YOKSULLUĞUN FOTOĞRAFI
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;
Bir insan neden fotoğrafının çekilmesini istemez?
Kimi zaman mahremiyetindendir. Kimi zaman aceledendir. Ama bazen de yoksulluktandır. Çünkü yoksulluk yalnızca cebin boşalması değildir; insanın omuzlarına görünmeyen bir ağırlık yükler. Konuşurken sesini kısar, kalabalığın içinde başını öne eğer, görünmemeye çalışır.
Bu fotoğrafta bir baba var. Yedi çocuk babası. Sabahın erken saatlerinde sokak sokak dolaşıp kâğıt ve hurda topluyor. Elinin emeğiyle, alnının teriyle, kimseye el açmadan evine ekmek götürmeye çalışıyor. Bir köşe başında, yorgunluğunu kaldırıma bırakmış, elindeki suyla nefesleniyor. Günün sıcağı yüzüne vurmuş, yaşamın yükü omuzlarına çökmüş.
Fotoğrafını çekmek isteyen gazeteciyi görünce çekiniyor. Utanıyor.
Oysa utanması gereken o değil.
Sen neden utanacaksın kardeşim?
Çalmamışsın. Çırpmamışsın. Başkasının hakkına el uzatmamışsın. Onurunu yitirmeden, emeğinle yaşamaya çalışıyorsun. Ellerindeki nasır, alnındaki ter, oturduğun kaldırım; hepsi senin dürüstlüğünün tanığı.
Utanması gerekenler başka yerde.
Bir ülkede çocuklar yatağa aç giriyorsa…
Bir baba, yedi çocuğuna bakabilmek için çöplerin içinde ekmek arıyorsa…
İnsan emeği bu kadar değersizleşmiş, alınteri bu kadar ucuzlamışsa…
Orada utanması gereken yoksul değildir.
Utanç; yoksulluğu kader gibi anlatanların olmalı.
Utanç; emeği görmeyip gösterişe servet harcayanların olmalı.
Utanç; halkın geçim derdini duymayıp yalnızca kendi koltuğunu düşünenlerin olmalı.
Yoksulluk rakamlara sığmaz.
Enflasyon oranlarıyla, büyüme tablolarıyla, istatistik tümcleriyle anlatılamaz.
Yoksulluk bazen bir babanın başını çevirmesidir.
Fotoğraf karesine girmek istememesidir.
“Beni böyle görmesinler” diye içinin burkulmasıdır.
Ve insanın yüreğini en çok yaralayan da budur.
Çünkü yoksulluk yalnızca ekmeğin azalması değil; insanın görünmekten çekinmesidir.
Oysa bu ülkenin asıl görülmesi gereken yüzü tam da budur.
Bir kaldırım kenarında, sıcağın altında dinlenen o emekçi baba…
Bir çuval dolusu hurda…
Ve eve götürülmeye çalışılan helal bir lokma…
Bu fotoğraf yalnızca bir insanın fotoğrafı değil.
Bu, yoksulluğun fotoğrafıdır.
Ve bu kareye bakıp hâlâ hiçbir şey olmamış gibi davranabilenler varsa; utanması gereken gerçekten de onlardır.
