“Emekli Bütçeye Yük Değil, Kendi Fonunu İstiyor”

  • 16 Temmuz 2026
“Emekli Bütçeye Yük Değil, Kendi Fonunu İstiyor”

“Sorunun kaynağı emekli değil, yıllardır yanlış yönetilen sistemdir”

Türkiye’de milyonlarca emeklinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, son dönemde yeniden ülke gündeminin en önemli başlıklarından biri haline geldi. Ekonomi yönetiminin “emeklilerin bütçe üzerindeki yükü” ve “çalışan-emekli dengesi” üzerinden yaptığı değerlendirmeler tartışılırken, emeklilik sistemini ve yaşanan sorunları bu kez emekli hakları mücadelesi veren bir isimle konuştuk.

Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu Siyasi Partilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Emekli ve Emekçiler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Hastürk, “Emekli bütçeye yük değildir. Emekli, yıllarca çalışarak kendi hakkını kazanmış vatandaştır” diyerek mevcut sisteme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


“Emeklinin yük olduğu algısı büyük bir yanılgıdır”

Gazeteci: Son dönemde kamuoyunda “emeklilerin bütçeye ağır bir yük oluşturduğu” yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Sizce gerçekten sorun emekliler mi?

Sedat Hastürk: Öncelikle şunu ifade etmek gerekir; emeklinin bütçeye yük olduğu yönündeki söylem, sosyal devlet anlayışıyla ve temel ekonomi gerçekleriyle örtüşmemektedir. Emekli maaşı bir yardım değildir. Bir çalışanın yıllarca alın teriyle ödediği primlerin karşılığıdır.

Bir insan çalışma hayatı boyunca devlete prim ödüyor, üretime katkı sağlıyor, ülke ekonomisine değer katıyor. Emeklilik döneminde aldığı maaş ise kendi hakkıdır. Bu nedenle emekliye “yük” gözüyle bakılması doğru değildir.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde emeklilik sistemi, vatandaşın çalışma döneminde oluşturduğu güvence üzerine kuruludur. Türkiye’de de emeklinin hakkı bir lütuf değil, kazanılmış bir haktır.


“Üç çalışan bir emekliye bakıyor söylemi gerçeği yansıtmıyor”

Gazeteci: Yetkililerin sıkça dile getirdiği “üç çalışan bir emekliye bakıyor” söylemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sorunun nedeni gerçekten nüfus yapısı mı?

Sedat Hastürk: Bu söylemin eksik ve yanlış bir değerlendirme olduğunu düşünüyorum. Emeklilik sistemi sadece çalışanların mevcut emeklileri finanse ettiği basit bir yapı değildir. Çalışanlar kendi gelecekleri için de prim ödemektedir.

Bugün sistemde yaşanan sıkıntının temel nedenini yalnızca çalışan-emekli oranına bağlamak doğru değildir. Asıl tartışılması gereken konu, yıllar boyunca sosyal güvenlik kaynaklarının nasıl yönetildiğidir.

Eğer bugün emekliler geçim sıkıntısı yaşıyorsa, bunun nedenlerini geçmiş dönemlerde alınan ekonomik ve siyasi kararlarda aramak gerekir.


“Emeklilik fonları dünyada güçlü ekonomik kaynaklardır”

Gazeteci: Dünyadaki emeklilik fonları ile Türkiye’deki sistemi karşılaştırdığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz?

Sedat Hastürk: Dünyada emeklilik fonları çok önemli finansal kaynaklar olarak görülür. Birçok ülkede bu fonlar uzun vadeli yatırımlar yapan, disiplinli şekilde yönetilen ekonomik güç merkezleridir.

Türkiye’de ise yıllardır emeklilik sisteminin finansmanı ve kaynakların kullanımı konusunda ciddi tartışmalar yaşanıyor. Emeklinin ödediği primlerin nasıl değerlendirildiği, bu kaynakların ne şekilde yönetildiği mutlaka şeffaf biçimde ele alınmalıdır.

Bizim talebimiz çok açık: Emeklinin alın teriyle oluşturduğu kaynakların yine emeklinin refahı için kullanılmasını istiyoruz.


“Aynı ülkede farklı emekliler arasındaki fark sorgulanmalı”

Gazeteci: Aynı ülkede farklı emekli grupları arasında ciddi maaş farkları bulunuyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Sedat Hastürk: En önemli sorulardan biri budur. Türkiye’de uzun yıllar çalışan, yüksek prim ödeyen vatandaşların emeklilik döneminde beklediği karşılığı alamaması büyük bir adaletsizlik duygusu oluşturuyor.

Bazı kurumların kendi emeklilik sistemleriyle daha yüksek maaşlara ulaşabilmesi, genel sosyal güvenlik sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Burada mesele sadece maaş miktarı değildir. Mesele, yıllarca çalışan insanların emeklilik döneminde insanca yaşayabilmesidir.


“Emekli kara delik değil, toplumun değeridir”

Gazeteci: Son olarak karar vericilere ve kamuoyuna mesajınız nedir?

Sedat Hastürk: Buradan açık bir çağrı yapmak istiyorum. Emekliler ekonomik bir yük olarak görülmemelidir.

Emekliler bu ülkenin yıllarca çalışan, üreten, vergi veren insanlarıdır. Onların talepleri bir ayrıcalık talebi değildir; hak talebidir.

Biz hazineden lütuf istemiyoruz. Emeklinin kendi emeğiyle oluşturduğu kaynakların adil ve doğru şekilde değerlendirilmesini istiyoruz.

Emeklilik sistemi yeniden ele alınmalı, şeffaf, sürdürülebilir ve hakkaniyetli bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Emekliler haklarını aramaya devam edecektir. Çünkü emeklinin talebi daha fazlası değil; yıllarca verdiği emeğin karşılığını alabilmektir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ