“Türkiye hiçbir küresel gücün taşeronu olmamalıdır”
Anayol Partisi Genel Başkanı Ali Karakurt, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin ardından yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’nin dış politika vizyonuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin uluslararası ittifaklar içinde yer alırken yalnızca milli menfaatlerini esas alması gerektiğini vurgulayan Karakurt, “Türkiye tarih boyunca hiçbir küresel gücün taşeronu olmamıştır, bundan sonra da olmamalıdır” dedi.
Anayol Partisi Genel Başkanı Ali Karakurt, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi sonrasında yaptığı kapsamlı yazılı açıklamada, Türkiye’nin dış politika anlayışı, uluslararası ittifaklardaki konumu ve bölgesel güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
NATO Zirvesi’nin Türkiye’nin jeopolitik önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Karakurt, Türkiye’nin küresel güvenlik mimarisindeki rolünün her geçen gün daha da güçlendiğini ifade etti. Ancak Türkiye’nin uluslararası alandaki ağırlığının herhangi bir ülkeye veya ittifaka bağımlılıktan değil, güçlü devlet yapısından, köklü kurumlarından, caydırıcı ordusundan ve milletinden kaynaklandığını dile getirdi.
“Türkiye kendi kararlarını kendi veren büyük bir devlettir”
Türkiye’nin tarih boyunca bağımsız dış politika geleneğini koruduğunu belirten Karakurt, ülkenin hiçbir zaman başka devletlerin çıkarları doğrultusunda hareket eden bir aktör olmadığını söyledi.
Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde kendi milli iradesi doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Karakurt, dış politika kararlarının yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin milli güvenliği, ekonomik çıkarları ve stratejik hedefleri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini ifade etti.
Karakurt, Türkiye’nin güçlü devlet geleneği sayesinde bölgesel ve küresel gelişmeler karşısında kendi politikalarını üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti.
“İttifaklar milli menfaatlerin önüne geçmemeli”
Açıklamasında NATO üyeliği başta olmak üzere uluslararası ittifaklara da değinen Karakurt, Türkiye’nin müttefikleriyle ilişkilerini sürdürürken temel önceliğinin milli çıkarlar olması gerektiğini kaydetti.
Hiçbir uluslararası organizasyonun veya küresel güç mücadelesinin Türkiye’nin milli politikalarının önüne geçmemesi gerektiğini belirten Karakurt, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye uluslararası ittifaklar içerisinde yer alırken dahi yalnızca kendi milli menfaatlerini esas almalıdır. Hiçbir küresel hesaplaşmanın ön cephesi, hiçbir bölgesel çatışmanın vekil gücü ve hiçbir devletin stratejik planlarının uygulayıcısı olmamalıdır.”
“Dış politika akıl ve diplomasi üzerine kurulmalı”
Anayol Partisi Genel Başkanı Karakurt, Türkiye’nin dış politikasının temelinde akılcı diplomasi, dengeli ilişkiler ve güçlü caydırıcılığın bulunması gerektiğini ifade etti.
Komşu ülkelerle ilişkilerde gereksiz gerilimlerin Türkiye’nin çıkarına olmayacağını belirten Karakurt, sorunların diplomatik yollarla çözülmesini savunduklarını söyledi.
Türkiye’nin barışı önceleyen ancak milli güvenliği konusunda taviz vermeyen bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Karakurt, bölgesel istikrarın Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gücünü de doğrudan etkileyeceğini dile getirdi.
“Yurtta güvenlik, bölgede istikrar, dünyada adalet”
Açıklamasında Anayol Partisi’nin dış politika vizyonuna da yer veren Karakurt, partilerinin temel yaklaşımının “Yurtta güvenlik, bölgede istikrar, dünyada adalet” ilkesi olduğunu belirtti.
Bu anlayış doğrultusunda Türkiye’nin çatışmaları büyüten değil, çözüm üreten; kutuplaşmayı artıran değil, uzlaşmayı güçlendiren bir ülke olması gerektiğini ifade eden Karakurt, Türkiye’nin tarihi ve diplomatik birikiminin buna uygun olduğunu söyledi.
“TSK yalnızca Türk milletinin güvenliği için görev yapmalıdır”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görev tanımına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karakurt, ordunun temel görevinin başka ülkelerin çıkarlarını korumak olmadığını ifade etti.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, vatanını, bayrağını ve milletin güvenliğini korumakla yükümlü olduğunu belirten Karakurt, ordunun milli güvenlik anlayışı çerçevesinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
“Tam bağımsız Türkiye hedefinden vazgeçmeyeceğiz”
Anayol Partisi olarak tam bağımsızlık ilkesini siyasetlerinin merkezine koyduklarını ifade eden Karakurt, güçlü Türkiye’nin ancak kendi milli iradesiyle hareket eden, ekonomik, siyasi ve askeri kararlarını bağımsız şekilde alabilen bir Türkiye olacağını söyledi.
Türkiye’nin dış politikada ne Doğu ile Batı arasında tercih yapmak zorunda olduğunu ne de küresel güç bloklarının rekabetine taraf olması gerektiğini belirten Karakurt, esas önceliğin Türkiye Cumhuriyeti’nin milli çıkarları olduğunu dile getirdi.
“Bizim tarafımız Türk milletidir”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin dış politikada izlemesi gereken rotaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ali Karakurt, şu ifadeleri kullandı:
“Biz ne Doğu’nun ne Batı’nın safında yer almayı bir hedef olarak görüyoruz. Bizim tarafımız adaletin, bağımsızlığın, milli egemenliğin ve Türk milletinin tarafıdır. Türkiye tarihinden aldığı güçle geleceğini kendi iradesiyle inşa edecek kudrete sahiptir. Anayol Partisi olarak tam bağımsız, güçlü ve saygın bir Türkiye hedefi doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.”
Karakurt’un açıklaması, NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin dış politika yönelimi, uluslararası ittifaklardaki konumu ve milli güvenlik politikalarına ilişkin yürütülen tartışmaların sürdüğü bir dönemde dikkat çeken değerlendirmeler arasında yer aldı.
