CarrefourSA Arazisinin Kontrolü Kimde?

  • 13 Eylül 2026
CarrefourSA Arazisinin Kontrolü Kimde?

120 MİLYON DOLARLIK CARREFOURSA DOSYASI: ERTUĞRUL KARA’DAN SERT SORULAR

Bursa Nilüfer’deki dev arazi, Bainbridge Gayrimenkul, Atış Yapı, T6 ve Laran arasındaki hisse trafiği mercek altında

Eski Emniyet Müdürü ve Zafer Partisi Genel Merkez Milli Güvenlik Komisyonu Üyesi Ertuğrul Kara, Bursa Nilüfer’deki eski CarrefourSA arazisi etrafında şekillenen milyarlarca liralık gayrimenkul trafiğinin kamuoyunca bütün yönleriyle açıklanması gerektiğine dikkat çekiyor.

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yaklaşık 100 bin metrekarelik eski CarrefourSA arazisi…

Bir tarafta dev bir gayrimenkul.

Diğer tarafta Bainbridge Gayrimenkul.

Atış Yapı.

T6 Gayrimenkul.

Laran Gayrimenkul.

Turyapı.

Ve son perde:

120 milyon dolarlık hisse devri.

Kamuya açık KAP kayıtları, Katılımevim’in Bainbridge Gayrimenkul’deki yüzde 70 hissesini 20 Temmuz 2026’da tamamen elinden çıkardığını gösteriyor. Yüzde 35’lik pay T6 Gayrimenkul’e 55 milyon dolar, yüzde 35’lik pay ise Laran Gayrimenkul’e 65 milyon dolar karşılığında devredildi. Böylece Katılımevim’in Bainbridge’deki ortaklığı sıfırlandı.

Bu işlem, sıradan bir şirket hissesi satışı değil.

Çünkü söz konusu şirketin arkasındaki temel varlık, Bursa’nın en dikkat çekici gayrimenkul alanlarından biri.

Ve şimdi kamuoyunun önünde çok daha büyük bir soru var:

Bursa’nın kalbindeki bu dev arazinin gerçek ekonomik kontrolü bugün kimde?


120 MİLYON DOLARLIK İŞLEMİN PERDE ARKASI

Katılımevim’in 17 Temmuz 2026 tarihli KAP açıklamasına göre Bainbridge’deki yüzde 70’lik payın devrine ilişkin karar daha önce alınmıştı.

İşlemin minimum bedeli 120 milyon dolar olarak belirlenmişti.

Sonrasında yapılan değerleme çalışmasında Bainbridge Gayrimenkul’ün 30 Haziran 2026 itibarıyla toplam piyasa değeri 4 milyar 966 milyon 574 bin 390 TL olarak hesaplandı.

Katılımevim, sahip olduğu yüzde 70’lik payı toplam 120 milyon dolar karşılığında sattı.

Dağılım ise şöyle gerçekleşti:

  • %35 T6 Gayrimenkul — 55 milyon dolar
  • %35 Laran Gayrimenkul — 65 milyon dolar
  • Katılımevim’in Bainbridge’deki payı — %0

KAP ayrıca işlemin Sermaye Piyasası Kurulu’nun ilişkili taraf işlemlerine ilişkin düzenlemesi kapsamında değerlendirildiğini ve değerleme raporu hazırlandığını belirtiyor.

İşte tam bu noktada sorular başlıyor.

T6 neden 55 milyon dolarlık yüzde 35 payı aldı?

Laran neden aynı yüzde 35’lik pay için 65 milyon dolar ödedi?

Aynı şirketin aynı orandaki payları neden farklı bedellerle devredildi?

Bu farkın gerekçesi nedir?

Hangi ticari, hukuki veya finansal unsurlar iki devir bedelini birbirinden ayırıyor?

Kamuoyunun bu soruların yanıtını bilmesi, işlemin şeffaflığının anlaşılması açısından önem taşıyor.


İLİŞKİLİ TARAF DETAYI NEDEN ÖNEMLİ?

Dosyanın en dikkat çekici noktalarından biri de T6’nın Katılımevim açısından ilişkili taraf niteliğinde olması.

KAP açıklamasında, yüzde 70’lik Bainbridge hissesinin devrinin ilişkili taraf işlemi kapsamında olduğu açıkça belirtiliyor.

Bu durum tek başına bir usulsüzlük anlamına gelmez.

Ancak ilişkili taraf işlemleri söz konusu olduğunda kamuoyunun bilmek isteyeceği soru açıktır:

Taraflar arasındaki mevcut ticari ve kurumsal ilişkiler işlem bedelinin belirlenmesinde nasıl dikkate alındı?

Değerleme hangi yöntemle yapıldı?

Bağımsız değerleme raporunun bütün varsayımları kamuoyuna açıklandı mı?

Arazinin gelecekteki proje potansiyeli değerlemeye nasıl yansıtıldı?

İmar durumu, ruhsat süreci, proje gelir beklentileri ve gelecekteki ticari potansiyel hangi hesaplamalarla değerlendirildi?

Bunlar teknik sorular gibi görünse de konu 120 milyon dolarlık bir işlem olduğunda doğrudan kamu yararını ilgilendiriyor.


ASIL HİKÂYE 2026’DA BAŞLAMADI

Bugünkü tabloyu anlayabilmek için 2024’e dönmek gerekiyor.

Katılımevim, 2024 yılında Bainbridge Gayrimenkul’ün yüzde 70’ini satın aldı.

Bainbridge’in temel varlığı ise Bursa’daki eski CarrefourSA arazisi.

Yani bugün 120 milyon dolarlık hisse devrine konu olan şirketin hikâyesinin merkezinde bu arazi bulunuyor.

Daha sonra proje için Atış Yapı ile hasılat paylaşım modeli gündeme geldi.

KAP kayıtlarında 2025 yılında proje açısından önemli bir değişiklik açıklandı.

Bainbridge ile Atış Yapı arasında daha önce düzenlenmiş hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmesinin tarafların mutabakatıyla sonlandırıldığı bildirildi.

Yeni modelde Atış Yapı’nın proje geliştirme ve satış aşamalarında hizmet alınan çözüm ortağı olarak yer almaya devam edeceği açıklandı.

Aynı açıklamada Bainbridge ile Atış Yapı arasında artık ortaklık veya taahhüt kalmadığı ifade edildi. Ayrıca Bainbridge’in Turyapı, Miem Yapı ve Pusula Group ile yeni bir hasılat paylaşımı modeli için niyet mektubu imzalamasının gündeme geldiği duyuruldu.

Bu değişiklik son derece önemli.

Çünkü proje modeli değişiyor.

Taraflar değişiyor.

Ortaklık ilişkileri değişiyor.

Ve sonunda Bainbridge’in çoğunluk hissesi 120 milyon dolara el değiştiriyor.


ATILAN HER ADIM YENİ BİR SORU DOĞURUYOR

Bu nedenle dosya yalnızca “120 milyon dolarlık satış” başlığıyla okunamaz.

Asıl mesele, 2024’ten 2026’ya kadar yaşanan bütün değişikliklerin bir arada incelenmesidir.

Birinci soru:

Bainbridge’in yüzde 70’i neden satın alındı?

İkinci soru:

Bu satın alma sırasında araziye ve şirkete biçilen değer neydi?

Üçüncü soru:

Atış Yapı ile kurulan proje modeli neden sona erdi?

Dördüncü soru:

Yeni proje modelinde hangi şirketler devreye girdi?

Beşinci soru:

Bainbridge’in ortaklık yapısı hangi işlemlerle değişti?

Altıncı soru:

T6’nın payı nasıl oluştu ve hangi bedeller üzerinden hareket etti?

Yedinci soru:

Katılımevim neden yüzde 70’lik çoğunluk hissesini tamamen elinden çıkardı?

Sekizinci soru:

120 milyon dolarlık satışın ekonomik sonucu kimler açısından ne oldu?

Ve en kritik soru:

Bugün arazinin kontrolü hangi şirketler grubunda?


VATANDAŞLARIN İDDİALARI DOSYANIN EN HASSAS NOKTASI

Dosyanın yalnızca şirketler ve yatırımcılar açısından değerlendirilmesi yeterli değil.

Çünkü Atış Yapı üzerinden Bursa’daki proje kapsamında ödeme yaptığını belirten vatandaşların da gündeme getirdiği iddialar bulunuyor.

Katılımevim ise 22 Ocak 2026 tarihli açıklamasında kendisini “Atış Yapı mağduru” olarak tanımlayan kişilerin Katılımevim müşterisi olmadığını; söz konusu kişilerin Katılımevim veya bağlı ortaklıklarıyla herhangi bir sözleşmesi ve bu şirketlere yapılmış bir ödemesi bulunmadığını açıkladı.

Şirket ayrıca söz konusu iddiaların, Atış Yapı tarafından Katılımevim’in bilgisi ve izni olmaksızın Carrefour arazisi üzerinde gerçekleştirildiği iddia edilen kapora tahsilatlarına dayandığını ve bunların hukuken geçerli olmadığını savundu.

Burada çok önemli bir ayrım var:

Katılımevim’in açıklaması ile vatandaşların iddiaları birbirinden ayrılarak incelenmeli.

Çünkü ortada cevaplanması gereken somut bir vatandaşlık hakkı meselesi var:

  • Kim hangi şirkete ödeme yaptı?
  • Hangi sözleşmeye dayanarak ödeme yaptı?
  • Ödeme hangi tarihte gerçekleştirildi?
  • Projenin hangi aşamasında ödeme alındı?
  • Ödeme karşılığında hangi hak vaat edildi?
  • Bu sözleşmelerin hukuki durumu nedir?
  • Vatandaşların paralarının iadesi veya alacaklarının karşılanması konusunda sorumluluk kimdedir?

Bunlar siyasi polemik konusu değil.

Belge ve sözleşme üzerinden cevaplanması gereken sorular.


ERTUĞRUL KARA NEDEN BU DOSYAYI GÜNDEME TAŞIYOR?

Eski Emniyet Müdürü ve Zafer Partisi Genel Merkez Milli Güvenlik Komisyonu Üyesi Ertuğrul Kara açısından meselenin siyasi boyutu burada önem kazanıyor.

Kara’nın kamuya açık şekilde bu şirketlerin hissedarı, yöneticisi veya 120 milyon dolarlık işlemin tarafı olduğuna ilişkin doğrulanmış bir belge bulunmadığı özellikle belirtilmeli.

Ancak Kara’nın siyasi kimliği nedeniyle Bursa kamuoyunun gündemindeki bu büyüklükteki bir ekonomik dosyaya ilişkin sorular yöneltmesi ve kamuoyunun aydınlatılmasını istemesi başlı başına haber değerine sahip.

Çünkü mesele sadece bir şirketin hisselerinin satılması değil.

Bursa’nın en değerli lokasyonlarından birindeki dev bir arazinin geleceği söz konusu.

Dolayısıyla Kara’nın gündeme getirdiği temel sorgulama şu çerçevede okunmalı:

“Bursa’nın dev arazisi üzerinde kim, neyi, hangi bedelle kontrol ediyor ve bu süreçte vatandaşların hakları nasıl korunuyor?”


KARA’DAN YANIT BEKLEYENLERİN SORULARI DA BÜYÜYOR

Kamuoyunun Kara’ya yöneltebileceği sorular da var.

Bainbridge Gayrimenkul dosyası hakkında ne kadar bilgi sahibi?

Atış Yapı ile proje arasındaki geçmiş ilişkiyi biliyor mu?

Bursa 360 projesine ödeme yaptığını söyleyen vatandaşlardan kendisine ulaşan oldu mu?

Bu konuda Zafer Partisi’ne herhangi bir başvuru yapıldı mı?

Parti olarak vatandaşların iddiaları konusunda bir inceleme yapılmasını düşünüyor mu?

120 milyon dolarlık Bainbridge satışını nasıl değerlendiriyor?

T6’nın ilişkili taraf olarak işlemde yer alması konusunda kamuoyunun daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyor mu?

CarrefourSA arazisinin mevcut kontrol yapısının bütün ayrıntıları kamuoyuna açıklanmalı mı?

Ve belki de en önemli soru:

Bursa’da vatandaşların mağduriyet iddiaları varsa, siyasi aktörlerin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini düşünüyor mu?


100 BİN METREKARELİK ARAZİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Çünkü burası sıradan bir arsa değil.

Nilüfer’deki konumu, geçmişte CarrefourSA’nın faaliyet gösterdiği alan olması, ticari gayrimenkul niteliği ve üzerinde planlanan proje nedeniyle ekonomik açıdan büyük bir değer taşıyor.

KAP’ın son bildiriminde Bainbridge’in faaliyet konusu Türkiye’de alışveriş merkezleri ve ticari mülkiyetlere ilişkin kiralama ve mülkiyet yönetimi hizmetleri olarak belirtiliyor. Şirketin sermayesi de 82,85 milyon TL olarak kayda geçmiş durumda.

Ancak şirketin 30 Haziran 2026 tarihli değerlemesi yaklaşık 4,97 milyar TL.

Yüzde 70’lik pay ise 120 milyon dolar karşılığında satılıyor.

İşte bu rakamlar bile dosyanın neden bütün ayrıntılarıyla incelenmesi gerektiğini gösteriyor.


“120 MİLYON DOLAR” SADECE BİR SATIŞ RAKAMI DEĞİL

120 milyon dolar…

Bu rakamı yalnızca bir şirketin hisse satış bedeli olarak görmek eksik olur.

Çünkü şirketin arkasında büyük bir gayrimenkul var.

Gayrimenkulün arkasında proje beklentileri var.

Proje beklentilerinin arkasında şirketler arasındaki sözleşmeler var.

Sözleşmelerin arkasında yatırımcılar ve vatandaşlar var.

Ve bütün bu yapıların üzerinde Bursa’nın ekonomik geleceğini ilgilendiren dev bir arazi bulunuyor.

Bu nedenle kamuoyunun bilmesi gereken sadece “120 milyon dolar ödendi mi?” sorusu değil.

Asıl mesele:

120 milyon doların karşılığında ne alındı?

Bu değer nasıl hesaplandı?

Arazinin gelecekteki potansiyeli ne?

Proje hangi şirket tarafından yürütülecek?

Kimler karar verecek?

Vatandaşların mevcut sözleşmeleri ne olacak?

Yeni ortaklık yapısı eski yükümlülükleri nasıl etkileyecek?


DOSYANIN KRONOLOJİSİ YENİDEN YAZILMALI

Bursa kamuoyunun önündeki tabloyu sadeleştirdiğimizde kronoloji şöyle:

2024

Katılımevim, Bainbridge Gayrimenkul’de yüzde 70 ortaklık elde ediyor.

2025

Atış Yapı ile Bainbridge arasındaki önceki hasılat paylaşım sözleşmesi sonlandırılıyor. Yeni proje modeli ve yeni şirketlerle görüşmeler gündeme geliyor.

2025–2026

Bainbridge’in ortaklık yapısı ve proje ilişkileri yeniden şekilleniyor.

Temmuz 2026

Katılımevim, yüzde 70’lik Bainbridge payını toplam 120 milyon dolar bedelle T6 Gayrimenkul ve Laran Gayrimenkul’e devrediyor.

20 Temmuz 2026

Devir tamamlanıyor ve Katılımevim Bainbridge’deki ortaklığını tamamen sona erdiriyor.

Bu kronoloji bile tek başına çok sayıda araştırma başlığını ortaya çıkarıyor.


ŞİMDİ CEVAP BEKLEYEN 20 SORU

  1. Bainbridge’in yüzde 70’lik payının ilk satın alma bedeli neydi?
  2. Bu satın alma sırasında arazinin değeri ne olarak hesaplandı?
  3. Atış Yapı ile yapılan ilk proje sözleşmesinin bütün mali şartları nelerdi?
  4. Bu sözleşme neden sona erdirildi?
  5. Atış Yapı’nın proje kapsamındaki mevcut rolü nedir?
  6. Atış Yapı’nın Bainbridge ortaklık yapısındaki önceki konumu nasıl sona erdi?
  7. Varsa hisse devrinin alıcısı kimdi?
  8. Varsa devir bedeli neydi?
  9. T6’nın Bainbridge’deki payı hangi işlemle oluştu?
  10. Turyapı’nın payı hangi işlemle değişti?
  11. T6’nın ilişkili taraf statüsünün işlemin fiyatlamasına etkisi oldu mu?
  12. T6 neden yüzde 35 pay için 55 milyon dolar ödedi?
  13. Laran neden yüzde 35 pay için 65 milyon dolar ödedi?
  14. İki pay arasındaki 10 milyon dolarlık farkın gerekçesi nedir?
  15. 4,966 milyar TL’lik değerleme hangi varsayımlara dayanıyor?
  16. Arazinin mevcut imar ve ruhsat durumu nedir?
  17. Yeni proje hangi şirket tarafından yürütülecek?
  18. Bursa 360 projesine ödeme yaptığını belirten vatandaşların sözleşmeleri ne olacak?
  19. Vatandaşların yaptığı ödemelerden hangi şirket hukuken sorumlu?
  20. Bugün yaklaşık 100 bin metrekarelik arazinin nihai ekonomik kontrolü kimde?

VE DOSYANIN EN KRİTİK SORUSU

Bütün şirketler, bütün hisseler, bütün devirler ve bütün rakamlar bir yana…

Bursa’nın merkezindeki dev arazi üzerinde bugün kim söz sahibi?

Katılımevim artık Bainbridge’in ortağı değil.

T6 yüzde 35 pay sahibi.

Laran yüzde 35 pay sahibi.

Kalan payların mevcut sahiplik yapısı da ayrıca incelenmeyi gerektiriyor.

Dolayısıyla 2024’te başlayan ortaklık hikâyesi, 2026’da 120 milyon dolarlık bir satışla yeni bir döneme girmiş durumda.


BURSA KAMUOYU AÇIKLIK İSTİYOR

Bu dosyada yapılması gereken şey suçlama üretmek değil.

Tam tersine:

Belgeleri masaya koymak.

Hisse devirlerini açıklamak.

Devir bedellerini açıklamak.

Değerleme raporunun varsayımlarını açıklamak.

Şirketlerin nihai ortaklarını açıklamak.

Projenin geleceğini açıklamak.

Vatandaşların sözleşmelerinin hukuki durumunu açıklamak.

Ve bütün bunların sonunda şu soruya cevap vermek:

100 BİN METREKARELİK CARREFOURSA ARAZİSİNİN BUGÜNKÜ GERÇEK KONTROLÜ KİMDE?

Zafer Partisi Genel Merkez Milli Güvenlik Komisyonu Üyesi Ertuğrul Kara’nın sorguladığı başlıkların merkezinde de bu soru bulunuyor.

Çünkü artık mesele yalnızca bir gayrimenkul şirketinin ortaklık yapısı değil.

Milyonlarca dolarlık hisse hareketleri, milyarlarca liralık değerlemeler, değişen proje ortaklıkları ve vatandaşların iddiaları aynı dosyanın içinde buluşuyor.

Ve Bursa kamuoyunun artık tek beklentisi var:

“Kim ne aldı, kim ne sattı, hangi bedelle sattı, arazi bugün kimin kontrolünde ve vatandaşın hakkını kim koruyacak?”

Bu soruların tamamı belgeleriyle yanıtlanmadığı sürece, 120 milyon dolarlık CarrefourSA arazisi dosyasındaki soru işaretleri kapanmayacak.

Not: Bu metinde özellikle “Kara şirketlerle bağlantılıdır” gibi doğrulanmamış bir iddiayı haber gerçeği olarak yazmadım. Katılımevim’in kendi açıklamasında da “Atış Yapı mağduru” olarak anılan kişilerin Katılımevim müşterisi olmadığı ve şirketle sözleşmelerinin bulunmadığı savunuluyor; bu nedenle vatandaşların iddiaları ile şirketin resmi açıklaması ayrı ayrı verilmelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ