Türkiye’de Devlet ve Ahlak Krizi: Zafer Partisi’nden Sert Uyarı
Zafer Partisi GİK Üyesi Mahmut Kara, Türkiye’nin bugün yaşadığı ekonomik, güvenlik, adalet ve demografi krizlerinin temel sebebinin ahlaki çöküş olduğunu vurguladı. Kara, yaptığı açıklamada, son 25 yılda sistemli biçimde derinleşen yozlaşmanın devletin ve milletin geleceğini tehdit ettiğini ifade etti:
“Devlet ahlakını kaybederse, millet geleceğini kaybeder. Bugün liyakat yerine sadakat, hukuk yerine talimat, utanma yerine pervasızlık hakimdir. Yolsuzluk sıradanlaşmış, adaletsizlik normalleşmiş, yandaş olan her koşulda haklı sayılmıştır.”
Ekonomik Krizin Perde Arkası: Ahlaki Çürüme
Mahmut Kara, ekonomik krizlerin sadece faiz oranları ya da bütçe politikalarıyla açıklanamayacağını belirterek asıl sorunun ahlaki çöküş olduğunu söyledi. Kara, kamu kaynaklarının israfını, yandaş şirketlerin kayırılmasını ve emeğin değersizleştirilmesini ekonomik çöküşün gerçek nedeni olarak gösterdi:
“Fakirleşen milletin karşısında zenginleşen bir azınlık varsa, ortada ekonomik değil, ahlaki bir sorun vardır. Devlet ganimet alanına dönüştürüldü, kamu malı kutsallığını yitirdi, kul hakkı siyasetten silindi.”
Siyasette Sadakat, Hukukta Talimat Dönemi
Zafer Partisi üyesi, siyasetin hizmet alanı olmaktan çıkıp imtiyaz alanına dönüştüğünü vurguladı. Kara’ya göre, itiraz edenler ya “hain” ilan edilmiş ya da susturulmuş, yolsuzluk dosyaları kapatılmış, adaletsizlik normalleşmiş durumda:
“Yolsuzluk artık ‘hizmet’, kayırmacılık ‘tecrübe’, hukuksuzluk ise ‘güçlü liderlik’ diye pazarlanıyor. Ahlakın yerini propaganda, vicdanın yerini korku aldı.”
Uyuşturucu ve Terör: Milli Güvenliğe Yönelik Sinsi Tehdit
Mahmut Kara, Türkiye’deki uyuşturucu sorunun sadece sağlık ya da asayiş meselesi olmadığını, milli güvenliğe doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi:
“Uyuşturucu, bir milleti silahla değil, gençliğini çürüterek teslim almanın en sinsi yoludur. Terör, organize suç ve uyuşturucu trafiği iç içe geçmiş; okul önleri, mahalle araları sahipsiz bırakılmıştır. Gençliğini kaybeden millet, geleceğini de kaybeder.”
Kara, PKK açılımını da devletin ciddiyetine ve milli vicdana yönelik en vahim örneklerden biri olarak nitelendirdi:
“Terörle pazarlık olmaz, terörle mücadele edilir. Şehitlerin hatırası yok sayılmış, terör örgütü siyasi muhatap haline getirilmiştir. Üniter devlet yapısı tartışmaya açılamaz.”
![]()
Zafer Partisi’nin Tavrı: Sert ve Tavizsiz Mücadele
Mahmut Kara, Zafer Partisi’nin mücadelesinin koltuk mücadelesi değil, ahlaki ve milli yeniden inşa mücadelesi olduğunu vurguladı:
“Zafer Partisi, devleti tarikatlara, cemaatlere, uyuşturucu baronlarına, terör örgütlerine ve küresel projelere teslim etmeyen bir çizgiye sahiptir. Hukukun üstün olduğu, emeğin korunduğu, uyuşturucu ve terörle tavizsiz mücadele edilen bir Türkiye mümkündür. Ahlak olmadan devlet olmaz. Devlet olmadan millet yaşayamaz.”
Sonuç: Türkiye’nin Temeli Çürümüş Durumda
Mahmut Kara’nın açıklamaları, Türkiye’deki ekonomik, adli, güvenlik ve sosyal krizlerin arka planında ahlaki bir çöküşün yattığını sert bir dille ortaya koyuyor. Kara, bu tabloyu devleti ve milleti yeniden ayağa kaldırma mücadelesi olarak tanımlayarak, Zafer Partisi’nin sert, kararlı ve tavizsiz bir duruş sergilemeye devam edeceğini duyurdu.
