BURSA 

Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu’ndan BTSO’ya ziyaret

Sosyal Medyada Paylaş

Bursaray Emek – Şehir Hastanesi Hattı’nın temeli atmak ve çeşitli temaslarda bulunmak için Bursa’ya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı da ziyaret etti.

Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu'ndan BTSO'ya ziyaret
Bakan Karaismailoğlu,ekonomiye ve Türkiye’nin 2023 hedeflerine ilişkin açıklamalarını BTSO ziyaretinde yaptı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun açıklamaları şöyle;

“EKONOMİDE PANDEMİ DURAĞANLIĞI”

“Bir yılı aşkın süredir, pandemi koşulları nedeniyle dünya ekonomisi ciddi bir durağanlık sürecinden geçiyor.

Ancak tedavi ve aşılama konusunda önemli ilerlemeler yaşanmasıyla, 2021 yılı sonu itibariyle küresel ekonominin hızlı bir toparlanma yaşaması bekleniyor.

Öyle ki, IMF, küresel ekonomide 2021 yılında %5,2’lik büyüme öngörüyor.

“TÜRKİYE İÇİN YÜZDE 5,9’LUK BÜYÜME BEKLENTİSİ VAR”

OECD’ye göre Türkiye’de de yüzde 5,9’luk bir büyüme beklentisi var.

Türkiye için ortaya çıkan bu olumlu tabloda hükümetimizin Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki çalışmalarının önemi büyük.

Bu zor koşullar altında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak bizler de 4000’i aşkın şantiyemizde, elbette tüm sağlık tedbirlerini alarak projelerimizin inşasını aralıksız sürdürdük.

Havayollarımız etkinliğini korudu, dünyanın yeni transit merkezi İstanbul Havalimanı, yolcu sayısı bakımından son derece aktif bir yıl geçirdi.

Demiryolu Reformumuz kapsamında oluşturduğumuz Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattımızla, duran ticari hatlara Orta Koridor üzerinden alternatif bir güzergâh oluşturup,

Avrupa-Asya arasında ticaretin kesintisiz sürdürülmesini sağladık.

Limanlarımız aralıksız çalıştı.

İhracatımıza her zaman olduğu gibi omuz verirken, pandeminin en yoğun günlerinde dahi ülkemizin temel ihtiyaçlarını başarıyla karşıladılar.

Her daim üretkenliğiniz ve verimliliğiniz ile ekonomimizi ayakta tutan sizler de takdire şayan bir grafik ortaya koydunuz.

“BÜTÜN OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN 2020’DE İHRACAT HEDEFLERİMİZE ULAŞTIK”

Bütün olumsuzluklara rağmen 2020 yılında ihracat hedeflerimize ulaştık.

Ocak 2021 itibariyle yıllık sanayi üretimimizin %11,4 oranında artırdık.

Türkiye pandemi koşullarında dahi tüm dünyanın hayretle izlediği bir ülke oldu.

Üretkenliğini ve büyümesini inançla devam ettirdi.

En zor anlarda dahi yılmadan, inancımızdan güç alarak muazzam bir başarı elde ettik.

Çünkü hepimizin kalbinde, yanan bir ateş gibi, daha zengin, daha güçlü, gelişmekte olan değil gelişmiş bir Türkiye inşa etmeye olan inanç var.

İnşallah, Cumhuriyetimizin 100. yılına da bu inanç sayesinde sarsılmaz bir ekonomik güç olarak giriş yapacağız.

Türkiye son yıllarda pek çok cephede aynı anda savaştı.
Sağlıktan, eğitime, tarımdan sanayiye, savunmadan ulaştırmaya hemen her alanda 19 yıldır hükümetlerimiz tarafından çok büyük bir emek verildi.

İhmal edilen her iş yeni baştan ele alındı, tespit edilen tüm eksikler giderildi.

Ekonomide bir üst lige yükselmemizi sağlayacak katma değerli dev projeler hayata geçirildi.

Ulaştırma ve haberleşme altyapımızın çağa uygun hale getirilmesi ve özellikle ekonomimize dayanak olacak bir klasmana erişebilmesi için de 1 trilyon lirayı aşkın yatırım yaptık.

“Bütünsel kalkınmanın istisnası olmaz” dedik. Doğu-batı, kuzey-güney ekseninde ülkemizin tüm altyapısını yeniledik.

Ne bir ilimizde ne bir köyümüzde basılmadık bir karış toprak bıraktık.

Vatandaşlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı dünya ile bağlarken, bir yandan da sanayicilerimizin üretkenliğini artırmak, güçlü bir lojistik altyapıyla yeni pazarların kapılarını açmak için gece gündüz çalıştık.

“HAKSIZ ELEŞTİRİLERE UĞRUYORUZ”

Zaman zaman kimilerinin idrak yoksunluğu nedeniyle haksız eleştirilere uğruyoruz.

“Ne gerek vardı bu kadar yatırıma” diyenler, “yaptırmayız” diyenler, “başaramazsınız” diyerek önümüze çıkanlar oluyor.

Eminim, her biriniz birer girişimci ve iş insanı olarak bizi en iyi anlayanlarsınız.

“Olmaz” diyenlere
“Neden olmasın” diyenler her zaman kazanır.

Zafer,
Herkes durduğunda koşmayı sürdürenlerindir.

İşte bu “Neme lazımcı”lar, konuşadursun, bizler 10 yıl, 20 yıl, 50 yıl sonrasının ihtiyaçlarını bugünden karşılamak için çalışıyoruz.

Oysaki devlet aklıyla atılan tüm bu adımların stratejik bir nedeni var ve Türkiye’ye kazandıracakları bugünden hesaplanıyor.

Lojistik Master Planımız, Ulaşım Ana Planımız ve 2023 Stratejik Planımız doğrultusunda ülkemizi dünya ile ulaşımın her modunda bağlayacak, şehirlerimiz arasında gidiş-gelişi artıracak bir hareketlilik altyapısını oluşturduk.

Lojistik açıdan bölgemizde bizi süper güç yapacak ulaştırma ağlarını bir bir inşa ettik.

Hem ulaştırmada hem de haberleşmede dijitalleşen dünyayı yakalayacak nitelikte projeler hayata geçiriyoruz.

2021 yılı bütçesi içinde %31’lik bir orana sahip olan Ulaştırma ve Altyapı yatırımlarımız, yaptığımız ve devam eden projelerimizle birlikte toplam 1 trilyon 555 milyar TL’ye ulaşacak.

Ancak biz bu yatırımların geri dönüşünü çoktan almaya başladık.

2003-2020 yılları arasında bu yatırımların Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya toplam 395 milyar dolar ve üretime 837,7 milyar dolarlık etkisi oldu.

Yıllık ortalama 1 milyon 20 bin kişilik dolaylı ve doğrudan istihdam gerçekleşmesine katkı yapıldı.

Yeri geldiğinde özel sektörümüzle birlikte çalışarak, ülkemizin geleceği için kalıcı eserlerimizi hem hızlı hem de yüksek niteliklerde inşa ediyoruz.

Bakanlığımızın 2003-2020 yılları arasında devlet bütçesi ve Kamu Özel İşbirliği’yle yaptığı yatırımların toplam tutarı da 169 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Ulaştırma ve haberleşmede yaptığımız her proje Türkiye’de sanayinin gelişmesinde, yeni yatırımlara uygun ortam oluşturulmasında ve ihracat perspektifimizin genişlemesinde hayati bir rol oynuyor.

Bu çerçevede, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprüleri, İstanbul Havalimanı gibi dev projeleri hizmete sunduk.

1915 Çanakkale Köprüsü’nü de gelecek yıl 18 Mart’ta hizmete açacağız.

Ülkemizi baştan başa binlerce kilometrelik bölünmüş yollarla, otoyollarla ve yüksek hızlı tren hatları ile kuşattık, halkımızı hızlı, konforlu, emniyetli seyahatle tanıştırdık.

Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı projesi ile dünya demiryolu taşımacılığında söz sahibi olduk.

Pekin’den Londra’ya uzanan orta koridorun ve Demir İpek Yolu’nun en stratejik köprüsü haline geldik.

Türkiye Avrupa’dan Çin’e uzanan, Orta Koridor olarak adlandırılan lojistik hat üzerinde bir ülke olarak, ulaşımın her modunda bu hattın hâkimi konumuna erişti.

Orta Koridor ayrıca, ülkemizin liman bağlantıları sayesinde Asya’daki yük trafiğinin Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz bölgesine ulaşması için önemli fırsatlar sunmaktadır.

Halen yıllık 710 milyar dolar tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden, ülkemiz önemli kazanç sağlayabilecektir.

Bildiğiniz gibi, geçen hafta Süveyş Kanalı’nda yaşanan gemi kazasından dolayı dünya ticaretinde ciddi bir kriz yaşandı.

Bu olayla, Uzakdoğu-Avrupa taşımacılığına doğu-batı ekseninde alternatif olabilecek en uygun rotanın, ülkemizden başlayan ve Çin’e ulaşan “Orta Koridor” olduğu bir kez daha anlaşıldı.

“ÜRETİM ULAŞINCA BAŞLAR”

Hep söylediğimiz gibi, üretim ulaşınca başlar.

Attığımız tüm adımlar sanayicilerimizin de dünya ölçeğinde ticari başarılara imza atabilmesi içindir.

Hazine kaynaklarımızın yanı sıra özel sektör iş birliği ile dev projelerimizi bir an önce hayata geçirmemiz bu sonuçlara bir an önce ulaşmak içindir.

Uzakları yakın etmek, işiniz gereği nereye gitmek isterseniz en hızlı ve konforlu şekilde sizleri oraya ulaştırmak içindir.

Bu amaçla yaptığımız işlere bir kez daha göz atarsak şöyle bir tabloyla karşılaşıyoruz:

Hükümetlerimiz döneminde, yapılan 1 trilyon liranın üzerindeki yatırımımızı ulaşımın ve haberleşmenin tüm modlarına paylaştırdık.

2003 yılındaki 6 bin 100 kilometrelik bölünmüş uzunluğumuzu, 28 bin 200 kilometreye çıkardık.
1.714 km olan otoyol ağımız, 3.523 kilometreye ulaştı. Yapım çalışmaları devam eden otoyol uzunluğumuz 318 kilometreyi aşmaktadır.

Uzun yıllar ihmal edilen demiryollarımızda da önemli aşamalar kat ettik.

Milli ve yerli bir demiryolu endüstrisi oluşturma, demiryollarını üretim merkezlerine ve limanlara bağlama yönündeki çalışmalara da önem veriyoruz.

Fabrikalarımız da Milli Elektrikli Tren Seti, Lokomotifler ve özgün motor projelerimiz başarı ile devam ediyor.

MİLLİ BANLİYO TREN SETİ

Milli Banliyö Tren Seti Projesi başladı. 2021 yılında tasarımı tamamlanarak prototip imalatına başlayacağız.

Milli Elektrikli Tren seti projemizde yerlilik oranı %60’a ulaşmıştır. Yerlilik oranı seri üretimde %80’e çıkacak.

Artık raylarımızda yerli üretim araçlarımız çalışıyor.

Raylı sistem araç ve ekipmanları üretiminde Bursa’da da çok önemli gelişmeler var.

Hatlarımızda Bursa’da üretilen araçları kullanıyoruz.

Bakanlığımızın 2023 vizyonu doğrultusunda demiryolu sektör payını 2023 yılında yolcuda yüzde 5 e, yükte yüzde 10’a,

2035’te ise yolcuda yüzde 15’e, yükte yüzde 20’ye çıkarmayı hedefliyoruz.

Halen dünya ticaretinin yüzde 80’ini gerçekleştiren denizyollarında da kararlı bir şekilde ilerliyoruz.

Limanlarımızın her geçen gün sayısı artıyor ve dev gemilere uygun hale getiriliyor.

Gemi inşa sanayisinde de 2000’li yılların başından itibaren kayda değer mesafeler kat ettik.

Bakanlığımızın izlediği politikalarla 37 olan tersane sayımızı 84’e çıkardık.

Son 10 yılda gemi bakım-onarım kapasitemizi %60 oranında artırdık.

2020 yılı mega yat sipariş defterinde yer alan proje sayısı bakımından ülkemiz Dünya 3.’südür.

Gemi geri dönüşüm alanında da ülkemiz Avrupa lideri ve Dünya 4.’südür.

Önümüzdeki dönemde de daha çevreci, daha rekabetçi, yerli ve millilik oranı daha yüksek bir gemi inşa ve yan sanayi geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

Türk sivil havacılığında da geldiğimiz nokta tüm dünyanın takdirini kazanmıştır.

Bu kadar kısa bir sürede yaptığımız yatırımlarla THY’yi dünyanın en değerli markalarından biri haline getirdik.

Türkiye’yi de dünya havacılığının önemli bir transit merkezi yaptık.

İstanbul Havalimanı’nın ne kadar gerekli ve kazançlı bir yatırım olduğuna hep birlikte şahit olduk.

Havacılıkta kat ettiğimiz bu mesafe şehirlerimize ekonomik canlılık getirdi, yatırımları artırdı, hem yerel hem de küresel açıdan hareketlilik kazandırdı.

” 5G’YE HIZLI BİR ŞEKİLDE GEÇMEMİZ ÇOK ÖNEMLİ”

Çağımız iletişim çağı. Ülkemizin haberleşme ve iletişim yetkinliklerini hızla yükseltmek ve bu yeni döneme hazırlamak durumundayız.

Bu yüzden, bilişim teknolojilerinde çığır açacak 5G’ye hızlı bir şekilde geçmemiz çok önemli.

Tüm bilişim, iletişim ve haberleşme alanındaki büyük yatırımlarda olduğu gibi 5G’de de yerli sanayicimizin süreçlere aktif olarak katılımını sağlıyoruz.

Yerli ve milli imkanlarla bu geçişi sağlamak istiyoruz.

Siz değerli sanayicilerimizin de teknoloji ve bilişim alanına ilgisi sayesinde son derece hızlı büyüyen bu alanlarda yakın bir gelecekte rekabetçi bir ülke olacağımıza inanıyorum.

“2023’TE KENDİ UYDUSUNU KENDİ YAPABİLEN BİR ÜLKE OLACAĞIZ”

Bildiğiniz gibi Türksat 5A haberleşme uydumuzu, bu yılın başında yörüngesine fırlattık.

Sırada Türksat 5B haberleşme uydusu var.

Diğer yandan, Türksat 6A’nın entegrasyon ve test çalışmalarını tamamen milli imkanlarla yürütüyoruz.

Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümüne, kendi uydusunu kendisi yapabilen bir ülke olarak giriş yapacağız.

Ulaştırma ve altyapı yatırımlarımızın sektörlerimize ekonomik etkisini hesapladık.

2003’ten bu yana ulaştırma ve haberleşme yatırımlarının sanayiye toplam katkısı 225 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bir de dolaylı yollardan sağlanan katkıları düşünürsek, meselenin boyutlarını daha doğru idrak edebiliriz.

İşte bu yüzden, birlikte hareket etmemiz, ortak hedeflere ve başarıya odaklanmamız, diyaloğu elden bırakmamamız çok önemli.

Ülkemiz için önemli, geleceğimiz için önemli, evlatlarımız için önemli.

Ülke genelinde bu denli büyük yatırım ve yeniliklere imza atarken, Bursa’ya da gereken önemi verdik elbette.

“BURSA’YA GEREKEN ÖNEMİ VERDİK”

Bakın, son 19 yılda Bursa’nın ulaşım ve iletişim altyapısına da 12 milyar 830 milyon Lirası Yap İşlet Devret kapsamında olmak üzere yaklaşık 27 milyar 485 milyon Lira harcadık.

2003’te 194 kilometre bölünmüş yolu vardı, 404 kilometre daha yeni bölünmüş yol yaparak toplamda 598 kilometreye ulaştık.

Bu sabah Bursa’da yeni bir eserin daha yapımına başladık.

Bursa Emek – YHT Gar – Şehir Hastanesi Metro Hattı’nın temelini attık.

– İstanbul Başakşehir’de Çam ve Sakura hastanesine ulaşımı sağlayacak 6 km.lik metroyu,
– Kayseri’de şehir hastanesine ulaşımı sağlayacak 7 km.lik tramvayı,
– Kocaeli’de şehir hastanesine erişim sağlayacak 3 km.lik tramvayı,

Ve bugün burada Bursa şehir hastanesine vatandaşımızın ulaşmasını sağlayacak 6 km.lik metroyu inşa etmeyi bize nasip eden Allah’a şükürler olsun.

Bursa’yı İzmir’e ve İstanbul’a bağlayan Osmangazi Köprüsü’nün de dahil olduğu İstanbul-İzmir Otoyolu Projesini bitirdik ve hizmete aldık.

Otoyolla birlikte tam 18 ilimiz, ticari ve sanayi olarak birbirine bağlanmış oldu.

Bursa’da halen devam eden yaklaşık 300 kilometrelik 15 ayrı karayolu projesinin toplam maliyeti de 1 milyar 263 milyon liranın üzerindedir.

1953 yılında çıkarılan bir yasayla Bursa-Mudanya hattının kapatılmasından sonra trene hasret kalan Bursa’yı demiryoluna yeniden demir yollarına bağlıyoruz.

Şimdi, Ankara-İstanbul YHT hattına bağlantılı olarak Bursa-Yenişehir-Osmaneli arasında saatte 200 kilometre hıza uygun çift hatlı, elektrikli ve sinyalli hızlı tren hattı inşa ediyoruz.

106 kilometre uzunluğundaki Bursa-Yenişehir-Osmaneli arasında iki kesim halinde yapım çalışmaları devam ediyor.
Üst yapı ihalesini de tamamlıyoruz.

Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yerli ve milli sanayinin geliştirilmesi için büyük hamleler içindeyiz.

Bizler de bakanlık olarak, ulaştırma ve haberleşmede yerli ve milli sanayimizin payının artırılması için gayret gösteriyoruz.

İhtiyacımız olan tek şey yarınlara olan inancımızı kaybetmeden ortak bir ruhla hareket edebilmek.

Sizlerin de çabaları ve vizyoner çalışmaları ile 2023 ve sonrasına en iyi şekilde hazır olacağımıza yürekten inanıyorum.”









Diğer Haberler

Yorum Yaz

shares