BİR ASRI OMUZLARINDA TAŞIYAN LİDER: RECEP TAYYİP ERDOĞAN

  • 06 Ocak 2026
BİR ASRI OMUZLARINDA TAŞIYAN LİDER: RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Köşe Yazarı: Hasan Mesut Ekmen
Bazı isimler vardır; yalnızca bir kişiyi anlatmaz. Bir milletin yürüyüşünü, sabrını, duasını ve kaderini anlatır. Cumhurbaşkanı RECEP TAYYİP ERDOĞAN, işte böyle bir isimdir. Onun adı anıldığında sadece bir lider değil; Malazgirt’te açılan kapının, Çanakkale’de yazılan destanın, 15 Temmuz gecesi sokaklara dökülen imanın yankısı duyulur.
Bu topraklar kolay vatan olmadı. Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın beyaz kefeni kuşanıp “Bugün burada ya zafer ya şehadet” dediği andan itibaren bu millet, kaderini inançla yazdı. O gün açılan kapı, sadece Anadolu’nun kapısı değildi; bir medeniyetin yürüyüşüydü. Asırlar sonra o yürüyüşün sorumluluğunu omuzlarında hisseden bir irade vardı: Recep Tayyip Erdoğan.
Çanakkale’de bir millet, yokluk içinde var olmayı öğrendi. Merminin bittiği yerde yüreğini siper etti. Anafartalar’da, Conkbayırı’nda sadece düşman durdurulmadı; bir milletin onuru ayakta tutuldu. “Çanakkale geçilmez” sözü, imanın maddeye galip gelişiydi. İşte o ruh, yıllar sonra bu millete yeniden özgüven olarak döndü.
15 Temmuz gecesi ise tarih bir kez daha yazıldı. Tankların önüne yürekler çıktı. Kurşunlara karşı dualar yükseldi. O gece sokaklara dökülen milyonlar, Malazgirt’in cesaretini, Çanakkale’nin fedakârlığını omuzlarında taşıyordu. Ve o gecenin merkezinde, milletiyle kader birliği yapan bir lider vardı. Recep Tayyip Erdoğan, korkunun değil imanın tarafında durdu. Milletini meydanlara çağırdı; çünkü biliyordu ki bu millet esareti kabul etmez.
Onun liderliği; konforlu salonlarda değil, fırtınalı meydanlarda yoğruldu. Siyaseti bir makam değil, bir emanet olarak gördü. İnancı süs değil pusula bildi. Vatanı slogan değil namus saydı. Milletini kalabalık değil kader ortağı olarak bildi.
Türkiye onun liderliğinde sadece yollar, köprüler, hastaneler yapmadı; başını dik tutmayı öğrendi. “Yapamazsınız” denilen her alanda “Yaparız” dedi. Savunma sanayiinde bağımsızlık, diplomaside onur, ekonomide direnç ortaya koydu. Ama hepsinden önemlisi, milletin özgüvenini ayağa kaldırdı.
Dünyanın sustuğu yerde konuştu. Mazlumun yalnız bırakıldığı yerde Türkiye’yi siper etti. Filistin’de bir çocuğun gözyaşında, Afrika’da bir yetimin duasında, Balkanlar’da bir annenin umudunda bu ülkenin adını duyurdu. Çünkü onun vicdanında sınırlar haritalarla çizilmezdi.
Bu yol kolay olmadı. Darbeler, tehditler, kuşatmalar, ihanetler yaşandı. Ama her seferinde bu millet, lideriyle omuz omuza verdi. Çünkü bu yürüyüş; Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Çanakkale’den 15 Temmuz’a uzanan bir iman çizgisiydi.


Bugün Türkiye; masada sözü olan, sahada gücü olan, kendi kararını kendi veren bir ülkedir. Bu bir gecede olmadı. Ne kalem yeter bunu yazmaya ne kâğıt yeter bu fedakârlıkları anlatmaya. Ama tarih yeter. Milletin vicdanı yeter. Dualar yeter.
Recep Tayyip Erdoğan; bir dönemin adı değil, bir dirilişin adıdır. Bu topraklar imanla yürüyenleri unutmaz. Ve bu millet, yüreğiyle yürüyen liderinin arkasında durmayı iyi bilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ