğini güçlendirme, iş fırsatları yaratma, ortak kalkınmayı destekleme ve barış içinde bir arada yaşamayı teşvik etme amacı taşıdığını belirten açıklamalar yaptığını hatırlattı.

Ancak Bekin, bu faaliyetlerin arkasında KKTC’nin siyasi statüsüne ilişkin farklı bir yaklaşım bulunduğunu iddia etti.

“Tek egemenlik, tek vatandaşlık” vurgusuna tepki

Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin görüşlerini de paylaşan Bekin, Stelios Vakfı’nın faaliyetlerinin Kıbrıs Rum tarafının yeniden birleşme yaklaşımıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Bekin, Rum tarafının çözüm perspektifinde “tek egemenlik”, “tek uluslararası kişilik” ve “tek vatandaşlık” ilkelerinin öne çıktığını belirterek, bu yaklaşımın KKTC’nin mevcut siyasi yapısı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü.

Yeniden Refah Partili Bekin, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesine ilişkin bu yaklaşımın, Türkiye’nin dahil olmadığı bir Avrupa Birliği çatısı altında farklı bir siyasi yapıya dönüşme riskini taşıdığını savundu.

Bekin, açıklamasında bu politikaların desteklenmesinde sivil toplum kuruluşlarının ve vakıfların faaliyetlerinin de önem taşıdığını ileri sürdü.

“Kıbrıs Türk gençliği üzerinde etkili olmaya çalışılıyor”

Doğan Bekin, özellikle gençlere yönelik projeler ve parasal teşviklerin Kıbrıs Türk toplumunun geleceği açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bekin, Stelios Vakfı’nın gençlere yönelik çalışmalarının, Kıbrıs Türk gençlerinin “Tek Kıbrıs” tezine yönelmesini ve bu çerçevede örgütlenmesini sağlamaya yönelik olduğunu iddia etti.

Bekin’e göre Kıbrıs Rum tarafının mevcut statükoyu koruma ve uluslararası alanda Kıbrıs Cumhuriyeti’ni adanın tek temsilcisi olarak kabul ettirme yönündeki politikaları, sivil toplum faaliyetleri aracılığıyla Kıbrıs Türk toplumunda da karşılık bulmaya çalışıyor.

Bu kapsamda Bekin, KKTC’de gerçekleştirilen sosyal ve sivil toplum çalışmalarının yalnızca yardım veya toplumsal iş birliği perspektifinden değil, Kıbrıs sorununun siyasi boyutu dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

260 bin Euro’luk yardım çağrısı

Basın toplantısının önemli başlıklarından biri de Girne açıklarında batan feribotta hayatını kaybedenlerin ailelerine yapılması planlanan yardım oldu.

Bekin, Stelios Vakfı’nın kişi başına 10 bin Euro olmak üzere toplam 260 bin Euro nakdi yardım yapacağını açıklamasına ilişkin olarak, söz konusu yardımın kabul edilmemesi gerektiğini savundu.

Bekin, yardımın insani bir destek olarak görülmesinin mümkün olduğunu ancak vakfın KKTC’deki faaliyetlerine ilişkin dile getirdiği iddialar nedeniyle yardımın hangi amaç ve çerçevede yapıldığının yetkili makamlar tarafından incelenmesi gerektiğini belirtti.

Bekin ayrıca, mağdur ailelere yapılacak desteğin KKTC Hükümeti veya Türkiye Cumhuriyeti tarafından karşılanabileceğini ifade etti.

“Yetkili makamlar konuyu dikkatle incelemeli”

Doğan Bekin, Stelios Vakfı’nın söz konusu yardımı hangi amaçla yapmak istediği konusunun yetkili makamlar tarafından araştırılması gerektiğini söyledi.

Bekin, KKTC’nin Türkiye açısından stratejik ve siyasi önem taşıdığını belirterek, Rum Yönetimi ile bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü vakıf ve sivil toplum kuruluşlarının KKTC’de gerçekleştirdiği faaliyetlerin yakından takip edilmesi gerektiğini savundu.

Açıklamasında Soros Vakfı’na da atıfta bulunan Bekin, Stelios Vakfı ve benzeri kuruluşların KKTC’de yürüttüğünü iddia ettiği çalışmaların kontrol altına alınmasının KKTC’nin geleceği açısından önem taşıdığını ifade etti.

“KKTC’nin uluslararası alanda tanınması için güçlü adımlar atılmalı”

Kıbrıs meselesinin Türkiye’nin dış politikası açısından taşıdığı öneme de değinen Bekin, “Türkiyesiz bir Kıbrıs’ın ve Kıbrıs’sız bir Türkiye’nin mümkün olamayacağı” görüşünü dile getirdi.

Bekin, Türkiye’nin KKTC’nin uluslararası toplum tarafından bağımsız bir ülke olarak tanınmasını sağlamaya yönelik daha güçlü adımlar atması gerektiğini savundu.

KKTC’nin mevcut statüsünün korunması ve uluslararası alandaki konumunun güçlendirilmesinin Türkiye açısından stratejik bir öncelik olduğunu ifade eden Bekin, Kıbrıs meselesinin yalnızca ada merkezli bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

“Kıbrıs’ın stratejik önemi bugün de devam ediyor”

Doğan Bekin, basın toplantısının son bölümünde Kıbrıs’ın tarihsel ve jeopolitik önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bekin, 1878 yılında İngiltere’nin Kıbrıs’ı devralmasından önce adada İngiliz konsolosu olarak görev yapan Robert Hamilton Lang’ın Kıbrıs’ın stratejik önemine ilişkin değerlendirmelerine dikkat çekti.

Lang’ın, Kıbrıs’ın Süveyş Kanalı ve gelecekte inşa edilmesi düşünülen Fırat Vadisi tren hattı açısından önem taşıdığını, ayrıca İngiltere’nin Anadolu’ya yönelik olası askeri operasyonları bakımından adanın stratejik bir konuma sahip olduğunu ifade ettiğini aktaran Bekin, bu tarihsel değerlendirmelerin Kıbrıs’ın günümüzdeki jeopolitik konumunu anlamak açısından da önem taşıdığını söyledi.

Bekin’e göre Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki konumu, Türkiye açısından bugün de stratejik önemini koruyor.

“KKTC’nin geleceği dikkatle korunmalı”

Basın toplantısında Girne açıklarındaki feribot kazası sonrasında gündeme gelen yardım açıklamasından Kıbrıs’ın tarihsel ve stratejik önemine kadar birçok başlığı değerlendiren Doğan Bekin, KKTC’nin geleceğine ilişkin hassasiyetlerin korunması gerektiğini savundu.

Bekin, Stelios Vakfı’nın yardım teklifinin de bu çerçevede yetkili makamlar tarafından incelenmesini isterken, KKTC’deki sivil toplum faaliyetlerinin ve dış kaynaklı projelerin de daha yakından takip edilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Türkiye’nin KKTC’ye yönelik politikasında daha güçlü ve kapsamlı adımlar atması gerektiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının siyasi statüsünün ve KKTC’nin geleceğinin korunmasının Türkiye açısından temel önceliklerden biri olması gerektiğini ifade etti.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ