Selma Çalışır’dan Sert ve Vicdani Çağrı

  • 20 Ocak 2026
Selma Çalışır’dan Sert ve Vicdani Çağrı

“Çekin Ellerinizi Çocukların Üzerinden”

Türkiye’de art arda yaşanan çocuk cinayetleri ve istismar vakaları, kamuoyunda derin bir infial yaratırken, Bağımsız Denetici Mali Müşavir Selma Çalışır konuyla ilgili dikkat çeken ve güçlü ifadeler içeren bir açıklama yayımladı. Çalışır, çocuklara yönelik şiddet ve istismarın münferit olaylar olarak ele alınamayacağını vurgulayarak, yaşananların toplumsal, ahlaki ve kurumsal bir çürümenin sonucu olduğunu ifade etti.

Açıklamasında, “Bu ülkede çocuklar büyümüyor; hayatta kalmaya çalışıyor” sözleriyle yaşanan tabloyu özetleyen Selma Çalışır, çocukların bir toplumun en gerçek ve en çıplak aynası olduğunu belirtti. Çocukların gülüşü, güven duygusu ve korkusuzluğunun bir ülkenin vicdanını yansıttığını ifade eden Çalışır, bugün bu aynada görülen manzaranın ise utanç verici olduğunu söyledi.

“Her çocuk suçu, çökmüş bir ahlakın belgesidir”

Selma Çalışır, her çocuk cinayeti ve her istismar vakasının yalnızca adli bir olay olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğuna dikkat çekti. Bu tür olayların; suskunluğun normalleştirildiği, yüzleşmenin ertelendiği ve ahlaki değerlerin aşındığı bir düzenin belgesi olduğunu belirtti. Bir çocuğun bedeni üzerinde kurulan her türlü tahakkümün, yalnızca suçu işleyen failin değil; görüp susan, duyup geçiştiren ve “büyütmeyelim” diyen herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Çalışır, çocuklara yönelik suçların bireysel sapkınlıklarla açıklanamayacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bu yaşananlar; cezasızlığın, kutsallaştırılan sessizliğin, ‘ayıp’ denilerek örtülen suçların ve yanlış öğretilen itaat kültürünün kaçınılmaz sonucudur.”

“Bir çocuğun susması rıza değildir”

Açıklamasında özellikle çocukların davranışları üzerinden yapılan suçlayıcı yaklaşımlara sert tepki gösteren Selma Çalışır, kamuoyunda sıkça karşılaşılan “Neden söylemedi?”, “Neden oradaydı?” gibi soruların suçu çocuktan yana kaydırdığını ifade etti. Bir çocuğun susmasının rıza anlamına gelmeyeceğini, korkmasının ise terbiyesizlik ya da yanlış bir davranış olarak görülemeyeceğini vurguladı.

Asıl sorulması gerekenin, suçu işleyen kişilerin hâlâ toplum içinde serbestçe dolaşabiliyor olması olduğuna dikkat çeken Çalışır, çocukların gerçekten korunmasının yalnızca kâğıt üzerinde kalan önlemlerle değil, güçlü bir vicdan ve kararlı bir iradeyle mümkün olacağını ifade etti.

Devlete, yargıya, ailelere ve topluma açık çağrı

Bağımsız Denetici Selma Çalışır, açıklamasının devamında tüm sorumluluk sahiplerine açık ve net çağrılarda bulundu.

Devlete seslenen Çalışır, çocuk istismarı suçlarında “iyi hâl”, “kravat indirimi” ya da “pişmanlık” gibi gerekçelerin kabul edilemez olduğunu belirterek, yasaların failden yana esnememesi gerektiğini vurguladı.

Yargıya yönelik çağrısında ise adaletin gecikmesinin, çocuklar için adaletin inkârı anlamına geldiğini ifade etti. Dosyaların raflarda değil, vicdan önünde görülmesi gerektiğini belirtti.

Ailelere de önemli bir mesaj veren Çalışır, çocukların birer mülk değil, emanet olduğunu vurgulayarak; susmayı değil konuşmayı, korkuyu değil güveni büyütmenin temel sorumluluk olduğunu dile getirdi.

Topluma seslenirken ise, “Bir çocuğun çığlığına sırtınızı dönmeyin” diyen Selma Çalışır, “Benim başıma gelmedi” anlayışının masumiyet değil, açık bir ihmal olduğunu söyledi.

“Bu bir rica değil, insanlık emridir”

Açıklamasının en sert bölümünde failler, suça sessiz kalanlar ve örtbas edenlere doğrudan seslenen Selma Çalışır, “Çekin ellerinizi çocukların üzerinden” ifadesini kullandı. Bunun bir rica değil, açık bir insanlık emri olduğunu vurgulayan Çalışır, çocuklara yönelen şiddetin en savunmasız olana karşı kurulan bir iktidar arzusunun ürünü olduğunu ve bu anlayışın durdurulmaması hâlinde tüm toplumu tehdit edeceğini ifade etti.

Selma Çalışır, sözlerini şu çarpıcı ifadelerle tamamladı:
“Çocuklar bu ülkenin yalnızca geleceği değildir. Onlar bugünün vicdan sınavıdır. Bu sınavdan ya insan kalarak çıkacağız ya da sessizce çürümeye devam edeceğiz.”

Kamuoyunda geniş yankı uyandırması beklenen bu açıklama, çocuk hakları, adalet ve toplumsal sorumluluk konularında yeniden güçlü bir tartışmanın kapısını araladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ