KİRAZLIYAYLA’DA HUKUKA AYKIRI KURULAN TESİSİN ATIK DEPOSU ÇÖKTÜ
“MEYRA AŞ’NİN ATIK HAVUZU AŞIRI YAĞMURLARDAN DOLAYI ÇÖKMÜŞTÜR. ZARARIN BOYUTLARI HENÜZ ÖLÇÜLEMİYOR!”
Bursa Barosu’nun konuya ilişkin basın açıklaması şöyle:
“Yenişehir Kirazlıyayla’da bulunan maden işletmesinin çevreye vereceği zararları önlemek için Bursa Barosu ve akademik odalarca 2019 yılından bu yana verilen hukuki mücadeleye rağmen bu işletmenin atıklarını biriktirdiği atık barajı geçen hafta yağmurlardan dolayı çökmüştür. Atıklar Sarıyer Deresi’ne dolmuş ve öncelikle Barcın Mahallesi olmak üzere ovaya doğru giderek yeraltı sularına karışmış, henüz boyutlarının büyüklüğü ölçülemez bir halde çevre ve doğa felaketi yaşanmasına sebebiyet vermiştir.
2019 yılında, Yenişehir Kirazlıyayla Mahallesi’nde Meyra AŞ tarafından işletilen maden ocağı yanında çevredeki başka ocaklardan gelecek cevherlerin zenginleştirilmesi için heyelana açık dik bir yamaca özel bir tesis kurulması planlanmış, alınan “Nihai ÇED Olumlu” kararı üzerine Kirazlıyaylalılar, Bursa Barosu ve akademik meslek odalarının da desteğiyle yaşayacakları olumsuzlukların farkında olarak hukuksal mücadele başlatmışlardır.
Hukuksal süreç çok cepheden yürütülmeye çalışılmış, öncelikle “Nihai ÇED Olumlu Kararı”nın iptali için Bursa İdare Mahkemesinde dava açılmıştır.
Bunun yanında tesis alanı ile atık sahasının bulunduğu orman alanına ait tahsis ve kesim izinlerinin iptali için iki ayrı dava açılmıştır.
Yine, DSİ tarafından, korumakla görevli olduğu ve su hacmi gittikçe azalan İznik Gölü’nden çekilen tarımsal sulama suyunun önemli bir bölümünün tesise tahsis edilmesi nedeniyle, bunun iptali de dava edilmiştir.
Nihai ÇED Olumlu kararının iptali davası uzun ve yıpratıcı hukuki mücadeleye yol açmıştır. Tesisin kurulması aleyhine verilen bilirkişi raporlarına rağmen, Bursa 1. İdare Mahkemesi’nce böylesi teknik ve uzmanı olmadıkları bir konuda hukuka aykırı gerekçeler yaratılarak, açılan davalar reddedilmiştir.
Bu kararlar, anayasal sağlıklı çevrede yaşama hakkına yönelik kararları içtihat oluşturan Danıştay 6. Dairesi tarafından iki kere bozulmuştur.
Yıllar süren davada, uzmanlıkları yüksek ve kalabalık bir bilirkişi kuruluyla yapılan keşif sonunda verilen ayrıntılı raporlardan sonra yerel mahkeme ancak ikiye bir çoğunlukla iptal kararı verebilmiştir.
Bu aşamadan sonra hukuken garabet niteliğinde bir işbölümü kararıyla Danıştay dairesi değişmiş, iptal yönünde, net ve açık bilimsel ve hukuki gerekçeler sunan bilirkişi raporlarına rağmen önceki içtihatların tamamen zıddı olan bir kararla Danıştay 4. Dairesi tarafından, hukuka ve bilime aykırı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu fahiş hata ve tamamen hukuka aykırılık içeren Danıştay 4. Daire kararı sonrasında Kirazlıyayla sakinlerinin kırılan umutlarına paralel olarak, yerel mahkemenin son iptal kararına rağmen işletmeyi kapatmayan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın da göz yummasıyla Meyra AŞ kirletici üretimine hız kesmeden devam etmiştir.
Danıştay kararının hukuki dinlenilme hakkı başta olmak üzere, adil yargılanma hakkı ve diğer anayasal hakları ihlal etmesi nedeniyle Kirazlıyayla sakinleri adına, yaklaşık 1 yıl önce Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılmıştır. Maalesef atık barajının çöktüğü güne kadar bu başvuru hakkında bir karar çıkmamıştır.
Açtığımız davalarda bilirkişi raporları ile tespit edilip yargı kararına da geçtiği üzere atık barajının zarar görmesi halinde bundan bütün Yenişehir Ovası’nın etkileneceği açıkça belirtilmişti. Ancak buna rağmen kâr hırsıyla hareket eden maden şirketine idarece ve buna eşlik eden yargı kararıyla yol verildi. Bilim dinlenmedi, hukuk dinlenmedi, vicdan dinlenmedi.
Köylülerle beraber protesto yürüyüşlerinde yollar jandarma tarafından kesildi. Hak arayan köylü kadınları gözaltına alındı, yargılandı. Ve sonuç olarak; telafisi olanaksız zararlara yol açan bir çevre ve doğa katliamı yaratıldı.
‘Dava dilekçelerinde yazdıklarımızda haklı çıktık’ demek, artık bir anlam taşımıyor. Zira kirletilen hava, su ve toprağı bu sözler geri getirmiyor. Ancak, sorumluların cezalandırılması için Bursa Barosu olarak mücadeleye devam edeceğiz. Gerekli hukuki ve cezai hazırlıklar tamamlanıp ilgili yasal başvurular yapılacaktır.”
