YAŞ ALIRKEN ESKİMEMEK

Fatma ELALMIŞ

Fatma ELALMIŞ

  • 26 Ocak 2026

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Fatma Elalmış makalesinde; 60’tan Sonra Saygınlığın Sessiz İnşası İnsan belli bir yaştan sonra aynaya bakarken yalnızca yüzünü değil, hayattaki yerini de kontrol eder. Kırışıklıklar, beyazlayan saçlar, ağırlaşan adımlar… Bunların hiçbiri tek başına yaşlılık değildir. Asıl yaşlılık, insanın kendini çağın dışına çekmesiyle başlar.
60 yaş, toplumun gözünde tuhaf bir eşiği temsil eder. Bir yandan “tecrübe” denir, diğer yandan sessizce kenara çekilmeniz beklenir. Oysa bu yaş, saygınlığın ya en olgun hâline ulaştığı ya da fark edilmeden eridiği bir dönemdir. Çünkü saygı, bu yaştan sonra miras kalmaz; gün gün kazanılır.

Nasıl mı?..

1. Geçmiş, Sığınılacak Bir Liman Değil
“Bizim zamanımızda” diye başlayan cümleler, çoğu zaman bir övünme değil, bir savunmadır. Geçmiş, hatırlanmak için vardır; içinde yaşamak için değil. Sürekli eski başarılarını anlatan biri, bugüne söyleyecek sözü kalmadığını itiraf eder. Saygınlık, hatıralarla değil; tecrübenin bugüne dokunmasıyla oluşur.

2.Bilgelik Yüksek Sesle Konuşmaz
Her konuda fikri olan insan değil, gerektiğinde susabilen insan dinlenir. 60’tan sonra bilgelik, sözü çoğaltmakta değil, kelimeleri damıtmaktadır. Her tartışmaya giren, her meseleye müdahale eden kişi zamanla ağırlığını kaybeder. Oysa ölçülü bir sessizlik, çoğu zaman en güçlü cümledir.

3.Gençlere Yukarıdan Bakmak, Kendini Aşağı Çekmektir.
Bir toplumda kuşaklar arasında kibir oluştuğunda, ilk kaybolan şey saygıdır. Gençleri küçümseyen büyüğün itibarı, gençlerin gözünde zaten yok hükmündedir. Oysa öğrenmeye açık bir 60 yaş, yalnızca saygı görmez; umut da verir. Çünkü gerçek olgunluk, öğretirken öğrenebilmektir.

4. Şikâyet, Saygınlığın Sessiz Düşmanıdır
Elbette hayat kolay değildir. Ama sürekli yakınan insan, çevresini yorar. Hastalıklar, ekonomik sıkıntılar, dünyanın gidişatı… Bunları herkes biliyor. Saygın insan, sorunu tekrar eden değil; soğukkanlılıkla taşıyabilen insandır. Ağırlığını başkasına yüklemeyen, kendi yükünü hafifleterek taşır.

5. Karakter: Zamana Dayanan Tek Şey
İnsan yaş aldıkça maskeler düşer. Gençlikte tolere edilen çelişkiler, ileri yaşta affedilmez. Söz ile davranış arasındaki mesafe, insanın gerçek yaşını ele verir. 60’tan sonra insanın en büyük sermayesi bankadaki parası değil, ahlaki tutarlılığıdır. Güven, bu yaşta kazanılmaz; korunur.

6.Onurlu Mesafe Sanatı
Ne herkese yaslanmak ne de kimseye tepeden bakmak… Saygınlık, mesafe ayarını bilmekle ilgilidir. Yardım istemek zayıflık değildir; ama sürekli beklenti içinde olmak insanı küçültür. Güç, bağımsızlıkla kibir arasındaki ince çizgide yürüyebilmektir.

7.Kendine Bakmak, Hayata Saygı Duymaktır
Bakımlı olmak gençlik arayışı değildir. Bu, hayata hâlâ ciddiyetle bakmanın göstergesidir. Dağınık bir beden, çoğu zaman vazgeçmiş bir ruhun işaretidir. Kendine özen gösteren insan, çevresine de “Ben hâlâ buradayım” mesajı verir.

Unutmamak gerekir ki 60’tan sonra saygınlık bağırarak kazanılmaz. Talep edilmez, ilan edilmez. Sessizce inşa edilir. Duruşla, ölçüyle, adaletle…
İnsan yaş alırken ağırlaşmak zorunda değildir. Hafif ama derin, sakin ama etkili olabilir. Ve belki de gerçek saygınlık, tam olarak bu dengeyi kurabilenlerin payına düşer.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Birsen Tolgay dedi ki:

    Yıllara rağmen kendinden vazgeçmemek , ruhunu koruyabilmek, derinleştirmek , büyürken küçülmek, ne eksik ne fazla , ne geçmiş ne gelecek , şimdiye yakışmak …
    Canım Fatmacığım bu işi en iyi yapanlardansın , yazın bu anlamda çok güç veriyor

BİR YORUM YAZ