“İnadına Sendika, İnadına Mücadele”

  • 15 Şubat 2026
“İnadına Sendika, İnadına Mücadele”

Sendikacı Veli Beysülen’den DİSK’in 59. Yılına Tarihsel ve Siyasal Perspektif: “İnadına Sendika, İnadına Mücadele”

Türkiye işçi hareketinin köklü örgütlerinden DİSK’in kuruluşunun 59. yıldönümü dolayısıyla sendikacı Veli Beysülen kapsamlı bir değerlendirme kaleme aldı. Beysülen, 13 Şubat 1967’de kurulan DİSK’in yalnızca bir sendikal örgüt değil, aynı zamanda Türkiye’de demokrasi, insan hakları ve emek mücadelesinin simge kurumlarından biri olduğunu vurguladı.

Yazıda, DİSK’in kuruluş sürecinden günümüze kadar uzanan mücadele tarihi, sendikal hareketin karşılaştığı siyasal ve ekonomik engeller ile işçi sınıfının örgütlenme mücadelesinin tarihsel arka planı detaylı şekilde ele alındı.


59 Yıllık Mücadelenin Başlangıcı: Kemal Türkler ve Kurucu Kadro

Beysülen, değerlendirmesinde DİSK’in, işçi sınıfının ihtiyaçlarından doğan tarihsel bir zorunluluğun ürünü olduğuna dikkat çekerek, konfederasyonun Kemal Türkler başkanlığındaki kurucu kadro tarafından İstanbul Valiliği’ne yapılan başvuruyla kurulduğunu hatırlattı.

Kuruluş sürecinin, dönemin sendikal anlayışına yönelik eleştirilerin ve işçi sınıfının daha mücadeleci bir örgütlenme arayışının sonucu olduğunu belirten Beysülen, DİSK’in kısa sürede geniş bir örgütlenme ağına ulaştığını ifade etti.


Sendikal Mücadelenin Tarihsel Arka Planı

Beysülen yazısında sendikal hareketin yalnızca Cumhuriyet dönemiyle sınırlı olmadığını, Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren işçi örgütlenmesine yönelik baskı ve yasakların tarihsel bir süreklilik taşıdığını belirtti.

1908 sonrası çıkarılan Ta’til-i Eşgal Kanunu’na değinen Beysülen, sendikaların sermaye karşıtı yapılar olarak görülerek yasaklandığını hatırlatarak bu yaklaşımın günümüzde de farklı biçimlerde sürdüğünü savundu.

Bu çerçevede, devletin işçi örgütlenmesine bakışındaki sürekliliğe dikkat çeken Beysülen, tarihsel söylemler ile güncel siyasi açıklamalar arasında benzerlikler bulunduğunu ifade etti.


15–16 Haziran Direnişi ve Demokrasi Mücadelesi

Yazıda DİSK’in tarihindeki en kritik dönüm noktalarından biri olarak 15–16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi’ne geniş yer verildi. Beysülen, bu direnişin sendikal hareketin bağımsızlığını koruma açısından önemli bir kazanım olduğunu belirtti.

1970’li yıllarda demokrasi ve özgürlükler alanında verilen mücadelelere de değinen Beysülen, DİSK’in yalnızca ekonomik haklar için değil, aynı zamanda demokratik hak ve özgürlükler için de mücadele ettiğini vurguladı.


Darbeler ve Baskılar Dönemi

Beysülen, sendikal hareketin özellikle 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri darbesi dönemlerinde ciddi baskılarla karşılaştığını belirterek, DİSK’in faaliyetlerinin durdurulmasının işçi hareketi açısından önemli bir kırılma yarattığını ifade etti.

Ancak tüm baskılara rağmen sendikal mücadelenin yeniden örgütlenerek devam ettiğini belirten Beysülen, DİSK’in sonraki yıllarda yeniden güç kazandığını kaydetti.


Emeklilerin Örgütlenmesi ve Yeni Dönem

Yazıda, 1990’lı yıllarda sendikal hareketin yeni bir boyut kazandığına dikkat çekilerek DİSK’in emeklilerin örgütlenmesine öncülük ettiği vurgulandı. Bu süreçte Tüm Emekliler Sendikası’nın kurulmasının önemli bir adım olduğu ifade edildi.

Beysülen, bu gelişmenin sendikal mücadelenin yalnızca aktif çalışanları değil toplumun tüm emekçi kesimlerini kapsayan bir yapıya evrildiğini gösterdiğini belirtti.


Güncel Politikalar ve Sendikal Haklar Tartışması

Beysülen yazısında, günümüzde çalışma hayatına yönelik düzenlemeler, grev hakkı ve örgütlenme özgürlüğü konularında yaşanan tartışmalara da değindi.

Özellikle çalışma hayatına ilişkin politikaların işçi hakları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, geçmişte olduğu gibi bugün de sendikal hakların korunmasının önemine vurgu yaptı.

Bu bağlamda, geçmişte yapılan bazı siyasi açıklamalara atıf yaparak, Recep Tayyip Erdoğan’ın grevler ve OHAL sürecine ilişkin sözlerinin sendikal hareket açısından tartışma yarattığını belirtti.


“DİSK’in Mücadelesi Hakların Korunmasında Belirleyici Oldu”

Beysülen’e göre bugün kıdem tazminatı hakkının korunması, asgari ücret ve emekli maaşlarının kamuoyunda tartışılmaya devam etmesi, sosyal güvenlik ve sağlık haklarının varlığını sürdürmesi gibi başlıklarda sendikal mücadelenin önemli payı bulunuyor.

DİSK’in dost örgütlerle birlikte yürüttüğü mücadelelerin çalışma hayatındaki hakların tamamen ortadan kalkmasını engellediğini ifade eden Beysülen, sendikal örgütlülüğün önemine dikkat çekti.


Eleştiri ve Örgütlülük Dengesi

Yazısında sendikal örgütlerin eleştirilebileceğini ancak eleştirinin örgütlülüğü zayıflatacak şekilde kullanılmaması gerektiğini belirten Beysülen, sendikal yapının korunmasının işçi sınıfı açısından hayati önemde olduğunu vurguladı.

Özellikle kamuoyunda yapılan sert eleştirilerin mücadele azmini zayıflatabileceğini ifade eden Beysülen, yapıcı eleştirinin önemine dikkat çekti.


“İnadına Sendika” Mesajı

Değerlendirmesini güçlü bir mesajla tamamlayan Beysülen, sendikal mücadelenin tarihsel önemine vurgu yaparak örgütlenmenin işçi sınıfı için vazgeçilmez olduğunu belirtti.

Beysülen, DİSK’in 59 yıllık mücadelesinin işçi sınıfının hak arama tarihinin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, sendikal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.


Emek Mücadelesinin Hafızası

DİSK’in yıldönümü vesilesiyle yapılan bu kapsamlı değerlendirme, Türkiye’de sendikal hareketin tarihsel sürekliliğini ve güncel önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Uzmanlara göre sendikal örgütlenme, yalnızca çalışma hayatının değil aynı zamanda demokratik toplum yapısının da temel unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ