ÇOCUKLARIN IŞIĞINI SÖNDÜRMEYİN…
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Fatma Elalmış’ın kaleminden…
Eskiden Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun karşısında uzun uzun durur, hep aynı soruyu düşünürdüm:
Bir kaplumbağa neden terbiye edilir? Ve bu neden bir resmin konusu olur?
Yavaşlığıyla bilinen bir canlı…
Ne acele eder ne itiraz eder.
Terbiye edilecek neyi vardır ki?
O yıllarda cevap bulamaz, tabloya biraz daha bakar ve sessizce uzaklaşırdım.
Yıllar sonra öğrendim ki Osmanlı saray bahçelerinde kaplumbağalar bilinçli olarak beslenirmiş. Geceleri sırtlarına küçük kandiller bağlanır, bahçelerde dolaşmaları sağlanırmış. Kaplumbağa yürüdükçe kandil yanar, bahçe sakin bir ışıkla aydınlanırmış.
Ne hızlı…
Ne göz kamaştırıcı…
Ama yeterli.
İşte o an tablo bende başka bir anlam kazandı.
Sonra çocukları düşündüm…
Öğretmenlik yaptığım yıllarda sıkça şu cümleleri duyardım:“Çocuğum yaşıtları gibi değil.”“Derslerde çok yavaş ilerliyor.” Ve buna benzer binlerce soru…
Çocuklara baktığımda çoğunda belirgin bir sorun göremezdim. Ama anne babalar panikle bir problem aramaya koyulurdu. Uzman kapıları çalınır, testler yapılır, kıyaslamalar başlardı. Elbette gerektiğinde destek almak kıymetlidir. Fakat çoğu zaman sorun çocuğun gelişimi değil, yetişkinin sabırsızlığıdır.
Şimdi kendime tekrar soruyorum:
Biz çocuklardan ne istiyoruz?..
Daha erken konuş, daha hızlı yürü, daha hızlı yarış…
Peki neden bu acele?…
Bir çocuğun ışığı hızla mı yanar, sabırla mı güçlenir?…
Her çocuk kendi kandilini sırtında taşır.Hiçbir kandil diğerine benzemez. Hiçbiri aynı parlaklıkta, aynı sürede, aynı ritimde yanmaz…
Bırakın kendi hızlarında yürüsünler.Gerektiğinde rehberlik edin ama koşmaya zorlamayın.
Çünkü çok hızlanınca kandil düşer.
Ve kandil düştüğünde sadece ışık sönmez; merak söner, özgüven söner, deneme cesareti söner, öğrenme isteği söner…
Belki de iyi eğitim şudur:Çocuğa yürüyebileceği bir yol açmak.Onu aşırı hızlandırmadan ilerlemesine izin vermek.Işığını koruyarak büyümesini sağlamak.
Ve belki de asıl soru şudur:
Biz çocuk mu yetiştiriyoruz, kendi sabırsızlığımızı mı?
Unutmayın:Bir çocuğun hızını artırabilirsiniz.Ama sönen bir ışığı yeniden yakmak çok daha zordur.
Lütfen çocukların kendi ışığını, hiç kimse hiçbir şekilde söndürmesin…
