Hasan Karabulut yazdı; Kırk yıl sonra elde kalan

Hasan KARABULUT

Hasan KARABULUT

  • 15 Şubat 2026

Köşe yazarımız Hasan Karabulut makalesinde;

Bizler Adem as. soyundan süreçle anne ve babamızdan dünyaya geldik. Bir imtihan vesilesiyle. Karşılaştığımız olaylar karşısında verdiğimiz kararlar neticesiyle imtihanda başarılı ya da başarısız sayılacağız. Hayatımız boyunca bir mücadele tırnaklarımızla..

Kırk yıl sonra elde kalan

Bizler Adem as. soyundan süreçle anne ve babamızdan dünyaya geldik.

Bir imtihan vesilesiyle.

Karşılaştığımız olaylar karşısında verdiğimiz kararlar neticesiyle imtihanda başarılı ya da başarısız sayılacağız.

Hayatımız boyunca bir mücadele tırnaklarımızla kazıyarak elde ettiklerimiz olur. Ebedi kalacakmışcasına çalışırız. Bugün sizlerle kırk yıllık hayat  tüketilen bir anıyı paylaşacağım.
Girişimci bir arkadaşım geçenlerde satılığa çıkartılmış bir tesise gider ve tesisteki işine yarayacak makineleri satın almak ister, firma sahibi blok halinde satış yapılacağını söyler, muhabbet koyulaştıkça geçmiş zamana bir yolculuk yapılır.
Satıcı kırk yıl önce bir arkadaşı ile ortak kurdukları firmayı anlatmaya başlar. Kauçuk sektöründe kırk yıl verilen mücadele başarılı olmuş, özellikli bir takım makinelere ve tesise sahip olmuşlar. İki ortağın ikişer adet çocukları olmuş, yurt dışında en güzel okullarda eğitim almaları sağlanmış. Gel zaman git zaman evlatlar yetişmiş, iş güç sahibi olacak konuma gelmişler.
Kırk yıllık ortaklar çocuklarıyla bir araya gelmiş ve ‘artık bu işletmeyi sizin işletmenizi istiyoruz,’ demişler.
Çocukları almış oldukları eğitim ile büro tipi çalışma taraftarıymış. Kauçuk tozunda kokusunda çalışmayı ^hiç düşünmemişler. Babalarına sanki söz birliği yapmışcasına ‘biz daha farklı düşünüyoruz, almış olduğumuz eğitim ile hayatımızı kazanmak istiyoruz’ demişler.
Çocuklarından birisi mesela Bursa’nın başına bela edilen ABD sermayesi cargil’in üst düzey yönetiminde bulunuyormuş.
İki ortak, ertesi gün işyerine gelmişler, yaptıkları toplantılar ile çalışanların sosyal haklarını ödemişler. Çalıştıkları firmalara ‘biz bu güne kadar olan siparişlerinizden başka üretim yapmayacağız, başınızın çaresine bakın’ dedikten sonra tesisi satılığa çıkarmaya karar vermişler.Arkadaşımız ‘peki niçin profesyönel bir ekibe yönetimi bırakıp işinize devam etmediniz’ deyince, onu da düşündük fakat kararımız bu şekilde oldu demişler. Kırk yıl sonra ‘fakat, ama, lakin, keşke …’ düşünmeden başlanılan noktaya geri gelinmiş.
Kırk yıl boyunca yaşanan acı-tatlı anılarla dolu verilen mücadele sonrasında sıfır noktasına geri dönmek nasıl oluyor onu yaşamışlar.

Adeta!
Kırk yıl sonra elde kocaman bir sıfır.

Verilen mücadele niçin olmalı acaba?

Dünyalık elde etmek için mi?

Sektöründe en saygın firmalardan birisi olabilmek için mi?

İşini en güzel  yapmak için mi?

Kırk yıl sonra elinde kocaman bir sıfır kalması için mi?

Elbette bunu kimse istemez!

Mücadele nesillerimize insanlarımıza faydalı olmak adına olabilir miydi!, Elbette sanayicilerimiz daha büyük işler yapmak için çabalayacak duracak. Gerçek yaratılış gayemizi unutmadan olması daha uygun değil mi!
Yani hiç ölmeyecek gibi dünya ile meşgul olunurken yarın ölecekmiş gibi ahireti düşünebilmek en güzeli olmaz mı?

DİP NOT!

Bir süredir ekonomimiz sözde Mehmet Şimşek ajandasıyla yol alıyor. Bakıyorum da Mehmet Şimşek yeni bir son model Mercedes araç almış. Yakında atına biner ve toz olur geriye ise açlık sefalet faiz ve borç sarmalı kalır…

Atlas International Group
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ