Afetler Kader Değil, İhmalin Sonucudur
Börü Bursa İl Başkanı Ömer Faruk Yüntem: “Afetler Kader Değil, İhmalin Sonucudur; Önlem Almak Hayat Kurtarır”
Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığı gerçeği, her geçen gün yaşanan sarsıntılar ve geçmişte yaşanan büyük felaketlerle bir kez daha kendini hatırlatırken, afetlere karşı bilinçlenmenin ve kurumsal hazırlığın önemi hayati bir noktaya ulaşmış durumda. Bu kapsamda Börü Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Afet Farkındalık Eğitimi, yalnızca bir bilgilendirme çalışması değil; aynı zamanda toplumsal sorumluluk çağrısı niteliği taşıyan kapsamlı bir bilinçlendirme süreci olarak tamamlandı.
Eğitim programının ardından değerlendirmelerde bulunan Börü Bursa İl Başkanı Ömer Faruk Yüntem, deprem ve diğer doğal afetlerin “kaçınılmaz kader” olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğuna dikkat çekerek, asıl sorunun hazırlıksızlık, plansızlık ve ihmal zinciri olduğunu vurguladı.
“Asıl Tehlike Deprem Değil, Bilinçsizliktir”
Başkan Yüntem açıklamasında, özellikle deprem gerçeğiyle yüzleşmenin ertelenemez bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. Türkiye’de yaşanan can kayıplarının büyük bölümünün depremin kendisinden değil, dayanıksız yapılar, yetersiz denetimler ve afet anında ne yapılacağını bilmemekten kaynaklandığını ifade eden Yüntem, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Deprem öldürmez; cehalet, ihmal ve tedbirsizlik öldürür. Afetler karşısında en kırılgan noktamız, hâlâ yeterli toplumsal farkındalığa sahip olmamamızdır. Eğitim almamış bir toplumda en güçlü yapı bile risk altındadır.”
Afetler Sadece Depremden İbaret Değil
Afet farkındalık eğitiminde yalnızca deprem değil; sel, heyelan, yangın, fırtına ve iklim kaynaklı aşırı hava olayları da detaylı biçimde ele alındı. Özellikle iklim krizinin etkisiyle son yıllarda artan ani yağışlar ve sellerin, kentleşme hatalarıyla birleştiğinde ciddi can ve mal kayıplarına yol açtığına dikkat çekildi.
Yüntem, doğal afetlerin her birinin farklı riskler barındırdığını ancak ortak paydanın “hazırlıksızlık” olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün sel felaketlerinde kaybedilen canlar, dere yataklarına yapılan yapıların ve plansız şehirleşmenin sonucudur. Yangınlar, ihmalle büyür. Heyelanlar, doğaya karşı işlenen hataların bedelidir. Afetlerin tamamı bize aynı şeyi söylüyor: Önlem almazsak bedelini ağır öderiz.”
Eğitimde Hangi Hassas Noktalara Değinildi?
Tamamlanan afet farkındalık eğitiminde özellikle şu kritik başlıklara odaklanıldı:
-
Afet öncesi hazırlık süreci ve bireysel sorumluluklar
-
Ev, iş yeri ve toplu yaşam alanlarında alınması gereken temel önlemler
-
Afet çantası hazırlamanın hayati önemi
-
Deprem anında doğru davranış biçimleri
-
Afet sonrası ilk saatlerin kritikliği ve panik yönetimi
-
Yanlış bilinen doğrular ve tehlikeli refleksler
-
Toplumsal dayanışmanın ve organize hareketin önemi
Eğitim boyunca katılımcılara, teorik bilginin yanı sıra gerçek hayat senaryoları üzerinden örnekler sunularak, afet anında yapılacak yanlış bir hareketin nasıl geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabileceği somut biçimde anlatıldı.
“Bilinçlenmek Yetmez, Bilinçlendirmek Zorundayız”
Ömer Faruk Yüntem, afet farkındalığının yalnızca bireysel bir kazanım olarak kalmaması gerektiğini, bu bilginin toplumun tüm kesimlerine yayılmasının şart olduğunu vurguladı. Özellikle gençlerin, ailelerin ve yerel toplulukların bu süreçte kilit rol oynadığını belirten Yüntem, şu çağrıyı yaptı:
“Bizler bilinçlenmekle yetinemeyiz. Her öğrendiğimiz bilgiyi çevremizle paylaşmak, ailemizi, komşumuzu, mahallemizi bilinçlendirmek zorundayız. Afetlere karşı güçlü bir toplum, ancak bilgiyle ve ortak hareketle inşa edilir.”
Afetlere Karşı Sessizlik Değil, Hazırlık
Börü Bursa İl Başkanlığı’nın önümüzdeki süreçte de afet bilinci, risk azaltma ve toplumsal dayanıklılık konularında çalışmalarını sürdüreceğini belirten Yüntem, açıklamasını net bir mesajla tamamladı:
“Afetler bizi uyarıyor. Görmezden gelmek, susmak ve ertelemek çözüm değil. Önlem almak hayat kurtarır. Biz bilinçlenmeye ve bilinçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”
Tamamlanan afet farkındalık eğitimi, Bursa’da afetlere karşı duyarlılığın artırılması adına önemli bir adım olarak değerlendirilirken; uzmanlar, bu tür çalışmaların süreklilik kazanmasının, olası felaketlerde kayıpları azaltmanın en etkili yolu olduğuna dikkat çekiyor.

