“Bu Parti Salon Siyasetçilerinin, Rantçıların ve İradesi İpotekli Kadroların Malı Değildir”
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Bursa merkezli sert tartışmalar büyüyor. CHP’li Erdoğan Kaçar, parti içi işleyişten yönetim anlayışına, ön seçim tartışmalarından laiklik hassasiyetine kadar birçok başlıkta dozajı yüksek, sert ve açık mesajlar içeren kapsamlı bir açıklama yaparak, hem parti yönetimlerini hem de “salon siyasetçileri” olarak nitelediği isimleri hedef aldı.
Kaçar, kendisine “Neden konuşuyorsun?” diyenlere ve koltuklarını korumak adına parti emekçilerini tehdit edenlere karşı “Bursa’nın vicdanı adına” konuştuğunu vurguladı. Açıklama, CHP örgütlerinde uzun süredir dillendirilen rahatsızlıkları açık bir siyasi rest haline dönüştürdü.
“İradesi Kısıtlanmış Yönetimler CHP’ye Zarar Veriyor”
Erdoğan Kaçar, açıklamasının ilk bölümünde il ve ilçe örgütlerinde oluşan yönetim yapılarının partiye zarar verdiğini savundu. Parti örgütünün iradesi dışında, belli güç odakları tarafından şekillendirilen yönetimlerin CHP’yi halktan kopardığını belirten Kaçar, bu kadroları sert ifadelerle eleştirdi.
Kendi iradesiyle değil, belirli odakların tercihleriyle göreve gelen yönetimlerin zamanla örgütten koparak “salon siyasetine” hapsolduğunu ifade eden Kaçar, bu durumun sandıkta oy kaybı olarak tüm partiye ağır bir fatura çıkardığını söyledi.
“İradesi kısıtlanmış, kukla haline getirilmiş kadrolar halk nezdinde karşılık bulamaz. Bunun bedelini sadece o kadrolar değil, tüm parti öder” sözleriyle uyarıda bulundu.
“Rantçı Değil, Gerçek Siyasetçi İstiyoruz”
Kaçar, CHP’de siyaset yapmayı bir rant ve kariyer basamağı olarak gören anlayışa karşı açık bir cephe aldı. Örgütü yok sayan, tabana sormadan karar alan, “ben yaptım oldu” anlayışıyla hareket eden hiçbir milletvekili ya da il başkanını kabul etmediklerini belirtti.
Gerçek gücün atama listelerinden değil, sokağın tozundan ve halkın desteğinden geldiğini vurgulayan Kaçar, CHP’nin ancak liyakatli, örgütle iç içe, halktan kopmamış siyasetçilerle iktidar alternatifi olabileceğini dile getirdi.
“Kaygan Zeminde Siyaset Olmaz”
Açıklamanın en sert bölümlerinden biri, torpil ve eş-dost ilişkileriyle göreve getirilen yöneticilere yönelik oldu. Kaçar, bu kişilerin CHP’nin köklü geleneğinin bir parçası değil, emanetçi olduklarını söyledi.
Geçmişte CHP’den kolayca kopup iktidar partisine yönelen isimleri hatırlatan Kaçar, “Tabanı olmayan adamın rüzgâra karşı duracak mecali olmaz” ifadeleriyle sadakat ve ilke sorununa dikkat çekti.
“Tek Çare Ön Seçim”
Erdoğan Kaçar’a göre CHP’nin içindeki bu çürümenin tek panzehiri ön seçim.
“Cumhuriyet Halk Partisi koltukları, halkta karşılığı olmayanların basamağı değildir” diyen Kaçar, ön seçimin olduğu yerde ithal adayların, torpilli akrabaların ve iradesi ipotekli yöneticilerin barınamayacağını ifade etti.
Üyenin ve örgütün söz sahibi olduğu bir sistem kurulmadığı sürece CHP’nin gerçek gücünü ortaya koyamayacağını savundu.
“Biz Gemileri Yaktık”
Kaçar açıklamasında geri adım atmayacağını açıkça ilan etti.
“Ya ön seçimle örgüt ayağa kalkacak ve liyakat kazanacak, ya da bu aile şirketi zihniyeti kaygan zeminde kaybolup gidecek” sözleriyle parti içindeki mevcut yapıya açık bir siyasi meydan okuma yaptı.
Hiçbir kademenin kişisel arzular uğruna feda edilemeyeceğini vurguladı.
Laiklik ve Cumhuriyet Vurgusu: “Bu Tesadüf Değil, Zihniyet Tercihidir”
Açıklamanın ikinci bölümünde Erdoğan Kaçar, CHP’nin kurucu değerlerinden uzaklaştırılmasına yönelik çok daha sert bir dil kullandı.
İl Başkanının, Cumhuriyet ve laiklik karşıtı olarak değerlendirilen çevrelerin etkinliklerinde ve düğünlerinde boy göstermesini “6 Ok’un onuruna açık bir darbe” olarak nitelendirdi.
Bu görüntülerin, kamuoyunda tartışma yaratan “BOP” plakası meselesiyle birleştiğinde tesadüf olmaktan çıktığını savunan Kaçar, ortada net bir zihniyet tercihi bulunduğunu ifade etti.
“Makamın gücü bir plakayı değiştirmeye ya da Cumhuriyet düşmanlarıyla arasına mesafe koymaya yetmiyorsa, orada ciddi bir liyakat ve temsil sorunu vardır” dedi.
“Cumhuriyet Şeyhler Memleketi Olamaz”
Kaçar, Atatürk’ün “En hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır” sözünü hatırlatarak, tarikat ve cemaatlerin hoşgörü maskesi altında CHP’ye sızmasına asla izin vermeyeceklerini belirtti.
Cumhuriyetle hesabı olan yapıların CHP üzerinden meşrulaştırılmasına sert tepki gösteren Kaçar, partinin karanlık ajandalara alet edilmesine karşı mücadele edeceklerini vurguladı.
“Halkın Umudunu Gericiliğe Feda Etmeyin”
CHP’nin bugün Türkiye genelinde birinci parti konumuna geldiğini hatırlatan Kaçar, bu başarının gericilikle, şaibeli sembollerle ve ilkesiz görüntülerle heba edilmemesi gerektiğini söyledi.
15 yıldır meydanlarda Cumhuriyet’i savunan parti emekçileri olarak bu savrulmaya geçit vermeyeceklerini ifade etti.
Son Mesaj: “Makamlar Geçici, İlkeler Kalıcıdır”
Erdoğan Kaçar açıklamasını net ve sert bir çağrıyla tamamladı:
“Ya Atatürk’ün aydınlık yolunda net bir duruş sergilersiniz, ya da o koltukları gerçekten Cumhuriyet’e ve 6 Ok’a sahip çıkacak olanlara bırakırsınız.”
Kaçar’ın bu çıkışı, CHP Bursa örgütlerinde ve parti genelinde yeni bir iç tartışma ve saflaşmanın habercisi olarak değerlendirilirken, açıklamanın yankılarının önümüzdeki günlerde daha da büyümesi bekleniyor.
