CHP Kadınları, Türk Medeni Kanunu’nun 100. Yılında Hak ve Eşitlik Mücadelesini Yeniden Duyurdu
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı, 81 il kadın kolları başkanları, kadın belediye başkanları, kadın milletvekilleri ile MYK ve PM kadın üyelerini Anıtkabir ve TBMM’de bir araya getirerek Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılını anma ve kadın haklarını vurgulama etkinliği düzenledi. Etkinlikte konuşan CHP kadın temsilcileri, kadın haklarının kazanılmasının tarihsel önemini ve bugün karşı karşıya olduğu tehditleri gündeme taşıdı.
“Kadın, Hukuk Önünde Eşit Yurttaş Oldu”
17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu’nun, Türkiye’de kadının kaderini değiştiren bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan konuşmada, kanun sayesinde kadınların erkeğin gölgesinden çıkarıldığı ve hukuk önünde eşit yurttaş hâline getirildiği belirtildi. Tek taraflı boşama ve çok eşlilik uygulamalarının tarihe gömüldüğü, resmi nikâhın esas kabul edildiği, kadınlara miras, velayet ve tanıklık haklarının tanındığı hatırlatıldı.
Konuşmada, Türk Medeni Kanunu’nun yalnızca hukuki bir düzenleme değil, aynı zamanda bir uygarlık sıçraması olduğu ve Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonunun bir ürünü olduğu ifade edildi. 2002 yılında yapılan değişikliklerle evlilik birliğinde eşitlik esaslarının güçlendiği, eşlerin maddi ve emek katkılarının kabul edildiği, edinilmiş malların paylaşımında eşitliğin sağlandığı vurgulandı.
“Devrimci Kazanımlar Tehdit Altında”
CHP’li kadınlar, Medeni Kanun’un 100. yılında kadınların haklarının açık bir tehdit altında olduğunu belirterek, kadına yönelik şiddet, çocuk yaşta evlilikler ve nafaka tartışmalarına dikkat çekti. Konuşmada, mevcut iktidarın kadın erkek eşitliğine inanmadığı ve Cumhuriyet devrimleriyle hesaplaşma içinde olduğu eleştirildi.
-
Kadının ekonomik bağımsızlığını hedef alan nafaka düzenlemeleri, boşanan kadını yoksullaştırma riski taşıyor.
-
Aile arabuluculuğu adı altında şiddet uygulayan erkekle kadının aynı masaya oturtulması adaletsizlik yaratıyor.
-
Evli kadının soyadı hakkının korunmaması, kadınların birey olarak görülmediğinin göstergesi olarak nitelendirildi.
Kadın istihdamının azalması, yoksulluğun artması ve kreş gibi sosyal desteklerin yetersizliği de eleştiri konusu oldu. CHP kadınları, “daha fazla doğurun” çağrısının sosyal politika değil, sorumluluktan kaçmak anlamına geldiğini vurguladı.
“Medeni Kanun Pazarlık Konusu Değildir”
Konuşmada Medeni Kanun’un, kadınların ve çocukların yaşam güvencesi, eşit yurttaşlık hakkı ve laik hukuk düzeninin teminatı olduğu vurgulandı. CHP, kanunun değiştirilmesine veya parçalanmasına izin verilmeyeceğini ilan etti:
-
“Medeni Kanun’a dokunmak, kadınların hayatına dokunmaktır.”
-
“Medeni Kanun’a göz dikenler bilsin ki, dokundurtmayacağız.”
-
“Laik hukuk düzenini tartışmaya açtırmayacağız.”
“Çare Eşitlikte, Güçlü Türkiye Eşit Yurttaşlıkla Kurulur”
CHP kadınları, eşitlik ve adalet vurgusunu öne çıkararak şunları kaydetti:
-
Eşitlik varsa adalet vardır.
-
Eşitlik varsa huzur vardır.
-
Eşitlik varsa güçlü aile vardır.
-
Eşitlik varsa güçlü Türkiye vardır.
Konuşma, Cumhuriyet’in kadın erkek birlikte kurulduğunu, büyütüldüğünü ve savunulacağını vurgulayarak sona erdi. CHP kadınları, Türk Medeni Kanunu’nun 100 yıldır yaşam biçimi olduğunu ve dokunulamayacağını güçlü bir şekilde ilan etti.
Bu etkinlik ve yapılan konuşmalar, kadın haklarının korunması, eşit yurttaşlık ve laik hukuk düzeninin güçlendirilmesi yönünde kararlılık mesajı verdi.
