2026 Bütçesi Bir Sosyal Yıkım Bütçesidir, Kabul Etmiyoruz!

  • 29 Kasım 2025
2026 Bütçesi Bir Sosyal Yıkım Bütçesidir, Kabul Etmiyoruz!

KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tarık Efe: 2026 Bütçesi Bir Sosyal Yıkım Bütçesidir, Kabul Etmiyoruz!

Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Tarım Orkam-Sen Şube Başkanı Tarık Efe, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülen 2026 yılı bütçesinin, emekçiler, işçiler, yoksullar ve toplumun ezici çoğunluğu için daha fazla sefalet ve adaletsizlik getireceğini vurguladı. Efe, bu bütçeyi “sosyal yıkım bütçesi” olarak nitelendirerek, halkın ve emekçilerin yaşam koşullarının daha da ağırlaştırılacağını söyledi.

Efe’nin açıklamalarında, halkın yaşam koşullarındaki bozulmanın, 2026 bütçesinin omurgasını oluşturan vergi politikaları ve devletin kaynak kullanımındaki adaletsizliğe dayandığına dikkat çekildi. Türkiye’nin şu anki ekonomik tablosu, dünya çapında en yüksek enflasyon oranlarına sahip, işsizlik oranlarının ise AB ülkeleri arasında en üst sırada olduğu bir ülke olarak şekillendi. Efe, hükümetin uyguladığı politikaların halkı, özellikle emekçileri, daha da derin bir yoksulluğa sürüklediğini belirtti.

REKLAM ALANI

Bütçe: Kim Kazanıyor, Kim Kaybediyor?

Efe, 2026 bütçesinin, emeği ile geçinen halk kesimlerinin payına daha fazla vergi ve daha düşük maaşlar koymayı hedeflediğini söyledi. Enflasyon karşısında maaş artışlarının, TÜİK’in açıkladığı resmi rakamlarla dahi yüzde 16 gibi yetersiz seviyelere çekildiğini ifade etti. Ancak, bu artışların gerçekte yaşam pahalılığını karşılamakta yetersiz kaldığını, zenginlere ve patronlara ise büyük vergi indirimleri ve teşvikler verildiğini belirtti.

Efe, yapılan vergi düzenlemelerinin büyük ölçüde emekçiler ve halkı hedef aldığını, patronlar ve zenginler içinse ciddi vergi istisnaları getirildiğini vurguladı. 2026 bütçesinde toplanacak her 100 TL verginin 47 TL’sinin dolaylı vergilerle halktan alınacağı, sadece 11 TL’sinin sermaye kesimlerinden alınacağına dikkat çekildi. Bütçeden “aslan payı” yine patronlara, silah tüccarlarına, müteahhitlere ve kamu özel işbirliği (KÖİ) projelerinin taşeronlarına aktarılacak.

Yoksulluğa Karşı Mücadele İçin Alternatif Bir Bütçe Gerekiyor

Efe, hükümetin, toplumsal hizmetlere ve halkın temel ihtiyaçlarına ayırdığı kaynakları giderek daha da azalttığını belirtti. 2026 bütçesinde, yoksullukla mücadeleye ayrılan payın yalnızca 4 TL, sağlığa ayrılan payın ise 3 TL olduğunu kaydetti. Buna karşılık, silahlanma, faiz ödemeleri ve teşvikler için ayrılan payın ise oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti.

Bütçede sosyal harcamaların kesilmesi ve sosyal güvenlik sisteminin daha da zayıflatılması, emekçilerin yaşam koşullarını dayanılmaz hale getirecek. Çalışanların açlık sınırının çok altında kalan maaşları, emekli maaşları ve sosyal yardımlar bu bütçe ile daha da küçülüyor. Tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde çalışan milyonlarca emekçi için bu bütçe, geçimlerini sağlamakta ciddi zorluklar yaratacak.

KESK’in Talepleri ve Mücadele Çağrısı

Tarık Efe, KESK olarak bu bütçeyi kabul etmediklerini ve halkın, emekçilerin, yoksulların, kadınların ve gençlerin haklarını savunmaya devam edeceklerini belirtti. KESK’in temel talepleri arasında:

  • Bütçe hakkının halkın onayına sunulması: Emekçilerin, halkın ve tüm yurttaşların bütçe sürecine etkin katılımının sağlanması.

  • Kamu hizmetlerine ayrılan payın artırılması: Kamu hizmetlerinin piyasalaşmasına son verilmesi ve özelleştirme uygulamalarının durdurulması.

  • Kadın haklarının güçlendirilmesi: Kadınların güvenceli istihdamlarının arttırılması ve şiddete karşı koruyucu kamusal hizmetlerin yaygınlaştırılması.

  • İnsanca yaşam için asgari ücret artışı: Asgari ücretin insanca yaşamayı mümkün kılacak seviyeye çıkarılması ve asgari ücretle çalıştırmanın anayasal bir çerçevede daraltılması.

  • Çalışan haklarının korunması: Kamu emekçilerine yönelik grev hakkının tanınması ve güvencesiz istihdamın sona erdirilmesi.

Efe, bu taleplerin hayata geçirilmesi için tüm halkı ve sendikaları, emekçileri ve demokrasi yanlısı örgütleri birleşmeye çağırdı. “Bütün bu talepler için birlikte hareket etmeli, sesimizi duyurmalı ve daha adil bir bütçe için mücadele etmeliyiz,” diyerek sözlerini tamamladı.

Birleşerek Kazanacağız!

KESK’in çağrısı, yalnızca emekçileri değil, tüm yurttaşları, “ülkede yaşanan sömürü ve kölelik düzenine karşı” sesini yükseltmeye davet ediyor. Tarık Efe, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz!” diyerek, halkın haklarını savunmak için birleşme vurgusu yaptı.

Sonuç olarak, KESK, 2026 bütçesinin Türkiye’deki emekçi ve yoksul kesimler için daha fazla yıkım ve eşitsizlik anlamına geldiğini belirtiyor ve bu bütçeye karşı etkili bir direnişin başlanması gerektiğini ifade ediyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ