TÜRKİYE 

Kuyu suyu sizce temiz mi?

Sosyal Medyada Paylaş

Bursa’da barajlardaki su oranı yüzde 5 seviyesine kadar düşünce, Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki BUSKİ’nin kentteki su sorununu çözmek için şebekeye kuyu suyu bastığı iddia edilmişti. Bu iddia ‘İçme suyu ile ilgili sağlık açısından risk var mı?’ sorusunu akıllara getirirken, Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Erkan Tekin Mutlu, konuyla ilgili enBursa.com’a açıklama yaptı. Yaklaşık 2 hafta önce CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, Bursa’da su birim fiyatını bir kez daha gündeme taşıdı ve BUSKİ’nin abonelere kuyu suyunu baraj suyu ile aynı fiyattan verdiğini söyledi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki BUSKİ’nin kentteki su sorununu çözmek için şebekeye kuyu suyu bastığı iddialarına yenileri eklendi. Evlerin çeşmelerinden akan çamurlu su ise vatandaşları tedirgin etti.

Bu iddialar üst üste gelince TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Erkan Tekin Mutlu, enBursa.com’a Bursa’nın su gerçeklerini anlattı.

“BURSA’DAKİ ÇAMURLU SULARIN SEBEBİ SUSUZLUK”

Suların çamurlu akmasına ilişkin Mutlu, şunları kaydetti:

“Geçen hafta bu suların haberi çıktıktan sonra BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Devrim bey ile bir sohbet etme imkanı bulduk. Halkın bu şikayetlerini kendisine sordum. Sebebi susuzluk.

“BURSA’YA 150 ADET SU KUYUSU AÇILDI”

Mevcut barajların yetersiz su seviyesinden kaynaklı olarak halka daha iyi hizmet verebilmek için şehirde mevcut olan kuyuların üzerine açtıklarını bunun da toplamının 150 adeti bulduğu söylendi. Yeni açılan kuyulardan gelen ilk suların kil tabakası ile beraber aktığını ve çamurlu gibi gözüken kısmen kokulu olduğu söylenen suyun bu sebeple aktığını ama 48 saatten fazla sürmediği, 48 saatten fazla süren bölgelere zaten müdahale edip o hattı durdurup tekrar eski hatlarından su verdiklerini söylediler.

“BUSKİ’YE GÖRE KUYU SUYUNUN RAPORLARI TEMİZ”

Bunun üzerine biz bilimsel meslek disiplini temsil ettiğimiz için bazı açıklamaları desteklemeleri gerektiğini ve analiz raporlarını bizimle paylaşmalarını rica ettim. Son iki aylık raporlara ulaştık. Raporlar içerisinde kendi yapmış oldukları analizler içerisinde suyun içilemeyeceğine dair herhangi bir ibare biz göremedik. Raporlar içilebilinir gözüküyor. Ama tabi bu şu demek değildir ‘Çeşmenizden sarı renki kirli su akıyor. Bunun laboratuvar test sonuçları temiz çıkmış. Alın bunu için.’ gibi bir sorumluluk alamayız. Bu halkın tamamen kendi iradesidir.“

“BUSKİ’NİN GÖNDERDİKLERİ SONUÇLAR İLE YETİNİYORUZ”

Yapılan analizlerin BUSKİ tarafından yapıldığını ve onların gönderdikleri analiz sonuçlarına sadece bakmakla yetindiklerini dile getiren Mutlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Gönül ister ki kendimiz test yapalım. Ne bizim odamızın ne de başka şehirlerdeki odaların böyle bir  maddi gücü imkanı yok. Bizim akredite olmuş labratuvarlarımızda kendi analizlerimizi yapıp kendi sonuçlarımızı verebileceğimiz bir imkan yok. Bağımsız test kuruluşlarına ancak numune gönderebiliriz. Ama maddi imkanlar söz konusu. Daha önceden çok popüler olan Greenpeace gibi çevre örgütleri sponsorlar ile beraber bu işleri yapıyorlardı ama şuan böyle bir analiz için yeterli imkan yok. Biz ancak bize sunulan raporlara bakmak ile yetiniyoruz.”

“SU FAKİRİ BİR ÜLKEYİZ”

Yapılan analiz ve örneklerle Türkiye’nin su konusunda geldiği noktaya da değinen Mutlu, su fakiri bir Türkiye olduğunu dile getirdi.

Mutlu konuşmasına şöyle devam etti:

“Biz yıllardır son 3-5 sene öncesine kadar Türkiye’yi su zengini zannediyorduk.  Kişi başına 8 bin m2 su düşen dünya standartlarına göre ülkeler su zengini ülkeleri sanılıyor. Bizim rakamlarımız 2010 yılında bin 652 m2 2020 yılına gelindiğinde bin 346 m2 2040 yılı içinde projeksiyonlarda bin 120 m2 yani su zengini olabilmek için gerekli su 8 bin m2. Ancak şuanda 2020 itibari ile bin 346 m2 sahibiz. Yani biz su fakiri bir ülkeyiz. Bize yıllardır su zengini dendi ama biz hiçbir zaman su zengini olmamışız. Durum günden güne daha kötüye gidiyor.”

“SUYUN YÜZDE 74’ÜNÜ TARIM VE SANAYİDE KULLANIYORUZ”

Su tasarrufun önemine değinen Mutlu, öncelikle tarım ve endüstriyel kısımlarda tasarruf yapılmasına vurgu yaptı.

Mutlu konuşmasına şöyle devam etti:

“Su tasarrufu öncelikle yapmamız gereken işlerin başında geliyor. Zaman zaman kamu spotları görüyoruz. Su bilincini arttırıyor ve olması gereken şeyler. Biz suyun yüzde 74’ünü tarım alanlarında ve sanayide kullanıyoruz. Bizim asıl sarfiyat yaptığımız tarım ve endüstriyel kısım. Bir tişörtün üretilmesi için 128 litre su harcıyoruz. Bir otomobilin hattan inmesi için 40 bin litre su gerekiyor. Biz önce tarımda ve endüstriyel kısımda suyu efektif kullanmamız gerekir. Geri döşümler ile suyu tekrar kullanmayı öğrenmeliyiz. Tarım için eski sitemden uzaklaşıp damla sulama ve yağmurlama yöntemlerini öğrenmeliyiz.”

“BURSA’DA GÜNLÜK 200 BİN M2 SU KUYULARDAN GELİYOR”

Bursa’da günlük hane kullanımında 350 bin m2 su kullanıldığını ama barajların kurumaya yakın olduğundan dolayı bunun 200 bin m2’nü kuyu suyu kullanıldığını söyleyen Mutlu, şunları kaydetti:

“Bursa kötü durumda değildi ama yavaş yavaş düşüyor. Türkiye ortalamasına göre daha iyiydi ama genel duruma baktığımızda Bursa’da su fakiri.  Bursa’da 350 bin m2 günlük su sarfiyatı varmış. Yani hane kullanımı kişisel kullanım için harcanan bu. Bunun son zamanlarda 200 bin m2’ne yakın kısmı kuyulardan karşılanıyor. Kuyu suyuna ne zaman ihtiyaç olunursa o zaman kullanılıyor. Eğer kuyular açılmasaydı Bursa’nın suyu Ağustos ayında tükenmiş olacaktı. 150 yeni kuyu Ağustos ayından itibaren kademeli olarak açılıp devreye alındı.”









Diğer Haberler

Yorum Yaz

shares