Sessizlik, ihmali büyütür

  • 12 Haziran 2026
Sessizlik, ihmali büyütür

EĞİTİM-İŞ’TEN AĞRI’DA SERT TEPKİ: “IRMAK AYŞE KOPARAN’IN HESABI SORULANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy, Ağrı’da yaşamına son veren öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın görev yaptığı okulda incelemelerde bulundu. Eğitim-İş heyeti, okulda gerçekleştirdiği gözlemlerin ardından Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak, yaşanan sürecin tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların hesap vermesini talep etti.

Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve Toplu İş Sözleşmesi Sekreteri Yeliz Toy, beraberindeki sendika yöneticileriyle birlikte genç yaşta yaşamını yitiren öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın görev yaptığı okulda incelemelerde bulundu. Öğretmenlerin, okul çalışanlarının ve bölgedeki eğitim emekçilerinin görüşlerini dinleyen Eğitim-İş heyeti, daha sonra Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasında konuşan Yeliz Toy, 24 yaşındaki öğretmenin ölümünün yalnızca bireysel bir trajedi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, yaşananların eğitim sisteminde uzun süredir biriken yapısal sorunların ve ihmaller zincirinin sonucu olduğunu ifade etti.

Toy, “Bugün burada yalnızca genç bir öğretmenimizi kaybetmenin acısını paylaşmak için değil, onu yalnızlığa, çaresizliğe ve umutsuzluğa sürükleyen düzeni teşhir etmek için bulunuyoruz. Irmak Ayşe Koparan’ın yaşamını yitirmesi bir kader değildir. Bu olay, yıllardır eğitim emekçilerinin maruz bırakıldığı baskının, güvencesizliğin, mobbingin ve yönetsel keyfiliğin en acı sonuçlarından biridir” dedi.

“ÇIĞLIKLARI DUYULMADI”

Açıklamada, genç öğretmenin yaşadığı sorunları ilgili makamlara ilettiği, çeşitli başvurularda bulunduğu ve yardım talep ettiği yönündeki iddialara dikkat çekilerek, bu süreçte kamu otoritelerinin gerekli duyarlılığı göstermediği vurgulandı.

Eğitim-İş heyeti, okul yönetimi hakkında yapılan şikâyetlerin neden etkin biçimde soruşturulmadığını, öğretmenin maruz kaldığını ifade ettiği baskı ve şiddet iddialarına karşı neden önlem alınmadığını sorarak, sürecin tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti.

Yeliz Toy, “Bir eğitim emekçisi yardım çağrısında bulunuyorsa, devletin görevi o çağrıyı duymaktır. Eğer bir öğretmen defalarca başvurmasına rağmen yalnız bırakılmışsa, burada sorgulanması gereken ciddi bir yönetim zaafı vardır. Sessizlik, ihmali büyütür; ihmal ise telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açar” ifadelerini kullandı.

“SORUN BİREYSEL DEĞİL, SİSTEMSELDİR”

Basın açıklamasında, yaşanan olayın yalnızca belirli kişilerle sınırlandırılmasının gerçeği eksik bırakacağı vurgulanırken, eğitim sisteminde giderek derinleşen yapısal sorunlara dikkat çekildi.

Eğitim emekçilerinin ekonomik zorluklar, barınma sorunları, ulaşım güçlükleri, güvencesiz çalışma koşulları ve yönetsel baskılar altında görev yaptığını belirten Eğitim-İş, özellikle taşrada görev yapan öğretmenlerin ciddi sosyal ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.

Açıklamada, eğitim kurumlarında liyakat ilkesinin zayıflamasının, denetim mekanizmalarının etkisizleşmesinin ve mobbing iddialarına karşı caydırıcı önlemlerin alınmamasının öğretmenleri korumasız hale getirdiği vurgulandı.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI

Eğitim-İş, yaşanan olayın yalnızca yerel düzeyde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’nı da sorumluluk almaya çağırdı.

Açıklamada, sözleşmeli öğretmenlik başta olmak üzere öğretmenleri güvencesizliğe iten uygulamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, eğitim çalışanlarının mesleki ve sosyal güvencelerinin güçlendirilmesi talep edildi.

EĞİTİM-İŞ’İN TALEPLERİ

Basın açıklamasında şu talepler kamuoyu ile paylaşıldı:

  • Yaşanan süreçte sorumluluğu veya ihmali bulunan tüm kişi ve kurumlar hakkında etkili idari ve adli soruşturmalar yürütülmesi,
  • Soruşturmaların şeffaf biçimde sürdürülerek kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi,
  • Öğretmenleri savunmasız bırakan güvencesiz çalışma modellerine son verilmesi,
  • Taşrada görev yapan eğitim emekçilerinin barınma ve ulaşım sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi,
  • Eğitim kurumlarında mobbing, baskı ve şiddet iddialarına karşı bağımsız ve etkin denetim mekanizmalarının oluşturulması.

“BU DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Basın açıklamasının sonunda konuşan Yeliz Toy, Irmak Ayşe Koparan’ın yaşadıklarının unutulmasına izin vermeyeceklerini belirterek şu mesajı verdi:

“Bir meslektaşımızı daha kaybetmenin derin acısını yaşıyoruz. Ancak bu acıyı sessizliğe değil, dayanışmaya ve mücadeleye dönüştüreceğiz. Irmak Ayşe Koparan’ın sesi artık eğitim emekçilerinin ortak sesidir. Yaşananların tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumluların ortaya çıkarılması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Irmak öğretmenimizin hesabı sorulana kadar bu davanın takipçisi olacağız.”

Eğitim-İş heyeti, basın açıklamasının ardından sürecin yakından izleneceğini ve hukuki girişimlerin sonuna kadar sürdürüleceğini açıkladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ