İsmail Şeker ile Bursa İçin Yeni Bir Hizmet Çağı

  • 03 Eylül 2026
İsmail Şeker ile Bursa İçin Yeni Bir Hizmet Çağı

“Bursa’yı makam odalarından değil, sokağın içinden yönetmeye talibiz. Çiftçimizin alın terini, esnafımızın emeğini, gençlerimizin hayallerini ve emeklimizin beklentilerini biliyoruz.”

Bursa siyasetinde sahaya, teşkilat çalışmalarına ve vatandaşla doğrudan iletişime dayalı yeni bir anlayışın öne çıkan isimlerinden biri olan Doğru Yol Partisi (DYP) Bursa İl Başkanı İsmail Şeker, Bursa’nın geleceğine ilişkin hedeflerini ve hizmet anlayışını ortaya koyuyor.

Çocukluğu çiftçi bir ailenin içerisinde geçen, çalışma hayatında uzun yıllar esnaflık yapan ve hayatın farklı kesimleriyle doğrudan temas kuran Şeker, siyaseti yalnızca seçim dönemlerinde yürütülen bir faaliyet olarak görmediğini vurguluyor.

Onun siyaset anlayışının temelinde; sokağı dinlemek, vatandaşı anlamak, esnafın kepenk açarken yaşadığı sıkıntıyı görmek, çiftçinin üretim maliyetlerini hissetmek, gençlerin gelecek kaygısını anlamak ve Bursa’nın bütün ilçelerini aynı hizmet anlayışı içerisinde değerlendirmek bulunuyor.

Şeker’in ortaya koyduğu siyasi yaklaşımın merkezinde ise “ortak akıl” ve “Bursa’nın bütün kesimleriyle birlikte hareket etme” anlayışı yer alıyor.


ÇİFTÇİ AİLESİNDE BAŞLAYAN BİR HAYAT HİKÂYESİ

İsmail Şeker’in siyasi duruşunun şekillenmesinde ailesinden aldığı kültürün önemli bir yere sahip olduğu belirtiliyor.

Çiftçi bir ailenin evladı olarak yetişen Şeker, daha çocukluk yıllarından itibaren toprağın ne anlama geldiğini, üretmenin ne kadar büyük emek istediğini ve alın terinin değerini yaşayarak öğrenen bir isim olarak öne çıkıyor.

Tarlada geçirilen zaman, üreticinin emeği, mevsim şartları, artan maliyetler ve alın terinin karşılığını alma mücadelesi, Şeker’in bugün siyaset yaparken üzerinde özellikle durduğu konular arasında bulunuyor.

Çiftçilik yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda Anadolu’nun ve Bursa’nın toplumsal hafızasının önemli unsurlarından biri.

Bu nedenle Şeker, üreticinin sorunlarını masa başında hazırlanmış raporlarla değil, sahada ve insanın günlük hayatındaki karşılığıyla değerlendiren bir siyasi anlayışı savunuyor.


ESNAFLIKTAN GELEN AHİLİK KÜLTÜRÜ

İsmail Şeker’in hayatındaki bir diğer önemli dönüm noktası ise uzun yıllar sürdürdüğü esnaflık.

Esnaflığın yalnızca ticari kazanç elde etmekten ibaret olmadığına dikkat çeken Şeker’in anlayışında dürüstlük, güven, komşuluk, dayanışma ve helal kazanç önemli bir yer tutuyor.

Bu yönüyle esnaflık kültürünün taşıdığı Ahilik anlayışının siyaset hayatına da yansıması gerektiğini düşünüyor.

Çünkü mahalle esnafı, bir kentin yalnızca ekonomik hayatının değil, aynı zamanda sosyal dokusunun da önemli bir parçası.

Sabahın erken saatlerinde kepenk açan, müşterisini tanıyan, mahallesindeki ihtiyaç sahibinden haberdar olan ve gün içerisinde onlarca insanla yüz yüze gelen esnaf, aslında sokağın en önemli gözlem noktalarından biri.

Şeker’in siyasi yaklaşımında da bu nedenle esnafın sesi ve sokağın gerçek gündemi özel bir önem taşıyor.


“SOKAĞIN DİLİNİ BİLMEYEN BURSA’YI YÖNETEMEZ”

İsmail Şeker’in siyaset anlayışının en dikkat çekici yönlerinden biri, vatandaşla doğrudan temas kurmayı öncelikli görmesi.

Bursa’nın yalnızca merkez ilçelerden ibaret olmadığını vurgulayan Şeker; dağ ilçelerinden ova bölgelerine, sanayi merkezlerinden kırsal mahallelere kadar kentin her noktasının kendine özgü sorunları bulunduğunu ifade ediyor.

Uludağ’ın eteklerindeki bir mahallede yaşayan vatandaşın beklentisiyle, sanayi bölgelerinde çalışan bir emekçinin beklentisinin aynı olmayabileceğine dikkat çeken Şeker, buna rağmen bütün vatandaşları ortak bir Bursa geleceği etrafında buluşturmanın mümkün olduğunu savunuyor.

Bu anlayış doğrultusunda;

Osmangazi’nin mahalleleri, Yıldırım’ın sokakları, Nilüfer’in gelişen bölgeleri, Gürsu ve Kestel’in üretim merkezleri, İnegöl’ün sanayi ve tarım potansiyeli, Gemlik’in liman ve tarım ekonomisi, Orhangazi’nin üretim gücü, İznik’in tarımsal ve turizm değerleri, Mustafakemalpaşa ve Yenişehir’in kırsal potansiyeli Bursa’nın büyük bütününün parçaları olarak değerlendiriliyor.

Şeker’e göre Bursa’nın geleceği, bu farklılıkların birbirinden koparılmasıyla değil, aynı hedef doğrultusunda buluşturulmasıyla şekillenecek.


“BİZ BÜYÜK BİR AİLEYİZ, ORTAK AKILLA YÖNETECEĞİZ”

İki çocuk sahibi bir baba olarak aile sorumluluğunun önemini yakından bilen İsmail Şeker, siyasette de aile kavramını yalnızca söylem olarak değil, toplumsal dayanışmanın temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyor.

Şeker, Bursa’daki siyasi yapılanmanın teşkilatlarla, mahalle temsilcilikleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, meslek kuruluşlarıyla, esnafla, çiftçiyle, gençlerle ve kadınlarla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu yaklaşımını şu sözlerle ifade ediyor:

“Bursa il ve ilçe teşkilatlarımızla, mahalle temsilciliklerimizle ve aziz Bursalı hemşehrilerimizle el ele, gönül gönüle kucaklaşarak tam bir bütün olacağız. Sokağı bilen, çiftçimizin ve esnafımızın halinden anlayan anlayışımızla kentin geleceğini ortak akıl ile inşa edeceğiz.”

Bu ifadeler, Şeker’in siyasi hedefinin yalnızca teşkilatları büyütmekten ibaret olmadığını; aynı zamanda vatandaşla teşkilat arasında güçlü ve sürekli bir iletişim ağı oluşturmayı hedeflediğini ortaya koyuyor.


MAKAM ODASINDAN DEĞİL, SAHADAN SİYASET

Şeker’in siyaset anlayışında dikkat çeken bir başka unsur ise makam merkezli değil, saha merkezli siyaset vurgusu.

Vatandaşın sorunlarının çoğu zaman resmi yazışmaların veya toplantı salonlarının dışında yaşandığını belirten bu yaklaşımda, siyasetin gerçek adresinin sokak, mahalle, pazar yeri, iş yeri, tarla ve vatandaşın yaşadığı alanlar olduğu savunuluyor.

Bir esnafın işlerinin neden düştüğünü, bir çiftçinin neden üretim maliyetlerinden yakındığını, bir gencin neden gelecek konusunda endişe duyduğunu anlamanın yolu doğrudan vatandaşla konuşmaktan geçiyor.

Şeker de bu nedenle Bursa’nın farklı bölgelerinde vatandaşlarla buluşmayı, teşkilatları sahada aktif tutmayı ve sorunları yerinde dinlemeyi önemsiyor.

Bu anlayış, klasik siyasi ziyaretlerin ötesine geçerek sürekli saha çalışması hedefini ortaya koyuyor.


BURSA’NIN EKONOMİSİ ÜRETİM VE EMEK ÜZERİNE YENİDEN KONUŞULMALI

Bursa, Türkiye’nin en önemli sanayi, tarım ve ticaret merkezlerinden biri.

Ancak kentin ekonomik gücünün yalnızca büyük sanayi kuruluşlarından ibaret olmadığına dikkat çeken Şeker’in yaklaşımında; küçük esnaf, çiftçi, KOBİ, işçi, üretici ve girişimci de Bursa ekonomisinin temel unsurları olarak görülüyor.

Bu çerçevede Bursa’nın ekonomik geleceğinin konuşulurken;

  • Çiftçinin üretim maliyetleri,
  • Esnafın kira ve işletme giderleri,
  • KOBİ’lerin finansmana erişimi,
  • Gençlerin istihdam olanakları,
  • Kadınların ekonomik hayata katılımı,
  • Yerel üretimin desteklenmesi,
  • Kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi,
  • Sanayi ile tarım arasındaki dengenin korunması

gibi başlıkların birlikte ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

Şeker’in siyasi perspektifinde Bursa’nın güçlü yönlerinin birbirinden bağımsız değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.


GENÇLERİN GELECEĞİ BURSA’NIN GELECEĞİDİR

İsmail Şeker’in üzerinde durduğu başlıklardan biri de gençler.

Bursa’nın genç nüfusunun kentin en büyük potansiyellerinden biri olduğunu belirten Şeker’in yaklaşımında gençlerin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir kitle olmaması gerektiği vurgulanıyor.

Gençlerin;

eğitim, istihdam, spor, kültür, sanat, teknoloji ve girişimcilik alanlarında desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor.

Gençlerin enerjisinin doğru kanallara yönlendirilmesinin hem sosyal hem de ekonomik açıdan Bursa’ya önemli katkı sağlayacağı düşünülüyor.

Bu nedenle gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi ve kendilerini ifade edebilecekleri mekanizmaların güçlendirilmesi de Şeker’in önem verdiği konular arasında yer alıyor.


KADINLARIN EMEĞİ VE TOPLUMSAL HAYATTAKİ YERİ

Şeker’in vizyonunda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumu da önemli bir başlık oluşturuyor.

Kadınların yalnızca aile içerisinde değil, üretimde, ticarette, yerel yönetimlerde, sosyal projelerde ve kent yönetiminde daha güçlü biçimde yer alması gerektiği belirtiliyor.

Özellikle kadın emeğinin ekonomik değere dönüştürülmesi, kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve kadınların yerel karar mekanizmalarında daha fazla söz sahibi olması gerektiği savunuluyor.

Bu yaklaşımın temelinde ise güçlü bir toplumun, toplumun bütün kesimlerinin karar süreçlerine katılımıyla mümkün olabileceği düşüncesi bulunuyor.


BURSA’NIN HER İLÇESİ AYRI BİR DEĞER

Bursa’nın en önemli özelliklerinden birinin ilçeler arasındaki ekonomik ve kültürel çeşitlilik olduğuna dikkat çekiliyor.

Sanayi ve ticaret merkezleriyle tarım bölgelerinin aynı il sınırları içerisinde bulunduğu Bursa’da, her ilçenin kendine özgü potansiyeli bulunuyor.

Şeker’in hedeflediği siyasi anlayışta bu potansiyellerin tamamının değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

İnegöl mobilyasıyla, Gemlik limanı ve üretimiyle, İznik tarihi ve tarımıyla, Mustafakemalpaşa kırsal potansiyeliyle, Yenişehir tarımıyla, Orhangazi üretimiyle, Kestel ve Gürsu sanayisiyle, Nilüfer gelişmiş kent yapısıyla, Osmangazi ve Yıldırım güçlü nüfus ve ticaret yapısıyla Bursa’nın ekonomik ve sosyal bütünlüğünün parçalarını oluşturuyor.

Bu nedenle Bursa’ya ilişkin hizmet vizyonunun ilçeler arasında ayrım yapmadan, her bölgenin ihtiyacına göre şekillendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.


“BURSA’NIN HER SOKAĞINDA VATANDAŞIN SESİNİ DUYMAK İSTİYORUZ”

İsmail Şeker’in ortaya koyduğu anlayışın temelinde vatandaşın dinlenmesi bulunuyor.

Çünkü siyasetin yalnızca konuşmak değil, aynı zamanda dinlemek olduğuna dikkat çekiliyor.

Bir vatandaşın yaşadığı problemi anlatmasına fırsat vermeden hazırlanan hiçbir projenin gerçek anlamda toplumsal karşılık bulamayacağı ifade ediliyor.

Bu nedenle mahalle toplantıları, esnaf ziyaretleri, çiftçi buluşmaları, gençlerle görüşmeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla istişarelerin daha da artırılması hedefleniyor.

Şeker’in yaklaşımında vatandaşın yalnızca seçimden seçime değil, yılın her döneminde siyasetin muhatabı olması gerektiği vurgulanıyor.


“SİYASET İNSANA DOKUNDUĞU ZAMAN ANLAMLIDIR”

İsmail Şeker’in siyasi çizgisinin merkezinde insana dokunan hizmet anlayışı bulunuyor.

Onun için siyaset; yalnızca kürsülerde yapılan konuşmalar, miting meydanları veya seçim kampanyalarından ibaret değil.

Siyaset;

sabah erkenden dükkânını açan esnafın selamını almak, tarlasına giden çiftçinin derdini dinlemek, iş arayan gencin beklentisini anlamak, ev ekonomisini ayakta tutmaya çalışan kadının yükünü görmek, emeklinin geçim mücadelesini dinlemek ve çocukların geleceğine dair umutlarını büyütmek anlamına geliyor.

Bu anlayışın Bursa siyasetine farklı bir soluk getirmesi hedefleniyor.


BURSA İÇİN YENİ BİR HİZMET DÖNEMİ HEDEFİ

Doğru Yol Partisi Bursa İl Başkanı İsmail Şeker’in ortaya koyduğu vizyon, Bursa’nın ekonomik ve sosyal potansiyelinin bütüncül biçimde değerlendirilmesine dayanıyor.

Çiftçi ailesinde başlayan yaşam deneyimi, esnaflık yıllarında kazanılan ticari ve sosyal tecrübe, aile sorumluluğu ve siyasi birikimin aynı potada buluştuğu bir anlayış ortaya çıkıyor.

Bu anlayışın temel sloganı ise açık:

Daha çok saha, daha çok istişare, daha çok üretim ve daha güçlü Bursa.

Şeker, Bursa’nın sorunlarının çözülemeyecek kadar büyük olmadığını; yeter ki şehir yönetiminde vatandaşın sesinin gerçekten duyulması ve karar alma süreçlerinde ortak aklın esas alınması gerektiğini savunuyor.


“BURSA’NIN ÖZ EVLADI OLARAK HİZMET ETMEYE TALİBİZ”

İsmail Şeker’in siyaset yolculuğunda kendisini farklı kesimlerden ayıran temel unsur olarak ise sahadan gelmek öne çıkıyor.

Çiftçi ailesinin kültürüyle toprağı, esnaflık geçmişiyle ticareti, aile hayatıyla sorumluluğu ve siyasi tecrübesiyle teşkilatçılığı tanıyan Şeker; Bursa’nın geleceğinde toplumun bütün kesimlerinin söz sahibi olması gerektiğini savunuyor.

Uludağ’ın eteklerinden Bursa Ovası’na, Gemlik Körfezi’nden İnegöl’e, İznik’ten Mustafakemalpaşa’ya kadar kentin her noktasını ortak bir gelecek perspektifi içerisinde değerlendiren Şeker’in mesajı ise net:

“Biz Bursa’nın yalnızca bugününü değil, yarınını da düşünüyoruz.”

Bursa’nın güçlü bir üretim şehri, güçlü bir ticaret merkezi, güçlü bir tarım kenti ve aynı zamanda yaşanabilir bir dünya şehri olması gerektiğini belirten Şeker, bunun ancak vatandaş, teşkilat, sivil toplum, esnaf, çiftçi, iş dünyası, kadınlar ve gençlerin ortak aklıyla mümkün olacağına inanıyor.

Siyasetin merkezine insanı, hizmetin merkezine Bursa’yı koyan bu anlayışla yola çıkan DYP Bursa İl Başkanı İsmail Şeker, kendisini “sokağın öz sesi” olarak tanımlayan bir siyaset anlayışıyla Bursa’nın geleceğinde daha güçlü bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.

Çünkü onun için Bursa sadece yönetilecek bir şehir değil;

emek verilecek, üretilecek, korunacak ve gelecek nesillere daha güçlü şekilde teslim edilecek bir memleket meselesi.

Ve bu anlayışın özünde tek bir hedef bulunuyor:

“Bursa’yı hep birlikte, ortak akılla, alın teriyle ve gönül birliğiyle hak ettiği zirveye taşımak.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ