TEKNOLOJİ 

Eğitimde Yine “Tüy” Diktik!

Sosyal Medyada Paylaş

Eğitimci-Yazar Zeki Baştürk’ten ibretlik bir yazı daha…; “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçları açıklandı. Üç yılda bir yapılan teste Türkiye’den (15) onbeş yaş altındaki (6.890) altıbin sekizyüzdoksan öğrenci ve (186) yüzseksenaltı okul katıldı. Türkiye ,okumada kırkıncı, matematikte kırkikinci ve fen bilimlerinde ise otuzdokuzuncu oldu. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyesi 36 ülke içinde ise son beşte yer aldı.

Okuma, matematik ve fen alanlarında yapılan sınav sonuçlarına göre eğitimimiz yine sınıfta kaldı; yine çuvalladı. (15) Onbeş yaş altındaki öğrencilerden önemli bir bölümünün temel becerilerden yoksun kaldığı bir kez daha kanıtlandı. Okuma eylemi , insan yaşamının en önemli temel becerilerinden birisidir. İnsanları, diğer canlılardan ayıran önemli bir özelliktir. Yaşam boyu kullanılan bir araçtır. Düşünceyi besleyen, geliştiren ve çabuklaştıran bir kaynaktır.

Öğrenme işleminde okumanın önemi oldukça büyüktür. Yazılı metinler sayesinde insanlar her ortamda ve her yerde bilgi edinme olanağı bulur. Okuma ile dünyaya bakış ufku gelişir. Kültürlü bir insan olmanın en etkin bir yolu da okumaktır. Okuma alışkanlığı ve okuma düzeyi toplumların gelişmişlik düzeyini belirler. Öncelikle topluma iyi bir birey yetiştirebilmek için çok kitap okunmalıdır. Bir toplumda okuyanların sayısı ne kadar çoksa o toplumun uygarlık düzeyi o kadar yüksek olur.

Evde, okulda, iş yerinde hep bir şeyler okunur. Artık bilgi çağında yaşanıyor. Bilim adamlarının, gerek sosyal bilimler, gerek eğitim bilimleri gerekse fen bilimlerinde yaptıkları çalışmalar sayesinde her geçen gün baş döndürücü yeni buluşlarla karşılaşılmaktadır. Bu bilgilere ulaşmak ve çağa ayak uydurabilmek için çok okumak zorunludur. Türk toplumu olarak daha çok gelişebilmek ve uygar toplumlar düzeyine çıkabilmek için hiç durmadan, ara vermeden okuma yapılmalıdır. Sınav sonuçları da gösteriyor ki okumayan, okuduğunu anlamayan, eğer anlıyorsa anladığını anlatamayan öğrenciler yetiştiriyoruz.

Gelelim matematiğe : Matematik ne işe yarar? Matematik, kişiye doğru düşünmeyi, doğru soru sormayı, muhakeme edebilme yeteneğini, problem çözme becerilerini kazandırmayı hedefler. İnsanların doğayı daha iyi anlamalarını, kavradıkları gerçeklere daha doğru yaklaşmalarını ve ölçülü davranmayı öğrenmelerini sağlar. Matematiği gerçek anlamda bilen bir insan, doğru düşünür, ölçülü davranır, doğruyu ve yanlışı daha iyi ayırt eder.

Bundan daha büyük kazanım olur mu? Görülüyor ki alanda da eğitimimiz eksik ya da yetersiz. Çünkü çevremize baktığımızda düşünen, sorgulayan, ölçülü davranan insan sayısı o kadar az ki. Fen Bilgisi, doğayı ve doğa ötesi varlıkları , olayları ve bunların arasındaki gerçek (algılanabilen ve algılanamayan) bilgileri insanların hizmetine sunan bilim dalıdır. Kısaca Fen Bilgisi; doğayı insanların anlayabileceği biçimde çok yönlü analiz eden bir bilim dalıdır.

Doğa bir kaynaktır; fen bu kaynaktan yararlanma aracı ve yöntemlerini içeren bilim dalıdır. Bu dersi de yeterince işleyemediğimiz su götürmez bir gerçektir. Yağmurun yağmasını yağmur duasına çıkarak beklersek, depremi Tanrı’nın insanları cezalandırması diye algılar, susuzluğu alınyazısına bağlarsak fen bilimlerinde geldiğimiz nokta çok net biçimde görülür. Resim, müzik , spor gibi yetenek derslerini kaldırır; matematik , felsefe gibi düşünmeyi öğreten dersleri seçmeli yaparsanız PISA sonuçları kaçınılmaz olur. Ara tatillerini ikiden üçe çıkarmakla , liyakatsız yöneticileri işbaşına getirmekle eğitim sorunları çözülmez. Okuma alışkanlığı kazandırmakla, düşündürmekle , düşündüklerini anlatabilme becerisi kazandırmakla olur.









Diğer Haberler

Yorum Yaz

shares