“Bu Topraklar Cennetten Bir Parça: Mudanya”

  • 07 Ocak 2026
“Bu Topraklar Cennetten Bir Parça: Mudanya”

Bahri Palas – Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazısı

Şehirleriyle, ilçeleriyle, köyleriyle gerçekten harikulade bir ülkede yaşıyoruz. Bazı yerler var ki, doğanın estetiğiyle insanın içini huzurla dolduruyor. Kartpostallar, tablolar, anlatılar bu güzellikleri ifade etmekte yetersiz kalır. Ve biz bu eşsiz toprak parçasında birlikte nefes alıyor, aynı gökyüzüne bakıyoruz. Ne kadar anlatsam da az gelir.

Bursa’nın göz bebeği ilçelerinden biri olan Mudanya, işte bu güzelliklerin en nadide örneklerinden biri. Öyle bir doğası var ki; mavinin en durusu denizinde, yeşilin en safı dağlarında saklı. Temiz havası bir nefesle ciğerlerinizi doldururken, sahilinden izlediğiniz manzara, tüm yorgunlukları alıp götürür.

Mudanya’ya yolu düşen herkes, burada geçirdiği her dakikanın kıymetini bilir. Hatta çoğu, “Keşke ömrümün geri kalanını burada geçirebilsem” der içinden. Çünkü Mudanya sadece bir yerleşim yeri değil; huzurun, dinginliğin, doğayla barışın adresidir.

Bu ülkenin her köşesi ayrı bir zenginlik ama Mudanya gibi yerler; bu vatanın, bu toprağın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor insana. Elimizdeki bu mirasa sahip çıkmak, korumak ve değerini bilmek hepimizin boynunun borcudur.

İMAR SORUNU YAŞAM SORUNUDUR.

Şehirleriyle ilçe ve köyleriyle harikulade bir ülkede yaşıyoruz. Hele bazı yerleri var ki bu cennet vatanımın seyretmeye doyamazsınız. Kartpostallar bile sönük kalır güzelliklerinin yanında. Aynı toprak parçasında birlikte yaşıyoruz yani sizlerde farkındasınız bu güzelliklerin. Ne kadar anlatsam az gelir.

Hele Mudanya gibi bazı köşeleri vardır ki; cennetten bir köşeyi alıp ülkeme getirmişsiniz gibi. Deniziyle, dağlarıyla, temiz havasıyla, manzaralarının güzelliği ile bütün gönüllere taht kurmaktadır buralar. İnanın gören herkes ömrünün geri kalanını buralarda geçirmeyi içinden geçirir.

Yer gök zeytin ağaçlarıyla doluydu şundan birkaç yıl öncesine kadar. Maalesef insanoğlunun elini attığı her yer doğallığını yitiriyor. Betonlaşmaya başlıyor, elektriği, suyu, yolu, kanalizasyonu, çöpü her şey bir sorun yumağına dönüyor. Evet,  gerçekten de böyle.

Bir hikaye geldi aklıma bu konuya çok uygun. Anlatıvereyim.

Bir Karadenizli Almanya da müteahhitlik yapmaya başalar.

Neyse; dört kat imarlı bir binaya beş kay çıkar ve adliyeye sevk edilir.

Hakim; ‘’ Karadeniz uşağı dört kat izni olan bir yapıya bir kat kaçak kat ekleyerek yapmışsın. Seni bu sefer affediyoruz ama bir daha yapma ‘’ der.

Yine bir başka binada beş kat imarlı bir binayı altı kat, altı kat imarlı bir binayı yedi kat yapınca.

( Bizdeki müteahhit mantığı ile ) Her seferinde uyarılıp serbest bırakılan Karadeniz uşağını hakim bir kez daha karşısına alıp niye seni her affetmemizde aynı şeyi bir fazlasını yapıyorsun diye sorduklarında.

‘’ Hâkim bey bu işin karı burada ‘’ cevabını verir.  Evet bu işin karı burada.

Mudanya ilçemizin Belediye başkan ve encümenleri ilçeye bağlı imar izni olmayan arazilerdeki yapılaşmaya son vermek amacıyla yıkım kararı aldılar. Birkaç gün sonrada bu yapılar yıkılacak.

Gerçekten oturulup düşünülmesi gerekilen bir konu. Olaya tepeden bakıldığında belediye haklı. İmar izni olmayan alanlara gelip insanlar derme çatma yapılar konduruyorlar ve buraları kirletmekle kalmayıp, o doğal güzelliklerin de içine ediyorlar. Bu taraftan bakınca belediye haklı.

Bir de diğer taraftan mağdur olacak vatandaşlarımız tarafından bakalım bir de bu olaya, yıllarca şehrin bütün sıkıntısını, stresini yaşamışsın. Emekli olunca şöyle doğayla iç içe, temiz hava alabileceğin, kendine ait bir şeyler ekip yetiştirebileceğin, tavuk besleyebileceğin bir bahçe hayal etmişsin. Etmişsin de; bunu yapabilecek toplu bir paran olmamış. Çalıştığın dönemde küçükte olsa bir yer almışsın, emekliliğine yakın bir zamanda da bir baraka kondurmuşsun. Ne var bunda.

Böyle bir yeri imarlı derli toplu almaya kalksan milyonlarca lira para. Nerde bizim gibilerde böyle bir para. El emeğiyle bir çatı dört duvardan oluşturulan, yazın kafa dinlemek için yapılmış kulübeler. En ilginci de nerde böyle imar izni verilmiş yerler.

Bir pandamı dönemini hatırlamanızı istiyorum. Bir felaketti dimi Bir mikrop bütün herkesi beton yığınlarının içerisine hapsetmişti. Can sıkıntısından patladık. Ne yapacağımızı şaşırdık. Hatta ben evin boya badana işine giriştim can sıkıntısından. Manayla evimi boyamıştım.

Değerli dostlarım bildiğiniz üzere deprem kuşağında yaşam mücadelesi veriyoruz. Allah korusun Bursa da bir deprem olurda oturduğumuz binalar zarar görürse nerelere sığınacağız. Kafamızı sokmak isteyebileceğimiz bir yerimiz olmasın mı. Konteyner kentlere mahkum mu kalalım. En azından başımızı sokabileceğimiz bir yerimiz bir bahçemiz varsa buralara sığınabiliriz. Yemeklerimizi buralarda yapabilir ailemizi daha güvenilir bir ortamda gözümüzün önünde barındırabiliriz. Bunları da yıkarsanız. İnanın bir çok insanın gidebileceği bir yer yok. Bunu da bu şehir halkına lütfen çok görmeyin.

Bir de bu işin ekonomi ile alakalı boyutu var. İnsanlar tırnağından dişinden üç kuruş parayı biriktirip bir yerim olsun, değerlensin, yarın bir mütahit girer en azından başımızı sokacak bir yerimiz olsun diye yememiş içmemiş, çoluk çocuğunun harçlığından kesmiş bir yer almış. Ama Belediye uygun olan yerlere imar izni çıkarmamış, yıllarca yer sahibi insanlar sabırla beklemiş. Olmadığını görünce tek katlı küçük kulübeler kondurulmuş. Bunları yaparken yine dişinden tırnağından arttırarak yapmışlar.

Değerli Belediye Başkanlarımız. Bu yerler her ne kadar parasını ödeyip tapuda üzerimize almış olsak ta, bu yerler devletimizin. Halkımız bir süre buralarda kalabalık şehir hayatından kaçmak için, bir mangal yakabilmek için masraf yaptıkları küçücük yerler.

Devletimizin en temel görevlerinden bir tanesi de, en kolay şekilde vatandaşlarımızın yuva sahibi olabilecekleri kanunları çıkarmak ve onları desteklemektir.

Bu iş ahı çok fazla olan bir iştir. Böyle bir vebal altına girilmemesini arz ederiz. Bizim halkımız gerçekten büyük sıkıntılar yaşamış ve hala geçim savaşı veren bir halktır. Bu konuda daha duyarlı olmanızı ve vatandaştan yana olmanızı talep etmekteyiz.

Bu konuda İMAR YASASINA TAKILANLAR DERNEĞİNİN tam destekçisiyiz. Vatan bizim, vatandaş bizim.

Hayırlı günler dilerim.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ