“Bu Bir Lütuf Değil, Alın Terinin Hesabıdır”
Yağmur Altında Onur Mücadelesi: Emekliler Yoksulluğa Karşı Ayağa Kalktı…
Bursa Şehreküstü Meydanı, sağanak yağmura rağmen bu kez sessizliğe değil, yoksulluğa, adaletsizliğe ve görmezden gelinmeye karşı yükselen emekli seslerine sahne oldu. Tüm Emeklilerin Sendikası öncülüğünde bir araya gelen emekliler, insanca yaşam talebini bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı. Basın açıklamasına CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da katılarak emeklilere destek verdi.
Yağmur altında yapılan açıklamada, emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğun bir kader ya da ekonomik zorunluluk değil, AKP–MHP iktidarının bilinçli ve tercihe dayalı politikalarının sonucu olduğu vurgulandı. Açıklamada, emeklilerin bugün yalnızca geçinemediği değil, yaşamdan sistemli biçimde dışlandığı ifade edildi.
Emekliler Kira, Fatura, İlaç ve Pazara Sıkıştı
Basın açıklamasında, milyonlarca emeklinin aylık gelirinin kira, elektrik, doğalgaz, su, gıda ve ilaç giderleri arasında eridiği, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiği belirtildi. Açlık sınırının çok altında kalan emekli maaşlarıyla yaşamaya zorlanan emeklilerin, sosyal hayattan koparıldığı, sağlık hizmetlerine erişiminin fiilen engellendiği vurgulandı.
Emeklilerin, yıllarca çalışarak ülkenin üretimine katkı sunduğu hatırlatılarak, bugün gelinen noktada emeğin cezalandırıldığı, yoksulluğun ise kalıcı hale getirildiği ifade edildi.
“Bu Yoksulluk Bir Tercihtir”
Sendika adına yapılan açıklamada, yaşanan tablonun ekonomik krizle açıklanamayacağı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Bu yoksulluk bir zorunluluk değil, açık bir sınıfsal tercihtir. Kaynaklar emekliye gelince tükeniyor; yandaşa, faize, rant projelerine ve israfa gelince sınırsızca bulunuyor.”
Emeklilere “kaynak yok” denilirken, vergi afları, kamu ihaleleri ve faiz ödemeleri için bütçenin seferber edildiği belirtilerek, ekonomik adaletsizliğin faturasının emeklilere kesildiği dile getirildi.
Sarıbal: “Emeklilerin Talebi Sadaka Değil, Hak”
Basın açıklamasında söz alan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, emeklilerin taleplerinin lütuf ya da ayrıcalık olmadığını vurguladı. Sarıbal, şunları söyledi:
“Emekliler insanca yaşayabilecekleri bir maaş istiyor. Bu, devletin keyfine bağlı bir iyilik değil; yıllarca ödenen primlerin, verilen emeğin karşılığıdır. Emekliler bu ülkenin yükü değil, temel direğidir.”
Sarıbal, emeklilerin bugün yaşadığı yoksulluğun siyasi bir tercih olduğunu belirterek, bu tablonun kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Şükredin” Siyasetine Tepki: Sabır Tükendi
Açıklamada, emeklilere yönelik “şükredin”, “müsait zaman”, “bütçe imkânları” gibi ifadelerin aşağılayıcı olduğu vurgulandı. Bu söylemlerle emeklilerin susturulmak, taleplerinin ertelenmek istendiği belirtilerek, emeklilerin sadaka değil hak talep ettiği net bir dille ifade edildi.
Emekli maaşlarına yapılacak artışların enflasyonu artıracağı yönündeki söylemlerin ise gerçek dışı ve bilinçli bir propaganda olduğu savunuldu. Enflasyonun sebebinin emekliler değil; rant düzeni, vergi adaletsizliği, plansız ekonomi ve yanlış politikalar olduğu belirtildi.
“Emekli Parayı Lükse Değil Hayata Harcar”
Açıklamada, emekli maaşlarına yapılacak artışların lüks tüketime değil, doğrudan temel ihtiyaçlara gideceği vurgulandı. Emeklilerin aldığı her kuruşun pazara, kiraya, ilaca ve faturaya harcandığı belirtilerek, bu harcamaların ekonomiye doğrudan katkı sağladığı ifade edildi.
Net ve Açık Talep: Seyyanen 20 Bin Lira Zam
Tüm Emeklilerin Sendikası, taleplerini net bir biçimde sıraladı. Buna göre:
-
Tüm emeklilere derhal seyyanen 20 bin lira zam yapılması,
-
Emekli aylıklarının açlık sınırının altında olmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi,
-
Emeklilerin sendikal örgütlenme hakkının tanınması,
-
Sendikaya yönelik kapatma tehditleri ve baskıların son bulması talep edildi.
Sendika yetkilileri, bu taleplerin ertelenemez ve pazarlık konusu yapılamaz olduğunu vurguladı.
“Müsait Zaman Yok, Emeklinin Sabrı Bitti”
Basın açıklaması, emeklilerin hep bir ağızdan attığı “Müsait zaman yok, emeklinin sabrı bitti” sloganıyla sona erdi. Yağmur altında yapılan açıklama, emeklilerin yalnızca geçim mücadelesi değil, onur ve hak mücadelesi verdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
