Kelimenin Sihri mi Olur?

  • 29 Ağustos 2025
Kelimenin Sihri mi Olur?

Kelime, harflerin doğru dizilimi ile anlamlaştığında; bilincin derin dehlizlerinde yol almaya başlar. Yolun karanlığına aldırış etmez; çünkü bilgi ile kucaklaştığında ışık olacaktır. Özgüvenli ve güçlü olanlar, düşünce ile birleşerek bilinç yolunu aydınlatmaya başlarlar. Eğreti olanlar, güçsüz ve anlamsızdırlar. Işık olamadan sessizce kaybolurlar.

Kelimenin gücü ışık olmakla kalmaz ve algıyı değiştirerek davranışın dürtüsü haline gelir. Artık bilgiye dönmüştür. Bilinç olmuş, ışık olmuş ve düşünce olmuştur. Hayatın seyrini değiştirecek güçtedir artık. Tutarlı, etik ve güçlü olanlar, tutarlı ve etik davranışları tetikleyerek sosyal konumu ve psikolojiyi etkiler. Aslında etik olmayan davranışları, yanlış kullanılan kelimeler ve mimikler tetiklemiştir. Kullanım şeklinin önemi, öne çıkar. Sosyal ortamdaki konumu ve değerinizi belirlemeye başlarsınız. Kullandığınız kelime, artık sizsinizdir!

“Dil insanın evidir” der Martin Heidegger. Hayallerin, düşüncelerin ve fikirlerin doğduğu, büyüdüğü yerdir o ev. İnsan varsa dil vardır. Dil olmadan insan yaşayamaz. İnsanın kendini ifade edebileceği en önemli donanım, dilidir. Kullanılan her kelime, insanın hayatını kolaylaştırır. Yahya Kemal’inTürkçe, ağzımda anamın ak sütüdür” sözü konunun özeti gibidir. Kullandığımız kelimeler, hayatımız, dünyamız ve bizi biz yapan değerlerin seslendirilmesini sağlayan, onlara hayat vererek görünür kılan sihirli anahtarlardır. Kelimenin sihrini anlamak, insanın kendini anlamasıdır da; çünkü sen kendini anlatabildiğin kadar sensindir.

REKLAM ALANI

“Kelime değişince hayat değişir mi?” Sorusuna hemen cevap verebilir misiniz? Bir anda film şeridine dönen hayatınızı, incelemeye başlarsınız. Ne zaman, nerede, kime, nasıl bir cümle kurduğunuzu ve o cümledeki kelimelerin hayatınızı nasıl değiştirdiğini hatırlarsınız. “Umut ettiğim o işim, diyaloğum iyi geçseydi, dikkatli olsaydım…” cümlesini içinizden söylediğinizde, istediğiniz gibi sonuçlanmayan o işiniz veya yaşam durumunuz için iç çekersiniz; ama artık çok geçtir. Kullandığınız kelimelerin, sizi tam anlatamadığına inanırsınız; oysaki siz, kullandığınız kelimelerdiniz! Olumlu geçen ve olan bir işiniz için; “Kendimi çok ifade ettim, iyi bir diyalog ortamı oldu…” diyerek özgüveninizin arttığını hissedersiniz. Kelimelerin ifade şekli o kadar önemlidir ki; aynı kelime iki kişi tarafından söylendiğinde bile ses tonu, mimik, vurgu ve sözün şiddetinin farklılığı ile kelime, hiç düşünülmeyen bir şekilde anlaşılacaktır. “Kastım bu değildi…” cümlesini çok duyarız.

“İnsan, sinirli, duygusal, heyecanlı, mutlu, mutsuz, stresli, korku içinde ve tedirgin olduğunda kelimeleri, akıl değil refleksler yönetir” der davranış bilimleri. Dingin ve sakinken aklın onayı ile söylenen cümleler, sizi istediğiniz şekilde ifade edecektir. Hiç kimse, anlattığı şeyin kastettiği şekilde anlaşılmamasını istemeyecektir. Elbette anlatılan, anlaşıldığı kadaralgılanacaktır; ama sizden çıkan kelimelerin vurgu, şiddet, yumuşak veya sert, etik veya kaba, mimik desteğinin olup olmaması, anlamının tam söylenmesi, algıyı doğrudan etkileyecektir. Aynı söylemlerle ifade edilen cümlenin, insan sayısı kadar farklı algılanacağı gerçektir. İki kişi tarafından söylenen aynı cümle, biri asık suratlı, etik olmayan, diğeri yumuşak ve gülümseyen mimik ile söylediğinde aynı algılanmadığını görürüz; oysaki her söylem ve diyaloğun kastedilen gibi olması istenir. Farklı anlaşıldığında da; yanlışın, kullanılan kelimelerin kullanım şeklinde olduğu geç algılanır. Aynı sözcüğün çeşitli mimik ve surat ile söylenmesi, farklı anlam içerdiği fark edilmedikçe; kelimelerin sihri olduğu algılanmaz!

Kelimenin gücü, düşünceyi değiştirir mi? Kelimenin sihri, insanı büyüler mi? Sorularının cevabı, elbette evet” tir; ama güç ve sihri belirleyen akıl ve bilinç düzeyi, insan hayatının en önemli donanımı olduğundan, öncelikle bu donanımın elde edilmesi gerekecektir. Yaşamsal donanımlarını, elde edemeyen her insan, kendi hayat yolunun karanlıkta kaldığını nasıl anlayacaktır? İş işten geçtiğinde algılanan hiçbir şeyin anlamı olmaz. Zaman geriye gitmeyecektir. Kastedilen gibi ve doğru algılandığı andan itibaren geri kalan hayat güzelleşecek ve özgüvenli mutlu bir hayat yaşanabilecektir. Mutluluğu kendi donanımlarının gücü ile yaşama kafa tutarak elde etmiş insanların oluşturduğu toplumun geleceği, her zaman aydınlık ve insani değerler taşıyacaktır. İnsani ve sorgulayıcı değerler taşımayan yaşamsal donanımlar, gerekli refah ve huzuru sağlayamayacaktır. Kendini güçlü kılacak donanımlarını elde edemeyen insan, güdülenmekten ve güdülmekten kurtulamayacaktır. Biat etmekten başka çareleri yoktur artık. Sorgulama yeteneğini kaybetmiş ve hayatını sadece “kabullenmelerle” sürdüren insanın, ne topluma ne de kendine hiçbir olumlu katkısı olmayacaktır. Güdülmeye, güdülenmeye, yönlendirilmeye, sömürülmeye ve ezilmeye mahkum olarak biatın kör karanlığında debelenip duracaklardır.

Kelimenin bilgiye dönmesiyle başlayan aydınlanma, hayatın ve ilişkilerin seyrini değiştirme gücüne sahiptir. Bir olayın nasıl gerçekleştiğini ayrıntıları ile bilmek, pek çok şeyi kapsar. Bilginin en ham hali veridir. Bir şeyi nasıl yapacağımızı bilmek, teorik bilgiyi pratiğe dökmenin kök halidir. Örneğin, mutfak malzemeleri, yiyecekler ve yemeğin yapılış bilgileri veridir; ama o yemeği pişirebilme becerisine deneyim ile ulaşılacaktır. Bilginin, deneyim ile birleşerek derin bir kavrayışa dönüşmesi, davranışın seyrini doğrudan etkiler. Bu, sadece ne olduğunu değil, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamayı ve doğru kararlar verebilmeyi de içerir. Bilgi ile ulaşılabilen bilinç düzeyi, kendimizi ve dünyayı anlayabilmeyi, doğru ve yanılışın hayatımızı nasıl etkilediğini bilme şansını kazandırır.

Kelimeler, yeni sosyal ortamlar inşa eder. Öğretmenler, yazarlar, şairler ve hikayeciler, kelimeleri kullanarak duyguları uyandırarak bizi farklı zamanlara ve mekanlara taşırlar. Tek bir cümle, sevinç, hüzün, korku, merhamet, umut ya da umutsuzluk hissettirebilir ve düşünceleri değiştirir. Güçlü bir konuşma ya da mantık yürütülen bir anlatım tarzı, inançları değiştirmeye, harekete geçmeye ya da olayları yeni bir perspektiften görmeye ikna edebilir. Kelimeler, iyileştirir de zarar da verebilir. Neşe içinde olan bir insana bir anda kötü kelimelerin söylenmesi, neşesinin alabora olmasına sebep olacaktır. Morali bozuk bir insana umut ve güven dolu kelimeler söylenmesi iyi hissettirebilecektir. Kelimelerin sihri algılandığında; gerçekliği şekillendirebileceği algılanacaktır. Kullandığımız dil, hem kendi hem de diğer düşünceleri etkiler. Bu etki, ilham verme ve sosyal çevreyi şekillendirme gücüne sahiptir. Sokakta “Su” yazılı bir kartonun altında su satan bir çocuğu herkes görür. Sıradandır, bizim toplumumuzda alışılmış bir durumdur bu. İlgi gösteren de olur göstermeyen de; ama o kartona “Annem evde aç, ona ekmek almam lazım” yazdığında; bir kısım insanın duygusu değişecektir. Su aynı sudur, insan aynı insandır; ama su ihtiyacı olmayan biri bile almak istediğinde kelimenin sihri davranışı değiştirmiştir. İşe çok ihtiyacı olan birinin, kullandığı kelimelerin sihrini anladığında durum değişebilecektir. Etik, duygusal ve doğru cümlelerle kendini ifade ettiğinde, kendini istediği gibi ifade edebilecektir. Doğru mimik, davranış ve sihirli kelimelerle süslenmiş cümlenin etkisi her zaman olumlu yönde etki edeceğini bilen insan, ilişkilerini ve hayatını güzelleştirecektir.

Kelime, bilgiye ulaştığında anlamlaşır. Bu anlam, fikri, duyguyu ve düşünceyi ifade eder. Hem olumlu hem olumsuz yönde olmasını sağlayan dil ve onu kullanan kişinin ifade şeklidir. Kelimenin bilgi ile buluşması bir anda ışık olur. Yapılacak davranışı değiştirir. Aslında “kelimenin sihri” kelimenin ışığıdır. Bilmediğimiz, anlamadığımız veya göremediğimiz şeyleri aydınlatır. Karmaşık bir konuyu açıklayan bir kelime, adeta zihnimizdeki karanlığı aydınlatır. Ham verilerin, doğru ve etik kelimelerle ifade edildiğinde ışığa dönüştüğünü bilmek, hayatı kolaylaştıracaktır. İnsanlar, doğru kelimelerle anlatılan bilgi sayesinde dünyayı farklı şekilde görmeye, kendini ve dünyayı tanıyan insanın vizyonu değiştiğinden olaylara daha gerçekçi bakmaya başlar. Sözcüklerin seçilerek, doğrudan ve dolaylı anlamlarına göre etkili kullanıldığı, ifade yeteneği gelişmiş bireylerden oluşan toplumlarda, başarılı olmak daha kolaydır.

Ağzımızdan çıkan her sözcüğün titreşiminde, sihir saklı olduğunu bilmek davranışların daha kontrollü olmasını sağlayacaktır. Kelimelerin anlamları ve niyetleri olur. Kelimenin daha söylenmeden bile insanın yüz ifadesi, mimik ve duruş şekli o kelimeyi ya etkisiz kılacak ya da sihirli bir şekilde etkisini gösterecektir. Birileri sizin hakkınızda sürekli aynı olumsuz sıfat ifade etse, bir zaman sonra motivasyonunuz düşer, olumsuz düşünmeye başlamaz mısınız? Hayatın her anında kullanılan kelimelerin gücü tam anlaşılmalıdır. O zaman, hem söylediğiniz hem duyduğunuz kelimelerin sihri aktive olacaktır.

“İnsan beyni kelimelerle düşünür.”  İfadesi aslında insandaki önemini anlatır. İnsan, düşünceleriyle konuşur ve duygularına göre davranış sergiler. Kelimenin, dolayısıyla düşüncenin kökündeki hissin ortaya çıkışında bile sihir vardır. Çok önem verdiğiniz bir diyalogda, bazen kelimeler boğazınıza düğümlenir, aklınız karışır, söyleyeceğinizi unutursunuz. Ya söyledikten sonra ne olacaktır? Heyecan fırtınası size gelemeye başladığında, gerçek mi sanal mı olacağınız belli olmaz. Doğru kullandığınız bir kelimenin sihri ortaya çıkar ve işiniz olur ya da yanlış ve etik dışı kullandığınız bir kelimenin olumsuz sihri ortaya çıkar olacak işiniz olmaz. Aslında kelimeyi söylemediğinizde bile karşıya bir his titreşimi gönderirsiniz. Nereden geldiği belli olmayan etki ile beyninizi işgal eden hissin gücü oranınca düşünceye, oradan da duyguya döndüğünde; davranış kaçınılmaz olur. Ya delibozuk olacaktır ya da aklıselim!

Bazen düşünceye evrilen sihirli kelimeler, insanın kaderini çizer. Bilinçli olarak, olumsuz kelimelerle oluşan cümleler yerine, olumlu kelimelerden oluşan olumlu cümleler kurmak, kelimelerin sihri olduğunu anlamaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ