Sanatkâr Poşalar
Kavram Karmaşasına Karşı Kısa, Net ve Gerçek Bir Çerçeve
Türkiye’de bazı kavramlar vardır ki, yıllardır yanlış bilinir, yanlış anlatılır ve ne yazık ki yanlış yargılarla birlikte anılır. Poşalar, Domlar, Lomlar ve Abdallar da bu karmaşanın en belirgin örneklerindendir. Oysa bu topluluklar ne aynı kökenden gelir ne de tek bir kimlik altında toplanabilir. Benzerlikleri, daha çok tarihsel süreçte üstlendikleri rollerden ve yaşam tarzlarından kaynaklanır.
Bu yazıda meseleyi kısa, net ve sade bir şekilde ele almak istiyorum.
Poşalar: Bir Etnik Kimlik Değil, Sosyal Bir Tanımlama
Poşa kavramı, sanılanın aksine tek bir etnik kökeni ifade etmez. Tarihsel olarak gezgin ya da yarı gezgin yaşamış, zanaat ve el emeğiyle geçimini sağlamış topluluklar için kullanılan sosyal bir tanımlamadır. Bugün Poşa olarak anılan insanların büyük çoğunluğu kendisini Türk, Kürt ya da Arap olarak tanımlar.
Dil meselesi de sıkça yanlış aktarılır. Poşaların “farklı bir ana dili” olduğu iddiaları gerçeği yansıtmaz. Türkiye’de yaşayan Poşaların dili Türkçedir. Anadolu’nun bu topraklarından başka bir anayurtları yoktur.
Domlar: Güney Asya Kökenli Bir Topluluk
Domlar ise köken olarak Güney Asya’ya, yani Hindistan hattına dayandırılan bir topluluktur. Kendi dilleri Domca (Domari) olmakla birlikte yaşadıkları bölgelerde Türkçe ve Kürtçe de konuşurlar. Güneydoğu Anadolu ve Suriye sınır hattında yoğunlaşırlar. Müzisyenlik, demircilik ve seyyar işler Dom topluluklarında yaygındır. Türkiye’de zaman zaman Romanlarla karıştırılsalar da Roman değillerdir.
Lomlar: Kafkasya Hattının Yerleşik Topluluğu
Lomlar, Kafkasya ve Doğu Anadolu hattında yaşayan, Lomca (Lomavren) konuşan bir gruptur. Artvin, Kars ve Erzurum çevresinde daha erken dönemde yerleşik hayata geçmişlerdir. Bu yönleriyle Domlardan ayrılırlar.
Abdallar: Anadolu’nun Müzik Hafızası
Abdallar ise etnik bir topluluk değil, mesleki ve kültürel bir gruptur. Anadolu’nun iç bölgelerinde ortaya çıkmışlardır ve Türkçe konuşurlar. Davul-zurna geleneği başta olmak üzere Anadolu müziğinin taşıyıcı kolonlarından biridirler. Düğünlerde, bayramlarda, törenlerde Anadolu’nun sesini yüzyıllar boyunca Abdallar taşımıştır.
Sanatkâr Bir Toplumsal Gerçeklik
Özellikle Poşalar ve Lomlar, Cumhuriyet döneminde ve daha öncesinde köy köy, şehir şehir dolaşarak zanaat gerektiren tüm işlerde toplumun yükünü sırtlamışlardır. Sobacılık, kuyumculuk, dişçilik, sepetçilik, saraçlık, marangozluk gibi bugün neredeyse kaybolmuş pek çok meslek onların elinde hayat bulmuştur.
O dönemlerde bir köye soba yapılacaksa Poşa ustaya gidilirdi. Kırılan bir alet, bozulan bir düzenek onların eliyle onarılırdı. Şehirleşme ve sanayileşmeyle birlikte bu meslekler ortadan kalkınca, bu kültürel miras da sessizce geri plana itildi.
Yanlış Etiketler, Kaybolan Hafıza
Poşa, Lom ya da Abdal olmak; ne aşağılayıcı bir tanım ne de dışlanmayı hak eden bir kimliktir. Aksine, Anadolu’nun üretim hafızasının, el emeğinin ve sanatkârlığının taşıyıcılarıdır. Bu toplulukları doğru tanımak, geçmişimize ve kültürel mirasımıza saygının bir gereğidir.
Kavramları karıştırarak değil, ayırt ederek konuşmak; önyargılarla değil, bilgiyle yaklaşmak zorundayız.
Çünkü bu topraklarda nice sobayı ısıtan, nice aleti onaran, nice türküyü yaşatan eller vardı.
Ve o eller, sanatkâr ellerdi.
Hayrettin Bulut
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı
