Erdoğan Kaçar’dan Bursa CHP Yönetimine Sert Çıkış: “Bu Tabloyu Görmezden Gelemeyiz”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa örgütünde yaşandığı iddia edilen yönetim anlayışı, parti emektarları ve kamuoyu nezdinde ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. CHP’li siyasetçi Erdoğan Kaçar, Bursa kamuoyuna ve Cumhuriyet değerlerine gönül vermiş parti emektarlarına hitaben kaleme aldığı kapsamlı açıklamada, parti içi uygulamaları sert bir dille eleştirdi.
Kaçar, yıllarca AK Parti iktidarını “Türkiye’yi aile şirketine çevirmek” ve “devlet kadrolarını akrabalık ilişkileriyle doldurmak” üzerinden en ağır şekilde eleştiren bir siyasi geleneğin mensupları olduklarını hatırlatarak, bugün Bursa’da yaşanan tablo karşısında sessiz kalınamayacağını vurguladı.
“Bursa’da Damat Bakan Modeli mi Uygulanıyor?”
Açıklamasında dikkat çekici bir benzetmeye yer veren Erdoğan Kaçar, CHP Bursa İl Örgütü’nde en kritik iki görevden biri olarak görülen “Örgütten Sorumlu İl Başkan Yardımcılığı” pozisyonlarının, kamuoyunda akraba oldukları bilinen İsmail Altay ve Barış Güvenç isimlerine verilmesini sert sözlerle eleştirdi. Kaçar, bu durumu şu ifadelerle sorguladı:
“Sayın Cumhurbaşkanı’nın damadını bakan yapmasını ‘Türkiye aile şirketi değildir’ diyerek eleştiren zihniyetin kalesi olan partimizde, Bursa İl Örgütü’nün en stratejik koltuklarının aynı aile bağına sahip isimlere teslim edilmesi nasıl açıklanabilir?”
“Tesadüf mü, Liyakat mi?”
Bursa gibi binlerce üyesi bulunan, yıllardır sahada gece gündüz çalışan emektar kadrolara sahip bir örgütte, stratejik görevlerin aynı aile çevresinde toplanmasının “liyakat” kavramıyla bağdaşmadığını ifade eden Kaçar, bunun açık bir akraba dayanışması görüntüsü verdiğini savundu.
Kaçar açıklamasında, “Biz AK Parti’yi akraba kayırmacılığıyla suçlarken, Bursa İl Yönetimi’nin bir ‘aile şirketi’ gibi dizayn edilmesine sessiz mi kalacağız?” diyerek parti tabanına ve yöneticilere açık bir çağrıda bulundu. Bu anlayışın, liyakatli kadroların tasfiye edilmesi anlamına geldiğini belirten Kaçar, yaşananların örgüt hafızasına “hançer gibi” saplandığını dile getirdi.
“CHP Kimsenin Şahsi Mülkü Değildir”
Partinin kişisel ilişkilerle, aile bağlarıyla ya da listelere “monte edilerek” yönetilemeyeceğini vurgulayan Erdoğan Kaçar, bu tür uygulamaların yıllardır sahada mücadele eden parti emektarlarına açık bir saygısızlık olduğunu ifade etti.
“Gücünü örgütten değil, akrabalık bağlarından alanların o koltukları işgal etmesi; 15 yıldır meydanlarda toz yutan partinin öz evlatlarına hakarettir” diyen Kaçar, bu tablonun CHP’nin halka karşı savunduğu eşitlik ve adalet söylemini de zedelediğini belirtti.
“Ya Liyakat, Ya Tasfiye”
Açıklamasının sonunda net bir duruş ortaya koyan Erdoğan Kaçar, örgütü yok sayan, akrabalık ilişkilerini liyakatin önüne koyan ve günü kurtarmaya dönük bir yönetim anlayışına asla izin vermeyeceklerini vurguladı. Bu yaklaşımın, CHP’yi yıllarca eleştirdiği yapılara benzettiğini ifade eden Kaçar, şu mesajla açıklamasını sonlandırdı:
“Devrin adamları her rüzgârda döner, ancak dava adamları her zaman dimdik ayakta kalır. Cumhuriyet Halk Partisi; aile bağlarıyla değil, liyakatli evlatlarıyla, ön seçimle ve halkın iradesiyle yönetilmelidir.”
Erdoğan Kaçar’ın bu çıkışı, CHP Bursa örgütünde liyakat, şeffaflık ve örgüt iradesi tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, parti tabanında yankı uyandıracak bir iç muhasebe çağrısı olarak değerlendiriliyor.
