KESK’ten Ankara’da “Adalet Nöbeti”: “10 Yıldır Süren Hukuksuzluk Sona Ermeli”

  • 19 Temmuz 2026
KESK’ten Ankara’da “Adalet Nöbeti”: “10 Yıldır Süren Hukuksuzluk Sona Ermeli”

ANKARA – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamu görevinden ihraç edilen emekçilerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla Ankara’da başlattığı “Adalet Nöbeti”ni sürdürüyor. KESK Bursa Şubeler Platformu adına Derviş Erdem tarafından yapılan açıklamada, nöbetin yalnızca ihraç edilen kamu çalışanlarının değil, hukuk devleti, demokrasi, çalışma hakkı ve toplumsal adalet mücadelesinin de sembolü olduğu ifade edildi.

Konfederasyon, yaklaşık on yıldır devam ettiğini belirttiği hukuki süreçlerin artık sonuçlandırılmasını isterken, Ankara’daki nöbet sırasında bazı sendika yöneticileri ve üyelerinin gözaltına alındığını açıkladı.

“Katledilen adaletin nöbetini tutuyoruz”

Basın açıklamasında, Ankara’da iki gündür sürdürülen eylemin yalnızca ihraç edilen kamu emekçilerinin göreve iadesi talebiyle yapılmadığı vurgulandı.

KESK’e göre nöbet;

  • hukuk devletinin yeniden tesis edilmesi,
  • çalışma hakkının korunması,
  • iş güvencesinin güvence altına alınması,
  • demokrasi ve temel hakların savunulması,
  • toplumun ortak geleceğinin korunması

amacıyla gerçekleştiriliyor.

Açıklamada, “On yıl önce elimizden alınan adaletin, gasp edilen çalışma hakkının, çalınan ekmeğin ve karartılan geleceğimizin nöbetini tutuyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Gözaltı iddiası: “Yaklaşık 20 kişi gözaltına alındı”

KESK’in açıklamasına göre Ankara’daki Adalet Nöbeti sırasında güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu çoğunluğu KESK ve bağlı sendikaların Merkez Yürütme Kurulu üyelerinden oluşan yaklaşık 20 kişi gözaltına alındı.

Sendika, müdahale sırasında biber gazı ve orantısız güç kullanıldığını öne sürerken, “Adalet istemek ne zamandan beri suç oldu?” sorusunu yöneltti.

“KESK darbelere karşı tutumunu her zaman açık biçimde ortaya koydu”

Basın açıklamasında, KESK’in geçmişten bugüne askeri ve sivil tüm darbelere karşı ilkesel tutum aldığı belirtildi.

Konfederasyon, özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında ve sonrasında da darbe girişimine karşı açık tavır sergilediğini vurgulayarak, buna rağmen KHK süreçlerinde çok sayıda sendika üyesinin kamu görevinden ihraç edildiğini savundu.

“OHAL yalnızca darbecilere uygulanmadı”

KESK, 15 Temmuz sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) sürecinin zaman içinde yalnızca darbe girişimiyle bağlantılı kişilerle sınırlı kalmadığını ileri sürdü.

Açıklamada, OHAL döneminde;

  • kamu emekçilerinin,
  • gazetecilerin,
  • akademisyenlerin,
  • kadın örgütlerinin,
  • belediyelerin,
  • sendikaların,
  • sivil toplum kuruluşlarının

çeşitli uygulamaların hedefi haline geldiği iddia edildi.

Sendikanın paylaştığı verilere göre OHAL döneminde çıkarılan 36 Kanun Hükmünde Kararname ile kamudan 162 binden fazla kişi ihraç edilirken, binlerce dernek, vakıf, medya kuruluşu ve çeşitli kurum da kapatıldı.

KESK, OHAL uygulamalarının olağanüstü dönem tedbiri olmaktan çıkarak kalıcı yönetim anlayışının parçasına dönüştüğünü savundu.

“4 bin 259 KESK üyesi ihraç edildi”

Açıklamaya göre KHK süreçlerinde kamu görevinden çıkarılanlar arasında 4 bin 259 KESK üyesi de bulunuyor.

Sendika, ihraç edilen üyelerinin önemli bölümünün darbe girişimiyle bağlantılı herhangi bir suçlama ile karşı karşıya olmadığını savunurken, üyelerinin;

  • parasız eğitim,
  • anadilinde eğitim,
  • iş güvencesi,
  • kadın hakları,
  • çocuk hakları,
  • çevrenin korunması,
  • demokrasi,
  • barış,
  • eşitlik

gibi talepler nedeniyle hedef alındığını ileri sürdü.

KESK, söz konusu faaliyetlerin Anayasa ile güvence altına alınmış sendikal haklar kapsamında bulunduğunu ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler tarafından da korunduğunu belirtti.

“İhraçlar yalnızca iş kaybı anlamına gelmedi”

Basın açıklamasında KHK mağduriyetlerinin yalnızca kamu görevinden çıkarılmakla sınırlı olmadığı ifade edildi.

Sendikaya göre ihraç edilen çok sayıda kamu emekçisi;

  • uzun yıllar iş bulamadı,
  • sosyal güvenceye erişimde güçlük yaşadı,
  • sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamadı,
  • çocuklarının eğitim hayatında ciddi sorunlarla karşılaştı,
  • ekonomik nedenlerle evlerini kaybetti,
  • ağır psikolojik sorunlar yaşadı,
  • ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

KESK ayrıca bazı ihraç edilen kamu çalışanlarının görevlerine ancak yaşamlarını yitirdikten sonra iade edildiğini öne sürdü.

OHAL Komisyonu eleştirisi

Konfederasyon, 2017 yılında kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun etkili bir başvuru yolu oluşturmadığını savundu.

Açıklamaya göre;

  • Komisyon yaklaşık altı yıl faaliyet gösterdi.
  • 2023 yılında çalışmalarını tamamladı.
  • Başvuruların büyük bölümü reddedildi.
  • Yalnızca sınırlı sayıda kamu görevlisi görevine dönebildi.

KESK, komisyonun hukuksuzluğu gidermek yerine kalıcı hale getirdiğini ileri sürerken, komisyonun kapanmasının ardından dosyaların özel yetkili idare mahkemelerine devredildiğini ve yargı süreçlerinin halen devam ettiğini belirtti.

Konfederasyon, KESK üyelerine ilişkin ihraç dosyalarının yaklaşık yarısında yargılamaların onuncu yılına rağmen henüz tamamlanmadığını açıkladı.

“Demokratikleşme için KHK rejimi sona ermeli”

KESK, Türkiye’de son dönemde çatışmasızlık ortamı ve demokratikleşmeye yönelik tartışmaların yeniden gündeme geldiğine dikkat çekerek, gerçek bir demokratikleşmenin KHK uygulamalarının yol açtığı mağduriyetlerin giderilmesiyle mümkün olacağını savundu.

Özellikle barış talebini dile getiren sendikal faaliyetler nedeniyle ihraç edilen kamu çalışanlarının durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

İktidar ve yargıya çağrı

Basın açıklamasının sonunda KESK, hükümete, yargı organlarına ve kamuoyuna çeşitli çağrılarda bulundu.

Konfederasyon;

  • mahkemeler üzerindeki siyasi baskı iddialarının sona erdirilmesini,
  • uzun süredir bekleyen dosyaların hızla sonuçlandırılmasını,
  • beraat, takipsizlik veya göreve dönüş yönünde yargı kararı bulunan kamu emekçilerinin görevlerine gecikmeden iade edilmesini,
  • sendikal faaliyetleri nedeniyle ihraç edildiğini savunduğu tüm kamu çalışanlarının geçmişe dönük özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine döndürülmesini

talep etti.

Mücadele mesajı

KESK Bursa Şubeler Platformu adına yapılan açıklama, “Biz kazanacağız, geri döneceğiz” sloganıyla sona ererken, sendika örgütlü mücadelenin sürdürüleceği mesajını verdi.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ