Kutlu Parti’den Türk Dünyası İçin Kapsayıcı, Stratejik ve Uzun Vadeli Vizyon

  • 28 Ocak 2026
Kutlu Parti’den Türk Dünyası İçin Kapsayıcı, Stratejik ve Uzun Vadeli Vizyon

Kutlu Parti Türk Devlet ve Teşkilatlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Hikmet Çıra, Türk Dünyası’nın mevcut durumu, bugüne kadar yapılan stratejik hatalar, kaçırılan tarihsel fırsatlar ve gelecekte atılması zorunlu adımlar hakkında kapsamlı ve dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Çıra’nın değerlendirmeleri, Türk Dünyası meselesinin yalnızca kültürel ya da diplomatik bir başlık olmadığını; doğrudan Türkiye’nin bekası, güvenliği ve gelecek yüzyılıyla ilgili stratejik bir mesele olduğunu ortaya koydu.

Türk Dünyası: Sayılarla Küresel Ölçekte Bir Güç

Türk Dünyası’ndan söz edildiğinde çoğu zaman duygusal bir kardeşlik söyleminin öne çıkarıldığını belirten Dr. Hikmet Çıra, meselenin aslında çok daha somut, ölçülebilir ve küresel düzeyde etkili bir güç alanına karşılık geldiğini vurguladı. Türk Dünyası’nın bugün 8 bağımsız devlet, 15 yarı bağımsız yapı ve yaklaşık 120 Türk topluluğundan oluştuğunu ifade eden Çıra, bu geniş yapının toplam nüfusunun 400 milyona yaklaştığını söyledi.

Yalnızca bağımsız ve yarı bağımsız Türk devletlerinin yüzölçümünün yaklaşık 11 milyon kilometrekareye ulaştığını belirten Çıra, Türk kökenli toplulukların dünya geneline yayılımı dikkate alındığında, aynı medeniyet havzasına mensup halkların neredeyse küresel ölçekte bir dağılıma sahip olduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti.

Çok İnançlı ve Çok Kültürlü Bir Medeniyet Havzası

Türk Dünyası’nın en ayırt edici özelliklerinden birinin inanç çeşitliliği olduğuna dikkat çeken Çıra, bu coğrafyada Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Budist ve Şamanist Türk topluluklarının bir arada yaşadığını belirtti. Bu durumun Türk Dünyası’nı yalnızca etnik değil, aynı zamanda kültürel ve medeniyet açısından da son derece güçlü ve kapsayıcı bir yapı haline getirdiğini vurguladı.

Bu çeşitliliğin bir zayıflık unsuru olarak değil, doğru bir stratejiyle yönetildiğinde büyük bir avantaja dönüşebileceğini ifade eden Çıra, Türk Dünyası’nın bu yönüyle küresel medeniyetler arasında özgün ve benzersiz bir konuma sahip olduğunu söyledi.

4 Trilyon Dolarlık Ekonomik Güç Atıl Durumda

Türk Dünyası Bağımsız Devletler Topluluğu’nun 2024 yılı itibarıyla toplam gayrisafi milli hasılasının yaklaşık 2,1 trilyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Çıra, yarı bağımsız devletler ve Türk topluluklarının ürettiği ekonomik değer de hesaba katıldığında bu rakamın yaklaşık 4 trilyon dolara ulaştığını ifade etti.

Bu büyüklüğün, Türk Dünyası’nı dünya ekonomisinde başlı başına bir aktör haline getirebilecek güçte olduğunu dile getiren Çıra, buna rağmen söz konusu potansiyelin yıllardır stratejik bir vizyonla değerlendirilemediğini ve büyük ölçüde atıl bırakıldığını söyledi.

Büyük Türk Birliği: İdeal Değil, Zorunluluk

Kardeş Türk devletleriyle kurulacak güçlü bağların yalnızca ideolojik ya da romantik bir birlik fikri olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çıra, Büyük Türk Birliği’nin aynı zamanda ekonomik, ticari ve stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Türk Birliği’nin hayata geçirilmesi halinde, dünya ticaretinin önemli bir bölümünü doğrudan ve dolaylı olarak yönlendirebilecek bir gücün ortaya çıkacağını belirten Çıra, bunun küresel dengeler açısından Türkiye’ye tarihsel bir avantaj sağlayacağını dile getirdi.

Emperyalist Gündemlerle Oyalama Stratejisi

Dr. Hikmet Çıra, Türkiye’nin uzun yıllardır emperyalist projeler aracılığıyla mikro azınlık tartışmalarına hapsedildiğini ve bu durumun Türk Dünyası gibi devasa bir coğrafyanın inşasını engellemek için bilinçli şekilde kullanıldığını ifade etti. Türkiye’nin stratejik olarak asıl odaklanması gereken büyük resimden uzaklaştırıldığını belirten Çıra, bunun ciddi bir zaman ve enerji kaybına yol açtığını söyledi.

SSCB Sonrası 35 Yıl: Kaçırılan Tarihsel Fırsat

Sovyetler Birliği’nin 1989’da dağılmasının ardından Türk devletleriyle ilişkilerin geliştirilmesi için önemli bir fırsat doğduğunu hatırlatan Çıra, ancak geçen 35 yıllık sürecin büyük ölçüde heba edildiğini ifade etti.

Bu dönemde ticaretin geliştirilmesi amacıyla sağlanan desteklerin önemli bir kısmının FETÖ iltisaklı yapılara aktarıldığını belirten Çıra, Türk milletinin vergileriyle büyüyen bu yapıların ne Türkiye’ye ne de faaliyet gösterdikleri Türk devletlerine kalıcı bir katkı sunduğunu vurguladı. Elde edilen kazançların Batı’ya aktarıldığını söyleyen Çıra, 15 Temmuz sonrasında ise bu yapıların faaliyetlerinin durdurulması için ilgili ülkelere ricada bulunmak zorunda kalındığını hatırlattı.

Eğitim, İletişim ve Bankacılıkta Derin Boşluk

Bölge ülkelerinin en büyük ihtiyacının yetişmiş insan kaynağı olduğunu vurgulayan Çıra, bu alanda devlet aklıyla hareket edilmediğini, eğitim boşluğunun FETÖ okulları aracılığıyla doldurulduğunu söyledi.

İletişim altyapısının yetersizliğine de dikkat çeken Çıra, birçok Türk devletinde telefon ve iletişim şebekelerinin dahi sağlıklı çalışmadığını, ulaşım maliyetlerinin ise kabul edilemez seviyelere ulaştığını belirtti. Bankacılık ve finans alanında ise karşılıklı entegrasyonun neredeyse yok düzeyinde olduğunu ifade etti.

Serbest Dolaşım, Eğitim Birliği ve Ortak Lobi Şart

Türk devletleri arasında serbest dolaşımın hâlâ sağlanamadığını belirten Çıra, ortak bir eğitim birliği ve karşılıklı diploma tanıma sisteminin de oluşturulamadığını söyledi. Türk gençlerinin Batı’ya yönelmek yerine Türk coğrafyasına teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ayrıca uluslararası alanda Türk devlet ve topluluklarının ortak bir lobiyle hareket etmesinin hayati önemde olduğunu belirten Çıra, bunun küresel baskılar karşısında ortak mücadele zemini oluşturacağını ifade etti.

Anadolu: Türk Dünyası’nın Uç Beyliği

Kutlu Parti’nin Anadolu’yu Türk Dünyası’nın uç beyliği olarak gördüğünü belirten Çıra, Türkiye’nin zayıflaması halinde Orta Asya Türk devletlerinin de ciddi bir varoluş riskiyle karşı karşıya kalacağını; Orta Asya’nın zayıflamasının ise Türkiye’nin stratejik beslenme hatlarını koparacağını söyledi.

Kutlu Parti’den Net Taahhüt

Son olarak Kutlu Parti’nin Türk Dünyası politikasının söylem düzeyinde kalmayacağını vurgulayan Dr. Hikmet Çıra, bu alanın uzun vadeli, planlı ve devlet aklıyla şekillendirilmiş bir stratejiyle yönetileceğini ifade etti.

Türk Dünyası ile kurulacak ilişkilerin kültürel temaslarla sınırlı kalamayacağını belirten Çıra, ekonomik entegrasyon, serbest dolaşım, eğitim birliği, ortak savunma anlayışı ve güvene dayalı ticari yapılarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Kutlu Parti’nin hedefinin; hiçbir yabancı gücün ipoteği altında olmayan, tamamen Türk milletinin ortak çıkarlarını önceleyen, bağımsız ve güçlü bir Türk Dünyası inşa etmek olduğunu vurgulayan Çıra, bunun bir siyasi tercih değil, tarihsel bir sorumluluk olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ