EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!

  • 25 Mayıs 2026
EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!

Sendikacı Veli Beysülen makalesinde;

Malum Kurban Bayramı arifesindeyiz. Ne yazık ki milyonlarca emekli, her bayramı, bir önce ki bayramdan daha çok yoksullaşmış olarak karşılıyor. Zira 2008 yılında yürürlüğe giren, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) kanunun getirdiği düzenlemelerle, emekliler çok büyük kayıplar yaşadılar ve bugün çoğunluğu açlık sınırının hatta asgari ücretin altında ki maaşa mahkûm edildi. Özellikle tek adam yönetimine geçişten bu yana ülkede, uygulanan ekonomik model kayıpları katladı. Zira ülke 8 yıldır, tek imza ile hayata geçirilen kararlarla yoksuldan zengine ciddi bir kaynak transferi yaşıyor.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Dairesi (DİSK-AR), 2018 yılından bu yana iki dini bayramda yılda iki defa emeklilere ödenmekte olan, emekli Bayram İkramiyesinin nasıl eridiğini hazırladığı raporla gözler önüne serdi. Konfederasyon Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 21 Mayıs 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde, DİSK-AR’ın ikramiyenin erimesi raporu ile emeklilerin genel yoksulluğunu konu alan bir basın açıklaması yaptı. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, DİSK Yönetim Kurulu Üyeleri, Ankara Bölge Temsilcisi, konfederasyona bağlı Devrimci Emekliler Sendikası merkez ve şube yöneticileri, üyeleri ve konfederasyona bağlı diğer sendikaların şube yöneticileri ile üyelerinin katılarak destek verdikleri açıklamada Çerkezoğlu, ikramiye artık ikramiye değil harçlık niteliğindedir. Dolayısıyla bunu kabul etmek mümkün değil. İkramiye en az asgari ücret kadar olmalı ve emeklilere yılda 4 ikramiye verilmelidir dedi.

Çerkezoğlu’nun açıklamasında belirttiği DİSK-AR Mayıs 2026 raporuna göre, emekli bayram ikramiyesi, asgari ücret ve enflasyon karşısında ciddi değer kaybı yaşadı. Nitekim 2018 yılında 1.000 lira olarak ödenen emekli ikramiyesi, 2018 yılında asgari ücretin %62,4’üne denk gelirken 2026 yılında %14,2’ine geriledi. Rapora göre 2018 yılında 1.000 lira olarak ödenmesine başlanan ikramiye asgari ücrete paralel artırılmış olsa bugün 17.514 lira olurdu. Bu rakamın ortaya koyduğu gerçek, bugün 4.000 lira olarak ödenen ikramiyenin, iki bayram için toplam yıllık kaybın, 27.027 TL, 8 yıllık toplam kaybın ise 76.088 TL. olduğudur.

DİSK-AR verilerine göre ikramiyeler yalnızca asgari ücret karşısında değil, enflasyon karşısında da büyük ölçüde eridi. Zira ikramiye TÜFE oranında artmış olsaydı, 2026 yılında 11.752 lira olmalıydı. Buna göre 2018-2026 arasında her bir bayram için toplam ikramiye kaybı: 20.376 TL. 8 Yıllık toplam kayıp ise 40.752 TL.

Raporda göre Nisan 2018-Nisan 2026 döneminde gıda fiyatları %1.442 oranında artarken, bayram ikramiyesi yalnızca %300 arttı. Araştırmada, emekli bayram ikramiyelerinin keyfi artışlar yerine belirli bir kritere bağlanması gerektiği vurgulandı. Nitekim DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bu kriteri emekli ikramiyesi ile en düşük emekli maaşının, asgari ücret seviyesine çıkarılması ve her yıl asgari ücret artış oranı kadar artırılmasını önerdi.

DİSK-AR’ın emekli ikramiyesine ilişkin öne çıkan iki önerisi ise şöyle:

1- İkramiyenin asgari ücrete endekslenmesi,

2- Emekli aylıklarıyla oransal bağ kurulması,

Evet, daha önce birkaç defa yazılarımda belirttim, iktidar emeklilere ikramiye verilmesi noktasına kolay gelmedi. Zira daha önce Genel Başkan olarak görev yaptığım, DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası, 2007-2018 yılları arasında emeklilere ikramiye verilmesi için önemli mücadeleler verdi. Sendikanın talebi, her bir emekliye yılda iki defa almakta olduğu maaşı kadar ikramiye verilmesiydi. Sendikanın 2007 yılından itibaren, bunun için verdiği mücadele, önemli bir kamuoyu oluşturdu. Bu mücadeleyi önemseyen muhalefet partileri, emeklilerin sorunlarını dile getirip, iktidar olduklarında emeklilere ikramiye vereceklerini sürekli dile getirdiler. Dolayısıyla AKP-MHP iktidar bloku, adına Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi dediği sisteme geçiş için, o zaman 12,5 milyon olan emekliler ile ailelerinin oylarını almak üzere, 2018 seçimlerinin arifesinde, bayram ikramiyesi verme noktasına geldi. Yani bu önemli kazanım, şimdiki adı Devrimci Emekli-Sen olan, DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikasının verdiği 11 yıllık uzun soluklu mücadelenin kazanımıydı.

Yukarıda belirttim, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı kanun öncelikle emekliler emekçi sınıf ve katmanlara büyük kayıplar yaşattı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, açıklamasında konuya ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Çerkezoğlu, bir yandan emekli  olmanın şartları zorlaşırken, diğer yandan ise emekli maaş bağlama oranları düşürüldü, güncelleme katsayısı düşürüldü, emeklilerin milli gelirden aldığı pay düşürüldü ve emekli maaşlarının artışı resmi enflasyona endekslendi dedi. Bu nedenle emekli maaşları büyük bir erime yaşadı diyen Çerkezoğlu açıklamasının devamında ise emeklilerin yoksullukla karşı karşıya olduğunu vurguladı. İktidarın bu yoksulluğa karşılık ucube bir yöntem getirerek, 2019 yılında itibaren, hazineden aktarılan destekle en düşük emekli maaşı uygulaması başlattığını belirtti. Ancak o da çözüm olmadı diyen Çerkezoğlu, 2019 yılında bu uygulama başladığında, en düşük emekli aylığı 1.000 lira iken ortalama emekli aylığı onun iki katı kadar 2090 liraydı. Bugün ise en düşük emekli aylığı 20.000 lira ortalama aylığı ise 23.575 liradır. Yani iktidar emeklileri alt ücrette eşitliyor dedi.

Evet, bu hafta Kurban Bayramı, emekliye verilen 4.000 lira ikramiye 2 kilo baklava almaya yetmiyor. Tüm bu gerçekler ortadayken hükumet, ekonomik dengeleri koruma gerekçesine sığındı ve bu yıl emekli ikramiyesini artırmadı. TÜİK’in açıklamasına göre Nisan ayı sonu itibariyle, son 12 aylık enflasyon oranı %32,37. Buna göre geçen yıl 4.000 lira olan bayram ikramiyesi, 1.281 lira eriyerek 2.719 liraya geriledi. Bu sadece son 1 yılda ki kayıp. Kaldı ki TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranı, piyasada ki gerçek enflasyonu yansıtmıyor. Maalesef “itibardan tasarruf olmaz” diye lüks ve şatafata yapılan harcamalar ile sermayeye para aktarmakta kaynak sıkıntısı çekmeyen hükümet, sıra yıllarını bu ülkeye vermiş emeklilerin bayram ikramiyesine gelince kaynak yok bahanesine sığınıyor.

Halbuki 5510 sayılı kanunun çıkarıldığı süreçte, DİSK ile DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası olarak biz, bu kanunun emeklileri sefalete sürükleyeceğini ısrarla vurgulamış, diğer konfederasyonlar ve meslek birlikleriyle birlikte çıkarılmaması için yoğun bir mücadele vermiştik. Ancak ulusal ve uluslararası sermayenin taleplerini karşılamak üzere, Türkiye toplumunda ki ayrışma ile 2001 krizinin yarattığı yoksulluğu kullanan ve 12 Eylül faşist darbesinin getirdiği barajlı seçim sistemi sayesinde, aldığı %34 oy oranıyla, TBMM’nin üye sayısını nerdeyse 2/3’ine denk gelen milletvekilliği kazanan AKP, parlamento da ele geçirdiği sayısal üstünlükle yasayı çıkardı. Kuşku yok ki, 2002 yılında iktidar olan AKP gerek çalışma hayatına dair yaptığı düzenlemeler gerekse sosyal güvenlik sistemini yeniden yapılandırdığı  düzenlemelerde, sınıfsal tercihini sermayeden yana yaptı.

Evet, 2018 yılında sembolik olarak verilmesine başlanan emekli ikramiyesi, artık bir yaşlının torununa harçlık olarak vermekten utanacağı rakama tekabül ediyor. Halbuki emekli ikramiyesi, onları rencide eden harçlık niteliğinde değil, ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmalı. Bunun için, emekliler ile dul ve yetimleri arasındaki ayrıma son verilmeli ve tüm emekliler ile hak sahiplerine yılda 4 defa asgari ücret tutarında ikramiye verilmeli. Kısacası emekli ikramiyesi, 4.000 lira gibi göstermelik bir rakam olmaktan çıkarılmalı ve asgari ücret tutarında ikramiye olmalıdır.

İktidara sorarsanız size kaynak yok diyecekler. DİSK Genel Başkanının da açıklamasında belirttiği gibi mesele kaynak yokluğu değil, iktidarın halktan topladığı kaynağı dağıtmada ki sınıfsal tercihidir.

Genel Başkanlığını yapmaktan hep onur duyduğum, DİSK’e bağlı Türkiye’nin ilk emekli sendikası, Tüm Emekliler Sendikasının 2007 yılından 2018 yılına kadar 11 yıl aralıksız verdiği mücadele ve yaptığı çalışmalar sonucu elde edilmiş olan ikramiyenin, emeklinin ihtiyacına cevap verecek düzeye çıkarılması için emekli sendikalarının, mücadeleyi yükseltmeleri şart. Ancak böyle yapıldığında emekliye “Kaynak yok!” diyen ancak sıra sermayenin milyarlarca lira vergisini affetmeye gelince gözünü kırpmayan iktidara “Artık yeter!” demekle mümkün olacaktır. Zira milyonlarca emeklinin yoksulluğu yadsınamaz gerçek!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ