Yerkürenin Sessiz Tanıkları: Kayaçlar ve Oluşum Süreçleri
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı – Gezgin Jeolog Şerafettin ÇENGEL
Geçtiğimiz yazımızda yerküreyi genel hatlarıyla ele almış; kabuk, manto ve çekirdekten oluştuğunu, tüm jeolojik olayların izlerinin ise yerkabuğu üzerinde okunabildiğini vurgulamıştık. Yeryüzünde gördüğümüz, üzerinde yaşadığımız ve doğal kaynaklarını kullandığımız tüm kayaçlar da bu büyük sistemin ürünüdür.
Jeoloji bilimi, kayaçları oluşum süreçlerine göre üç ana grupta inceler. Bunlar; magmatik kayaçlar, sedimanter (çökel) kayaçlar ve metamorfik (başkalaşım) kayaçlardır. Her biri, yerkürenin farklı koşullar altında geçirdiği evrelerin sessiz tanıklarıdır.
Magmatik Kayaçlar: Yerkürenin Temel Yapı Taşları
Magmatik kayaçlar, doğrudan magmadan köken alan kayaçlardır. Magmanın yeryüzüne kadar çıkıp lav olarak püskürmesiyle ya da yeryüzüne ulaşamadan yerin derinliklerinde katılaşmasıyla oluşurlar. Yerkürenin yaklaşık yüzde 65’inin magmatik kayaçlardan oluştuğu bilinmektedir.
Bu kayaçlar, oluşum ortamlarına göre üç ana grupta değerlendirilir.
Derinlik kayaçları, magmanın yüksek ısı ve basınç altında yerkabuğunda yükselip derinlerde soğuyarak katılaşmasıyla meydana gelir. Zamanla üzerlerindeki kayaçların aşınması sonucu yüzeye çıkabilirler. Granit, siyenit, diyorit ve gabro gibi kayaçlar bu gruba girer ve günlük hayatta parke taşı ya da mutfak-banyo kaplamalarında sıkça kullanılır.
Damar kayaçları, magmanın yeryüzüne doğru ilerlerken çatlak ve zonlar içinde katılaşmasıyla oluşur. Diyabaz, melafir ve granit porfir bu türün bilinen örnekleridir.
Püskürük (volkanik) kayaçlar ise magmanın yeryüzüne kadar ulaşıp lav halinde püskürmesiyle oluşur. Ani soğuma nedeniyle genellikle düzensiz dokuludurlar. Andezit, bazalt, trakit ve obsidyen bu grubun tipik kayaçlarıdır.
Magmatik kayaçların en belirgin özelliği tabakalanma göstermemeleridir. Daha çok masif, büyük kütleler halinde bulunurlar. Maden yatakları açısından son derece zengindirler; özellikle metalik madenler ve sıcak su kaynakları bu kayaçlarla ilişkilidir. Fosil içermezler ve yaş tayinleri radyometrik yöntemlerle yapılır.
Sedimanter Kayaçlar: Geçmişin Kayıt Defteri
Sedimanter ya da çökel kayaçlar, kökeni ne olursa olsun başka kayaçların parçalanması, taşınması ve bir ortamda çökelmesiyle oluşur. Akarsu, rüzgâr, göl ya da deniz gibi etkenlerle taşınan malzeme zamanla katılaşarak kaya haline gelir.
Bu kayaçlar genellikle tabakalı bir yapı gösterir. Altta iri taneli, üstte daha ince taneli seviyeler yer alır. Kireçtaşı, kumtaşı, çamurtaşı, kömür ve tuz gibi kayaçlar bu gruba dahildir. En önemli özellikleri fosil içerebilmeleridir. Fosiller, kayanın oluştuğu döneme ışık tutar ve stratigrafik yaş tayininde büyük önem taşır. Ayrıca boratlar, tuzlar, killer ve kömür gibi birçok ekonomik maden de sedimanter ortamda oluşur.
Metamorfik Kayaçlar: Baskı ve Isının Yeniden Şekillendirdikleri
Metamorfik kayaçlar, magmatik ya da sedimanter kayaçların yüksek ısı ve basınç altında yeniden kristallenmesiyle oluşur. Bu süreçte kayaçlar ilk yapılarını büyük ölçüde kaybeder. Mermer, gnays ve şist bu grubun bilinen örnekleridir.
Bu kayaçlarda genellikle yönlenme, ezilme ve basınç doğrultusunda gelişen şistozite dikkat çeker. Bazı durumlarda fosillerin bozulmuş izlerine rastlanabilir. Ayrıca bazı özel maden yatakları da metamorfik kayaçlar içerisinde gelişir.
Sonuç Yerine
Kayaçlar yalnızca taş ve topraktan ibaret değildir. Her biri, yerkürenin milyonlarca yıllık geçmişini anlatan doğal belgelerdir. Doğru okunduğunda bize hem dünyanın tarihini hem de yeraltı zenginliklerinin nerede ve nasıl oluştuğunu anlatırlar. Jeoloji, işte bu sessiz tanıkları konuşturma sanatıdır.
Şerafettin ÇENGEL
Gezgin Jeolog – Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı
