Bahrül Meyyit (Dead Sea) – Lut Gölü – Ölü Deniz: Dünyanın En Derin Yaşam Alanında Jeolojik Bir Yolculuk

Şerafettin ÇENGEL

Şerafettin ÇENGEL

  • 30 Ocak 2026

Şerafettin ÇENGEL
Gezgin Araştırmacı – Köşe Yazarı
Bursa Vatan Medya Grubu

Bu hafta köşemde jeoloji ağırlıklı farklı bir konu ele almayı planlıyordum. Ancak bir iş seyahati nedeniyle Ürdün’ün başkenti Amman’a davet edilmem, rotamı bambaşka ama bir o kadar da çarpıcı bir noktaya çevirdi. Ev sahiplerimin, önceki yıllarda olduğu gibi, beni Ölü Deniz (Bahrül Meyyit – Dead Sea – Lut Gölü) kıyısında yer alan lüks bir otelde ağırlaması, bu yazının doğal olarak jeo-turizm ekseninde şekillenmesine neden oldu.

Deniz Seviyesinin Altında Bir Şehirden, Daha da Aşağıya…

Ürdün’ün başkenti Amman, yaklaşık 960–1000 metre rakıma sahip bir plato şehridir. Amman’dan İsrail ya da Ölü Deniz istikametine doğru ilerlediğinizde, yolun 13. kilometresinde, yol kenarında dikkat çekici bir tabela sizi karşılar:
Dead Sea – 18 km”.

Bu tabelanın hemen yanında ise oldukça öğretici bir jeolojik kesit ve harita yer alır. Haritada Akdeniz, İsrail, Ölü Deniz ve Amman arasındaki yükseklik farkları açıkça gösterilmiştir. Tabelada özellikle vurgulanan bir ifade vardır:
“Sea Level – 0 m” (Deniz Seviyesi – Sıfır Kot).

Dünyada bilindiği üzere, bütün denizler ve okyanuslar 0 metre kotu kabul edilir. Bu seviyenin altı, teorik olarak “deniz altında” kabul edilir. Ancak Ölü Deniz’e doğru ilerledikçe, araç içi navigasyon sisteminde sıra dışı bir durumla karşılaşırsınız:
–100 m… –200 m… –300 m… –400 m…

Dünyanın başka hiçbir yerinde, eksi kotlarda bu ölçekte bir yaşam alanı yoktur. Burada insanlar, tarım alanları, sanayi tesisleri ve turistik yapılar deniz seviyesinin yüzlerce metre altında varlığını sürdürmektedir.

Bir Fay Hattının Hediyesi: Ölü Deniz Çöküntüsü

Bu olağanüstü jeolojik durumun temel nedeni, Afrika’dan başlayarak Kızıldeniz – Akabe Körfezi – Ölü Deniz – Suriye – Hatay – Gaziantep – Malatya – Bingöl – Karlıova hattına kadar uzanan Doğu Anadolu Fay Sistemidir.

Ölü Deniz, bu büyük tektonik zon üzerinde gelişmiş, dünyanın sıfır kotunun altındaki en derin çöküntü alanıdır. Fay hareketleri sonucu oluşan bu graben yapı, yalnızca jeoloji bilimi açısından değil, dünya ölçeğinde eşsiz bir doğal laboratuvar niteliği taşımaktadır.

Konakladığımız otel, Ölü Deniz (Lut Gölü) kıyısında, yaklaşık –400 metre kotunda inşa edilmiştir. Bilimsel verilere göre göl tabanı da su seviyesinin yaklaşık 400 metre daha altında yer almaktadır. Bu da Ölü Deniz’i, yeryüzünün en alçak noktalarından biri hâline getirmektedir.

Dünyanın En Tuzlu Göllerinden Biri

Ölü Deniz, dünyanın en tuzlu göllerinden biri olarak bilinir. Tuzluluk oranı yaklaşık %3,8 (binde 38) düzeyindedir. Bu yüksek tuzluluk nedeniyle gölde canlı yaşamı yok denecek kadar azdır; bu nedenle “Ölü Deniz” olarak adlandırılmıştır.

Göl çevresinde çok sayıda tuz ve potas tesisinin faaliyet gösterdiğini görmek mümkündür. Bu mineral zenginliği, bölge ekonomisinin önemli yapı taşlarından biridir.

Arazi çalışmaları sırasında yaşadığım ilginç bir anı da burada paylaşmadan geçemeyeceğim:
Yaklaşık 200 metre yüksekliğinde bir tepeye tırmandım, GPS cihazıma baktığımda rakım –243 metreyi gösteriyordu. Yani deniz seviyesinin 243 metre altında, bir tepenin zirvesindeydim. Meslek hayatım boyunca böyle bir duruma ilk kez tanıklık ettim.

–420 Metrede Bir Plaj Deneyimi

Otelin plajına indiğimde, karşıma bir tabela çıktı:
“–420 m | The Lowest Point on Earth”
(Dünyanın En Alçak Noktası)

Kıyıda tuz tabakalarının doğal olarak oluştuğunu, kristalleşme süreçlerini çıplak gözle görmek mümkündü. Fotoğraf ve video kayıtları aldım; jeoloji meraklıları için adeta açık hava dersliği niteliğindeydi.

Ölü Deniz çevresi, Amman’a kıyasla 10–15 derece daha sıcak bir mikroklimaya sahiptir. Bu durum, bölgeyi adeta bir sera alanına dönüştürmektedir. Bu sayede çevrede çok çeşitli sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır.

Yüksek tuzluluk nedeniyle Ölü Deniz’de yüzmek, alışılmışın çok dışında bir deneyimdir. Suya girenler batmaz, adeta suyun üzerinde yatar gibi durur. Bu deneyimi geçtiğimiz yıl bizzat yaşamıştım. Ayrıca Ölü Deniz çamuru, bugün dünya genelinde kozmetik ve güzellik ürünü olarak pazarlanmaktadır.

Jeoloji, Turizm ve Doğanın Kesiştiği Nokta

Bugün Ölü Deniz, yalnızca bilim insanlarının değil, dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin de ilgisini çeken, Ürdün’ün en önemli turistik destinasyonlarından biri konumundadır.

Deniz seviyesinin yüzlerce metre altında devam eden bu hayat, bize şunu bir kez daha hatırlatıyor:
Doğa, doğru okunduğunda insanlığa hem bilgi hem hayranlık sunar.

Ölü Deniz, sadece bir göl değil;
yerkabuğunun derin hafızasını, levha hareketlerini ve zamanın izlerini taşıyan eşsiz bir jeolojik mirastır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ