BURSA 

Bursa depreme hazır mı?

Sosyal Medyada Paylaş

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak ve Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Engin Er, 1-7 Mart Deprem Haftası’nda Bursa’nın olası bir depreme hazır olmadığını söyledi. Ülkemizin yüzde 93’ünün deprem afetine maruz kalabilecek bir coğrafyada olduğunu belirten Mehmet Albayrak, “Ülke olarak çok ciddi bir seferberlik yapmamız gerekiyor. Eğer yapmazsak insanlarımız dayanıksız binalarda oturmaya devam edecekler. Depremden önce yapılması gereken çalışmalar var. Envanter çalışmaları gibi. Deprem olduğu zaman kimlerin nasıl müdahale edeceği, kim ne yapacak, nerede toplanacağız bunları bilmemiz lazım. İnsanlar deprem anında nasıl tepki verecek, davranışları nasıl olmalı bunları bilmemiz gerek” derken Engin Er ise “Hükümetin yapması gereken çok şey var. Hükümetin yeniden Yapı, Denetim Kanunu’nu revize etmesi lazım. Bu kanun şu anda demir ve beton denetlemesinden ibaret. Zeminle ilgili hiçbir organizasyon yok. İnşaat mühendisi ve mimar bulundurmak zorundasınız ama jeoloji mühendisini dışarıdan alabilirsiniz diyor. Yerinde herkesin görevine göre denetleme yapması lazım” dedi.

GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN bursadabugun.com

Büyük acılara ve ciddi kayıplara neden olan depreme, her yıl 1-7 Mart arasında dikkat çekiliyor.

Ülkemiz ise deprem riski olan ülkeler arasında dördüncü sırada yer alıyor.

En son İzmir’de yaşanan 6.6 büyüklüğündeki deprem ciddi kayıplara neden olmuştu.

Bursa’nın da fay hattı üzerinde bulunan bir şehir olması nedeniyle akıllara ‘Bursa depreme hazır mı sorusu’ geliyor.

BURSA’NIN KAPLICA ŞEHRİ OLMASININ SEBEPLERİNDEN BİRİ YER KABUĞUNUN HAREKETLERİDİR”

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak , “Toplum olarak depremi aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Bu ülkemiz için çok önemli bir konu ülkemizin yüzde 93’ü deprem afetine maruz kalabilecek bir coğrafyada. Dolayısıyla bu konuda yapmamız gereken çok şey var. Her depremde can ve mal kayıplarımız oluyor, üzülüyoruz, toplum olarak travma geçiriyoruz. Deprem bize çok zarar veriyor. Oysaki deprem bir doğal afet. Önlem almak kaydıyla aslında depremin yararları var. Bursa’nın kaplıca şehri olmasının sebeplerinden biri yer kabuğunun hareketleridir. Bakıldığı zaman depremi afete çeviren depreme dayanıksız olan yapılarımızdır. Her deprem öncesinde benim binam yıkılır mı endişesi yaşıyoruz. Dolayısıyla bu riskleri bertaraf etmek için çalışmalar yapmamız lazım. Bu çalışmalarda tahmin edersiniz ki 1 haftada olacak olan çalışmalar değil” şeklinde konuştu.

“İNSANLARIMIZ DAYANIKSIZ BİNALARDA OTURMAYA DEVAM EDECEKLER”

“Ülke olarak deprem konusunda çok çalışmalar yapıyoruz, kafa yoruyoruz” diyen Mehmet Albayrak, “Şu an yürürlükte olan 2012-2023 yılını kapsayan Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planımız var. İçeriğinde depremle ilgili her türlü eylemin yer aldığı bir plan bu. Bu eylem planının içerisinde 35.sayfada mevcut binaların envanterinin çıkarılması lazım diye yazıyor. Bu bilinmez bir gerçekten bilinir bir gerçeğe dönüşmüş ama biz bugüne kadar bununla ilgili bir çalışma yapmadık. İnsanlarımız dayanıksız binaların içinde oturuyorlar. Bu durumu okullarda yaptığımız 1 haftalık etkinliklerle öğretemeyiz. Ülke olarak çok ciddi bir seferberlik yapmamız gerekiyor. Eğer yapmazsak insanlarımız dayanıksız binalarda oturmaya devam edecekler. Depremden önce yapılması gereken çalışmalar var. Envanter çalışmaları gibi. Deprem olduğu zaman kimlerin nasıl müdahale edeceği, kim ne yapacak, nerede toplanacağız bunları bilmemiz lazım. İnsanlar deprem anında nasıl tepki verecek, davranışları nasıl olmalı bunları bilmemiz gerek” dedi.

“GEÇMİŞ YILARDAKİ DEPREMLERDE ÖLÜMLERİN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜ ÇÖKEN BİNALARDAKİ TOZ BULUTUNDAN KAYNAKLANMIŞ”

Mehmet Albayrak, “Rahmetli Ahmet Mete Işıkara bize deprem çantasını ve hayat üçgenini öğretti. Bunlar çok önemli. Keşke hiçbir binamız yıkılmasa ama görünen o ki mühendislik hizmeti almamış birçok bina var. Depreme hazırlık aileden başlar. Ailenin deprem anında nasıl davranacağını bilmesi lazım çünkü her an her yerde depreme yakalanabiliriz. İlk önce aile içinde daha sonra ise bir mahalle planı olması lazım. AFAD’ın bu tür organizasyonları yapması lazım. 2021 yılı AFAD’ın bir takım etkinlikleriyle geçecek zaten. Deprem anında nasıl davranmamız gerektiği topluma öğretilmesi lazım. Hayat üçgeni, deprem çantası ve aile bireylerinin deprem anında nasıl davranacağı gibi konular çok önemli. Geçmiş yılardaki depremlerde ölümlerin büyük bir bölümü çöken binalardaki toz bulutundan kaynaklanmış. Bir tülbent ya da taktığımız bu maskelerin hayat kurtarabileceği topluma öğretilmesi lazım. Deprem sonrasında ne yapmamız gerektiğini söylememe gerek yok çünkü toplum olarak refleksimiz çok kuvvetli. Yardımlaşma ve sosyal dayanışma konusunda çok iyiyiz. En iyi olduğumuz alan bu” şeklinde konuştu.

“BUNLAR OLMADIĞI SÜRECE BURSA’DA DEPREME HAZIRIZ DİYEMEYİZ”

Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Engin Er ise “Bursa depreme hazırdır demek gerçekten zor ama bu cümle hiçbir şey yapılmadı, yapılmıyor anlamına gelmemesi lazım. 1999 depremi Türkiye’de bir milat oluşturdu. 1999’dan günümüze kadar birçok şey yapıldı. Önceden hiçbir çalışmada fay hatları ve sıvılaşma alanları gibi özellikler dikkate alınmıyordu. Mesela Bursa’nın 2020 çevre düzeni planında doğal afetler hiç yok çünkü 1999 depreminden önce yapılan bir plan olduğu için. Şimdi 2040 çevre düzenine dair bütün afetler dikkate alınarak plan oluşturuyor. Depreme hazır değiliz ve yapılması gereken çok şey var. Hükümetin yapması gereken çok şey var. Hükümetin yeniden Yapı, Denetim Kanunu’nu revize etmesi lazım. Bu kanun şu anda demir ve beton denetlemesinden ibaret. Zeminle ilgili hiçbir organizasyon yok. İnşaat mühendisi ve mimar bulundurmak zorundasınız ama jeoloji mühendisini dışarıdan alabilirsiniz diyor. Yerinde herkesin görevine göre denetleme yapması lazım. Aktif Fay Hatları Kanunu’nun mutlaka çıkması lazım. Aktif fay hatları üzerinde bulunan 18 ilimiz var ve Bursa bu illerin içerisinde. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin çıkarmış olduğu bir yönetmelik var. Bu yönetmelik bakanlığın çıkarmış olduğu yönetmeliğe aykırı bir yönetmelik. Mesela bakanlığın yönetmeliğini Osmangazi Belediyesi farklı, Mudanya Belediyesi farklı ya da Gemlik Belediyesi farklı uygulayabiliyor. Dolayısıyla bir bütünlük yok ve bunun olması lazım. Aynı bölge içerisindeki şehirlerde de bir bütünlük olması lazım. Bunlar olmadığı sürece Bursa’da depreme hazırız diyemeyiz” ifadelerine yer verdi.

“BİZİM BURSA’YI AVUCUMUZUN İÇİ GİBİ BİLMEMİZ GEREK”

Engin Er, “Bursa’da önlem olarak fay hatları üzerinde binalar varsa bunları kentsel dönüşüme sokmalıyız. Eğer arsalar varsa bunlarda da yapılaşmaya izin vermemeliyiz. Fay hatlarının üzerinde ya da yakınında olan yerlerde hasarlar çok daha büyük oluyor. Zemin özelliklerine dikkat etmek lazım. 1/1000’lik planlara dikkat etmemiz lazım. 1955 yılında olan ve küçük kıyamet denilen depremi unutmamız lazım. Bu depremin çalışmalarını yapmamız lazım. Deprem her yerde olur diye bir şey yok. Her bölge etkilenebilir evet ama her bölgede olmaz. Deprem belirlenmeli ve aynı bölge incelenmeli çünkü o bölgede tekrar deprem olabilir aynı şiddette. O yüzden de bizim Bursa’yı avucumuzun içi gibi bilmemiz gerek. Belediyeler mutlaka bünyelerinde jeoloji mühendisi çalıştırmalı ve akademik odalardan yardım almalı. Biz elimizi taşın altına hiçbir maddi beklenti olmadan koymaya hazırız. Kentsel dönüşümde de Bursa planının mutlaka çıkarılması lazım. Vatandaşlarımız ise caddeye bakıyor mu, evin içi güzel mi diye bakmamalı. Deprem riski açısından bakmalı. Bu konuların ders olarak okullarda öğretilmesi lazım. Hayat üçgeninin çok iyi bilinmesi lazım” dedi.

Kaynak: BURSADA BUGÜN









Diğer Haberler

Yorum Yaz

shares