Şubat: Baharın Müjdecisi
Şubat…
Takvimde kışın en soğuk günleri gibi durur ama kalbimde hep başka bir yere sahiptir.
Aşka mağlup yelken açar gibi…
Çünkü Şubat, kışın sertliğinin ardına sakladığı ilk umut işaretidir. Henüz bahar gelmemiştir ama geleceğini fısıldamaya başlamıştır.
Soğuk hâlâ iliklerimize kadar işler. Sabahları nefesimiz buhar olur, paltolar omuzlarımızdan inmediği hâlde içimizde açıklayamadığımız bir hafiflik baş gösterir. Çünkü biliriz: Bu soğuk son soğuktur. Bu kar, toprağın vedasıdır.
Şubat ayı bana hep sabretmeyi hatırlatır. Her şeyin bir zamanı olduğunu…
Tomurcukların acele etmediğini, toprağın sessizce hazırlandığını…
İnsan da öyledir aslında. Kırıldığı yerden hemen filizlenmez. Önce üşür, bekler, içine çekilir. Sonra bir gün, fark etmeden, yeşermeye başlar.
Bu ayın hüznü başkadır. Ne tam bir karanlık ne de aydınlık…
Geçmişle gelecek arasında asılı kalmış gibidir. Bir yanımız hâlâ yorgun, bir yanımız ise yeniden başlama fikrine usulca gülümsüyor.
Şubat bu yüzden dürüst bir aydır; umut verir ama acele etmez, söz verir ama bağırmaz.
Belki de bu yüzden Şubat’ı severim.
Büyük mutluluklar vaat etmediği için…
Küçük işaretlerle yetinmeyi öğrettiği için…
Bir pencerenin önünde uzayan gün ışığı,
bir ağacın dalındaki belli belirsiz kabarıklık,
içimize düşen o “geçecek” hissi…
Şubat, baharın kendisi değildir.
Ama baharın mümkün olduğunu hatırlatır.
Ve bazen, insanın en çok ihtiyacı olan şey de tam olarak budur.
Ömür geçse de, insan ölse de;
yürekteki sevgi, hayaldeki umut ölmez.
Hayrettin Bulut
Bursa Vatan Medya Grubu – Köşe Yazarı
