“Bırakın beni Osman’ı döveceğim”
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hasan Kaya makalesinde;
Bir zamanlar şarkılarla ilgili “Pop On” listeleri hazırlanırdı. Bu listeler, kaset satışlarını ve halkın müzik tercihlerini belirlediği için önemliydi.
Ülkemiz siyasetinde günümüzdeki yaşananları da tıpkı “Pop On” mantığı ile sıralayacak olursak siyaseten en yoğun haftalardan olan bugün nasıl bir yaşamışlıklar listesi oluşurdu?
İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına yeni atamalar yapıldı. Bu nedenle de tabii ki gündemin birinci sırasında bu iki bakan gündemin zirvesine oturdular. Meclisteki yemin töreni, siyasetin “ilk performansı” gibiydi.
Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek, kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim olduğu için pek çok kimse gibi ben de araştırma ihtiyacı hissetmedim.
Ama yeni atanan İçişleri Bakanı’nın ismini ilk kez duymuş gibiydim. Kısa bir araştırmada Erzurum Valisi olduğunu; İmam-Hatip Lisesi, Siyasal, Hukuk ve İlahiyat Fakültelerinden mezuniyetleri bulunduğunu ve iki dalda yüksek lisans yaptığını gördüm.
Üstelik hafızlık yarışmasında birincilik almış olması, sahte diplomaların konuşulduğu bir dönemde apayrı bir anlam taşıyor.
Böylesi donanımlı, çizgisi ve duruşu ile halkın gönül teline dokunabilen birinin ülkemin İçişleri Bakanı olması beni gerçekten memnun etti. Görev yaptığı yerlerdeki göz dolduran icraatlarını ve halkla kurduğu diyalogları görünce de duygulandım, sosyal medya hesabımda paylaştım.
Bazı dostlar paylaşımlarımı gördükten sonra “Ne oldu, yeni İçişleri Bakanı AK Parti’ye muhalefet etme şiddetini düşürmüş gibi duruyor” diye takılmadan edemediler.
Ne yalan söyleyeyim, biraz öyle oldu.
Bir zamanlar “Her il’e bir Ömer gerek” diyen Erdoğan’ın sözleri aklıma gelmedi değil. Demek ki bu ülkede ve ümmet coğrafyasında hâlâ arandığında bulunabilen “Ömerler” varmış. İstenildiği zaman da bulunabiliyormuş…
Üçkâğıtçılığı, sahtekârlığı, düzenbazlığı, uçkur kaçkını menfaat düşkünlüğü tescillenmiş zübükzadeleri partinin yönetim kadrolarına musallat edeceğine böylesi kişilikli nitelikli insanlar ile siyaset yapıldığı, yol yüründüğü zaman kim ne diyebilir ki…
İtiraz, niteliksiz zübükzadeler ile ekonominin iyi yönetilememesine ve “Biz iktidara geldiğimizde sizin gibi zalim olmayacağız.” sözünün unutulmasınaydı.
Yoksa yapılan hizmetlere ve yürütülen nitelikli dış siyasete aklı selim olan kimsenin bir şey dediği veya diyebileceği şey yok…
Hoş bazılarını memnun etmek mümkün değil tabii ki.
Kimilerine göre artı yazan İçişleri Bakanlığına yapılan atama, CHP İzmir Milletvekili gibi yeni İçişleri Bakanı için radikal İslamcı, aşırı sağcı gibi sıfatlarla tenkit etmeye çalışıyor ama halkın gönlünde taht kurmuş insanlara bu yakıştırmalar hiçbir zaman karşılığını bulmadı…
Eskişehir-Mihalgazi Belediye Başkanı da başörtüsü ile “Pop On” Listesinin ilk sıralarındaydı…
Başörtüsü batıyor kardeşim…
Yıl kaç olursa olsun, bu başörtü birilerine çok fena batıyor… Bu defa da Zeynep Başkan’ın başörtüsü birilerine çok ama çok fena batmış…
Ama bu defa başörtüsüne gereken değeri verildi. Demokrasi ve insan hakları üstün geldiği için batan göz siyaseten ameliyat edildi… Meczup partisinden ihraç edildi. Parti Genel Başkanı Mihalgazi’ye kadar gelip özrünü beyan etti…
Mahmut Tanal – “İmamoğlu için fezleke hazırlayan birini ben kürsüde yemin ettirmem” çıkışı ve ardından “Bırakın beni Osman’ı döveceğim” sözleri haftanın repliği olarak hafızalara kazındı. Bu sahne uzun yıllar unutulmayacak gibi.
Ali Mahir Başarır – Yumruk yemese de şanslı değildi; yeni Adalet Bakanı’nın elini sıkmasıyla İmamoğlu’nun radarına girdi. İmamoğlu’nu içeri atan birinin elini nasıl sıkarsın öfkesi ile bir anda trollerin hedefi oldu.
Osman Gökçek’e biraz haksızlık yapıldı. Çünkü Alpay ile kıyaslanması bence haksızlıktı… Ama sonuçta Ankara’nın Osmanları meşhur oldu…
Görele, Adapazarı Belediye Başkanları ise apayrı bir şekilde gündem olup, gidenlerdendi…
CHP’den seçilen Görele Belediye Başkanı 16 yaşındaki belediye çalışanının kızını taciz etmek nedeniyle tutuklandığı için Mahkeme Kapısında “Dik dur eğilme… Görele seninle” sloganları atılması dikkate değerdi ve siyasetteki seviyeyi göstermesi bakımından önemliydi…
AK Partili Sakarya Belediye Başkanı ile ilgili 22 yaşındaki hukuk öğrencisi bir kızın Kamu Denetçisinin düzenlediği bir toplantıda kürsüye çıkıp “Annem belediye özel kaleminde çalışıyor ve belediye başkanı ile gönül ilişkisi var” diye yaptığı şikâyet üzerine AK Parti tarafından ihraç talebiyle “aklanda gel” denilerek disipline sevk edildiği haberleri bir anda gündeme düştü…
Sakarya Belediye Başkanı olayı yargıya taşıdı… Yargının ve AK Parti’nin vereceği karar bekleniyor…
Bu işin A Partisi ve B Partisi yok… Yanlış yapan hesabını verir. Hakkında suçlama ve şikâyet olanlarla ilgili de savcılar gereğini yapar, hakimler kararını verir…
Ne öyle mahkeme kapılarına gidip bağırıp çağırmalar, slogan atmalar… Adalet ile ilgili konular mahkemelerde çözülür… Seçim sandığı iktidarı ve muhalefeti belirler; kimin suçlu kimin suçsuz olduğunun kararını mahkemeler verir…
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Keçiören Belediye Başkanı ile yaşadığı küfür polemiği gündem yoğunluğu nedeniyle ancak listenin sonunda yer bulabildi…
“Pop On” Tarzı Zirveye Çıkanlar (Haftanın Hitleri): İçişleri Bakanı’nın atanması, Mihalgazi’de başörtüsü krizi sonrası özür, Mahmut Tanal’ın kürsü çıkışı.
Düşüşte Olanlar: Görele Belediye Başkanı taciz davası, Sakarya Belediye Başkanı gönül ilişkisi iddiası, Keçiören polemiği.
Unutulmaz Performanslar: Meclis yemin töreni, İmamoğlu hakkında fezleke hazırlayan bakan öfkesi, Ankara’nın Osmanları.
İronik Notlar: Başörtüsü tartışmasının yeniden sahneye çıkışı, sosyal medyada yankılanan polemikler, belediye krizleri.
Sonuç: Siyaset sahnesi, tıpkı müzik listeleri gibi inişli çıkışlı. Bir gün zirvede olan, ertesi gün düşüşte.
Bu dalgalanmayı ironik bir “Pop On” listesiyle okumak, kasvetli gündeme farklı bir nefes katıyor. Çünkü bazen en ağır meseleleri bile hafif bir ritimle anlatmak, toplumun hafızasında daha derin bir iz bırakıyor.
